Anasayfa » Arşiv

" kilo verme " Etiketindeki Yazılar

Egzersiz, Zayıflama »

[22 Nis 2010 | Yorum Yok | Yazar: Derya Yeşil]

Bayanlar kilo aldıklarında bu kilolar genelde göbek çevresinde birikir ve buna bel simidi adı verilir. Yaz aylarının geldiği şu günlerde hiç bir bayan böyle bir görüntüye sahip olmak istemez. Bel simidi’ olarak adlandıran bel bölgesindeki kalınlık ve göbeğiniz canınızı sıkıyorsa 7 öneriye kulak vermenizde fayda var.

Bu 5 yiyecekten uzak durun: Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz. Beş zararlıyı ise asla tüketmeyeceksiniz. Şeker, kurabiye ve bisküviler, pasta, kola ve patates cipsi. Kızartılmış yiyecekleri ayda bir kere tüketin.

Baklagilleri tercih edin

Neler yiyebileceğinizi bilmelisiniz. Fasülye, mercimek, kiraz, çilek ve vişne en çok tavsiye edilen yiyeceklerdir. Bunlardan günde 20-30 gram tüketebilirsiniz.

Bol su için

Bol su içmek yapabileceğiniz en yararlı önerilerden biri. Su midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yemenizi sağlar. Alkolden uzak durun. Likör ve bira yağların göbek çevresinde toplanmasına neden olur.

Kalsiyum takviyesi yapın

Vitamin takviyesi çok önemli, özellikle kalsiyum takviyesi. Kalsiyum kemiklerinizi korur ve osteoporozu önler. Doktorunuza danışarak hangi miktarda kalsiyum almanız gerektiğini öğrenin. Göbeğinizi eritmek için zayıflama ilacı kullanmanız ise önerilmiyor.

Bel inceltici spor yapın

Yapılacak en doğru çözüm sporla olacaktır. En iyi sporlar, kickboks, squash, yüzme ve tenis. Bunun yanında eerobik egzersizler de göbek çevresindeki yağı inceltir.

Dik yürüyün, dik oturun

Vücudunuzun duruş şeklini ve yürüyüşünüzü gözden geçirin. Dik yürümeye ve oturmaya özen gösterin. Göbeği içe çekip bırakmak da faydalı olacaktır.

Şekillendirici kıyafet giyin

Vucudunuzu şekillendirici kıyafetler giyebilirsiniz. Bel çevresi için üretilen lycra içeren kıyafetler tercih edin. Ancak mutlaka beden ölçünüze uygun olmalı aksi takdirde faydasını göremezsiniz.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png


1kadin.com sitemize hoşgeldiniz. Sitemiz kadınlar için hazırlanmış bol içerikli bir sitedir. İstediğiniz veya eklemek istediğiniz konuyu iletişim menüsünden ekleye bilirsiniz. Site içeriği; Kadın, bakım, cinsellik, güzellik, internet, sağlık, yemek tarifleri.

Diyet, Zayıflama »

[13 Mar 2010 | 1 Yorum | Yazar: Derya Yeşil]

Kilo vermek birçok kişi için zordur. Çoğu zaman günlerce aç kalmanın kilo vermeye yardımcı olduğu düşünülse de tartının üzerine çıkıp değişiklik görememek oldukça sinir bozucudur.

Eğer siz de kilo vermek için birçok yolu denediyseniz ve hala fazla kilolarınızla yaşamaya mahkumsanız, sorun sadece inat eden yağlarınız değil yaşam tarzınız, farkında olmadığınız hastalıklarınız da olabilir. Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran kilo vermede başarıyı sağlamanın 7 yolunu anlattı.

1-İnsülin hassasiyetini onarmak
Normal yaşlanma insülin reseptörlerinin üzerindeki hücre zarlarının gençliklerini ve fonksiyonlarını kaybetmesiyle oluşur. İnsülin direncinin saptanmasında kullanılan birçok laboratuar yöntemi vardır. Hiperinsülemi; kan insülin düzeyinin yükselmesidir. Bu da kalp ve damar hastalıkları riskini arttırmaktadır. Magnezyum, balıkyağı, krom ve kokoa polyphenols gibi içeriği olan bazı besinler insülin hassasiyetini onarmaktadır.

Düşük maliyetli bazı ilaçlarla insülin duyarlılığını gözle görülür bir şekilde arttırmak mümkündür. İnsülin duyarlılığını artırmak ve vücut ağırlığını düşürmek isteyenler için bu ilaçların dozaj aralığı günde 3 kez 250 mg ile günde 3 kez 850 mg yemeklerle olmak üzere değişebilir. İnsülin duyarlılığını artıran en önemli yol düşük kalori alımıdır. Günlük kalori kısıtlaması 1500- 1800 kalorinin altında alımdır.


2- Genç hormon seviyesinin onarılması
Son dönemde abdominal obezlik çeken erkeklerin yüzdeliği artmıştır. Yaşlı erkeklerde özellikle aşırı östrojen salındığında testesteron salınımı azalır. Bu da bel bölgesinin kalınlaşmasını sağlar. Bel çevresinin etrafındaki yağlardan kurtulmak zordur ama olanaksız değildir. Hem kadında hem erkekte yaşlanma başladıkça seviyesi düşen bir hormondur. Testosteron fazlalığı yaşlı erkeklerde prostat kanserine neden olur. Kanseri tamamen vücuttan çıkarmak ya da kanser hücrelerini öldürmek, erkeklik hormonlarının kanser hücrelerini beslemesini engellemek ile mümkün olabilir.

Kadın yüzdesinin bir kısmı düşük uygun tiroit bezi değerlerine sahiptirler. Böylece onların kilo alımı predispozandır. Tiroid hormonunun ihtiyaçlarını sağlıklı metabolizma oranı kapsar. Tiroit hormonu eksikliği olan kişilerde vücut kompozisyonunu korumak ve iyileştirmek için tiroit ilaçlarının kullanılması öngörülmektedir. Aşırı östrojen kadında kilo alımına neden olur. Yaşlı kadınlarda hormon değerlerinin düzeltilmesi için uzmanlaşmış ekspertize ile birlikte sağlık pratisyeni bioidentical hormon yenileme terapisi gerekmektedir. Neredeyse her doktor doğru testesteron dozlarını tanımladığı için erkekler daha şanslıdır.

3- Karbonhidrat emiliminin kontrol edilmesi
Bazı çalışmalar yüksek lifli diyetin kilo kaybına neden olduğunu göstermektedir. Genç ergenlerde, kalp hastalıklarının gelişmesini inceleyen “Koroner Arter Risk Gelişmesi Çalışması”nda, yüksek lif alımının kalp hastalıkları riskini azalttığı, bel-kalça oranlarında ve kilo kaybında yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Tüm lifler eşit yaratılmamıştır. Beta-glukanlar, yulaf ve arpadan çıkarılmadır. Özellikle karbonhidrat emiliminin yavaşlatılmasında etkilidir. Kan şeker seviyesinin, doygunluk kontrolünün ve başarılı kilo yönetiminin ihtiyaç duyduğu şeydir. Çalışmalar göstermiştir ki besinler alındıktan hemen sonra kan şeker ve insülin seviyesinin yükselmesinde besinlerin içindeki beta-glukan fiberler etkilidir. Çözünür liflerden zengin besinler serumdaki yağ seviyesini düşürürken beta glukanlar kan şekeri metabolizmasının gelişimine katkıda bulunur.

4- Fiziksel aktiviteyi arttırmak
Birçok insan egzersiz yapmanın, depolanmış vücut yağ kalorisini daha fazla kullandığını düşünmektedir. Gerçek şu ki; egzersiz yapmak daha iyi kilo kontrolüne katkısı olan hücresel seviyede yararlı değişikliklere neden olmaktadır. Fiziksel aktivitedeki artış, vücuttaki insülin hassasiyetini ve bazı anti-diyabetik ilaçların etkisini taklit ederek vücut yağ kontrolünü sağlar.

5- Beyindeki seroitonin salınımını arttırmak
Seroitonin miktarının eksikliği, vücuttaki yağ miktarının artışına neden olur. Beyindeki seroitonin miktarının eksikliği fazla yemekle ilişkilendirilmiştir. Obez bireylerde kandaki triptofan seviyeleri düşüktür. Düşük kan triptofan seviyesi olan obez insanların beyinlerindeki seroitinin eksikliğinin, çok fazla yeme örneklerine bağlantılı olduğu görülmektedir. Bazı çalışmalarda kronik enflamasyon ve immün sistemin fazla çalışmasının şişmanlıkta kritik rol oynadığı gözlenmiştir. Triptofan, beyinde serotinin üretimine ihtiyaç duyar. Gerçek şu ki; çalışmalar kilo düşüşü veya günlük alımdan bağımsız olarak obez hastaların düşük kalori ve azalan triptofan seviyeleri olduğunu göstermektedir. Yemeklerden 1 saat önce obez hastalarda 1000, 2000 ve 3000mg L-triptofan verildiğinde gözle görülür oranda kalori tüketiminin azaldığı gözlemlenmiştir. Triptofan alan obez hastalarda daha fazla kilo kaybının olduğu gözlemlenmiştir. Günlük Triptofan standart alımı 2-3 saatte bir yemeklerden önce 500 mg dozlar halinde olmalıdır.

6- Dinlenmedeki enerji harcama oranının onarılması
Düşük kalorili diyet, lif tüketimi, taze hormon dengesinin onarımı ve aşırı egzersiz yapılmasına rağmen bugüne kadar yaşlı insanların vücut yağ depolarında gözle görülür bir değişiklik sağlamak zordur. Uzun dönem kilo kaybının anahtarı, depolanmış vücut yağının yakılmasıdır. Nar çekirdeği yağı ve fucoxanthin alan yaşlı kişilerin sağlıklı vücut ağırlıklarına kavuşma konusunda sonuç aldıkları görülmüştür.

7- Sağlıklı ve uzun yaşam için yemek
Bilindiği üzere; yemek yeme kilo almaya neden olurken, uygun beslenme ile de daha sağlıklı bir yaşam, kilo kaybı ve hastalıklara karşı korunma sağlanılabilir. Yapılan bir araştırmada, yüksek ısıda pişen (250 C ve üzeri) yemeklerin tehlikeli olduğu ortaya çıkarılmıştır. Fazla pişmiş yemekler düşük ısıda pişen yemeklere göre vücut proteinlerine zarar verirler. Düşük ısıda pişen yemekler ise kilo kaybına yardımcı olurlar. Yemeklerinizin hazırlanma şekilleri vücut yağlarının azaltılmasında yardımcı olurken, yaşa bağlı hastalıklara karşı da vücudu korur. Aşırı kalori alımı dejeneratif hastalıkların başlangıç aşamasını ve yaşlanma sürecini hızlandırır. Ne olursa olsun yaşam şeklini değiştirmek için asla geç kalmış sayılmazsınız.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Anne Çocuk, Diyet »

[18 Tem 2009 | Yorum Yok | Yazar: Derya Yeşil]

Hamilelik zamanında bebeğin gelişimi için annenin mümkün olduğunca iyi beslenmesi gerekir. Buda epey kilo almasına neden olur. Bu kilolar her ne kadar annelere yakışsada hamilelik sonrası bunlardan kurtulmak gerekir. Doğum sonrası kilolardan kurtulmanın bir çok yolu mevcut. Bizde sizlerle bunlardan birkaçını paylaşıyoruz. Hatta 15 maddeye ayırarak dahada anlaşılabilir bir hale getirdik.

1. Öncelikle hamilelik sırasında yediğiniz içtiğinize pek dikkat edilmez. “Amaaan, kaç kere hamile olacağım sanki! Gelsin Nutella’lar, gitsin üzümler!” şeklinde beslenilir.
2. Böylece hamilelik sırasında gereğinin üstünde kilo alınır.
3. Bu gereğinden fazla alınan kilo (Amerika’daki fast food kültürüne yenik düşmenin sonucunda) önceden vücutta fazladan bulunan kilolara bir güzel eklenir.
4. Sonra bebek doğrulur. Yaklaşık bir 6-7 kilo kadar bebekti, plasentaydı, suydu derken hastaneye hediye edilir.
5. “Daha hastaneden çıkmadan şu kadar kilo verdim!” diye mantıksızca havalara girilerek doğumdan üç gün sonra profilden fotoğraf bile çektirilir.
6. Bebek bol bol emzirilir. Emzirmenin kalori yaktıran bir operasyon olduğu inancıyla elden gelen ardına konulmaz, bir 13 ay kadar emzirilir.
7. Nitekim dokuzuncu ayın sonunda, adeta İngilizcedeki “9 months up, 9 months down” (*) deyişini doğrularcasına hamileyken alınmış olan kilolardan kurtulunur.
8. Ama henüz bitmemiştir… Hamilelik öncesinden yapışmış olan ve “doğumdan sonra tombullaşmış anne” havası yaratan fazlalıklar gıcık vermeye başlar.
9. “Ne yapsam da bu kilolardan kurtulsam” diye düşünülse de gerçekten kilo vermek için ciddi bir adım atılmadığı gibi poğaça-börek, annenin kafesindeki içli köfteler, kayınvalidenin ödül almış yemekleri bir bir mideye indirilmeye devam edilir.
10. Bu süre zarfında en ‘kilolusu’ kendinden en az 2 beden küçük dişilerle arkadaşlık edilir. Ve bu durumdan hoşnutsuz olunmaya başlanır.
11. Ama asıl bardağı taşıran damla “Çalışmayan Anne Sendromu“na yakalanıldığı andır. “Ben kimim, kendim için ne yapıyorum?” gibi sorgulamalara girilerek, kimseye olmasa bile kendine bir şeyleri kanıtlamak adına “Anne Olmadan Önceki Ben Olma” adında bir proje yaratılır ve iyi bir diyetisyenin yolu tutulur.
12. Yaklaşık 4 ay boyunca proje harfiyen uygulanır. Böylece sadece kendi için bir şeyler yapmış olmanın verdiği tatmin hissiyle ‘Birisinin annesi’ olmanın ötesinde bir kimliğe sahip olunduğu, sırf doğum yapıldığı, anne olunduğu için onun izlerini taşıma zorunluluğu olmadığı inancına varılırDogum sonrası kilo verme.
13. Diyetisyenin söylediklerinin dışına çıkılan tek alan egzersiz yapmaktır. Çünkü maalesef hiçbir kudret takım sporu olmayan, yürüyüş bile olsa tek başına yapılan sporları sevdirmeye yeterli olamamıştır.
14. Yaklaşık 5 ay sonunda dolap köşelerinden eski kıyafetler çıkarılır. Bu da yetmez “Al senin olsun, ben nasıl olsa bir daha giyemem” diye kız kardeşe verilen elbiseler yüzsüzce geri alınır. Bir daha yüzüne bile bakılmayacağı düşünülen eteklere geri girildiği görüldüğünde artık proje tamamdır.
15. Diyetisyenin “Spor yapmazsan hemen alırsın, benden söylemesi!” tehditleri kulak ardı edilir. “Bir iki kilo daha verseydin daha emniyetli olurduk” yorumları halı altına süpürülür. Onun yerine 3′ü 3 yaşın altında olmak üzere 5 çocuk, 3 anne, 70 yaşlarında teyze-enişte, bir köpek ve sürekli masadan bir şeyler çalan 4 kedinin olduğu bir eve tatile (!) gidilir. Tatil sonunda kilolardan fazlasıyla kurtulmuş bir şekilde, bu kez belki de bir terapiste ihtiyaç duyularak eve dönülür.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Sağlık Konuları »

[1 May 2009 | Yorum Yok | Yazar: Derya Yeşil]

Kadın olmak kilo için risk oluşturuyor, çünkü hem metabolizma yavaş işliyor em de kadınlık hormonu östrojen yağ dokusu artışını hızlandırıyor. İşte kiloyla ilgili 10 soru ve uzmanların verdiği 10 yanıt.

Bir sorunu çözmek için öncelikle nedenlerini, yol açtığı hasan iyi bilmek gerekir. Yani düşmanı tanımadan onu yenmek mümkün dedir. Bu nedenle eğer fazla kilodan kınıyorsanız, öncelikle bu problemin bir profilini çıkarmakta yarar var. İşte kiloyla ilgili 10 soru ve uzmanla verdiği 10 yanıt.

kilo verme yolları, nasıl kilo verilir

1. Kilo fazlalığı nedir?
¦ Vücutta yağ dokusu oranının artması sonucu ortaya çıkan bir tablodur. Diğer bir ifadeyle kilo fazlalığı, vücutta aşırı miktarda yağ depolanmasıdır.

2. Normal bir vücutta ne oranda yağ bulunur?
¦ Erkeklerde yağ miktarı toplam vücut ağırlığının yüzde 12-15′i (yüzde 25′ini aşmamalı), kadınlarda yüzde 20-22’si (yüzde 30′u aşmamalı) kadardır.

3. Kilo fazlalığı ve şişmanlığın kadınlarda daha sık görülme nedenleri nelerdir?
¦ Gebelik sırasında alman kiloların bir kısmının doğumdan sonra vücutta kalması, 
¦ Kadınlık hormonu östrojenin yağ dokusunu arttırıcı özelliği,
¦ Kadınların ev dışında fazla hareket etmemeleri, egzersiz yapmamaları,
¦ Kadınların metabolizma hızlarının erkeklere oranla daha düşük olması,
¦ Kadınlarda atıştırma eğiliminin fazlalığı ve ruhsal kaynaklı aşın yemenin ve tatlı-unlu tutkusunun daha çok olması.

4. Kilo fazlalığı ve şişmanlığın ölçümü yapılabiliyor mu?
¦ Kilo fazlalığı ve şişmanlığın birçok ölçüm metodu mevcuttur. En sık kullanılan ve anlaşılır olanları, Beden Kitle İndeksi (BKİ) ve bel çevresi ölçümüdür. BKİ şu formülle hesaplanır: BKİ = Vücut ağırlığı (kg) / Boy uzunluğunun karesi (m)
Örnek verecek olursak; Ayşe Hanım’ın ağırlığı 70 kg, boyu ise 1.60 m ise BKI’si, 70/1.60X1.60 = 70/2.56 = 27.34 kg/m’dir.
BKİ ve bel çevresi tüm dünyada aşağıdaki tablolardaki gibi sınıflanır:

BKİ
<18,5 Zayıf   BEL ÇEVRESİ (cm)
18,5 – 24,9 Normal  Kadın Erkek Tanım
25-9,9 Kilolu   >80    >94 Kilolu
30-39,9Obez   >80 >102 Obez
>40 Aşırı obez

5. Bel çevresi niçin önemli?
¦ Hangi kiloda olursanız olun karın bölgenizi çevreleyen yağ birikimi ve göbeklenme sorunu sizi sinsice bekleyen tıkayıcı bir koroner kalp hastalığının ilk habercisi olabilir. Karın çevresinde biriken yağlar kolaylıkla damarlarınızda dolaşan yağlara dönüşebilmekte, koroner damarları daraltmakta-tıkamakta, kalp krizlerine sebep olmaktadır.

6. Kilo fazlalığı ve şişman ebeveynlerin çocuklarının şişman olma olasılığı nedir?
¦ Anne ve babanın sadece biri şişmansa çocukların şişman olma olasılığı yüzde 40′tır. Anne ve babanın her ikisi de şişmansa çocuğun şişman olma olasılığı yüzde 80′dir.

7. Kilo fazlalığı ve şişmanlığın tedavisi mümkün mü?
¦ Kilo fazlalığı ve şişmanlığın tedavisi mümkündür. Tedavinin başarısı ise sizin elinizdedir. Bunun için: Tedaviyi kesinlikle istiyor olmalısınız. Durumunuza uygun, özel bir tedavi yürütmelisiniz. Bu da alanında uzman bir hekim, diyetisyen ve egzersiz danışmanıyla işbirliği yaparak mümkün. Doktorunuz tarafından size önerilen ilaç, diyet ve egzersiz programlarına harfiyen uymalısınız. Çözümün uzun süreli bir dikkat ve sabır, eğitim ve samimiyet gerektirdiğini hatırlamalısınız.

8. Zayıflamak için ne yapmalı?¦ Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorununun yasam süresini kısaltan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlıksızlık hali olduğunu bilen biri olarak, size özel, yapınıza, yeteneklerinize ve yaşam biçiminize uygun, rahatlıkla uygulayabileceğiniz, sizi mutsuz değil mutlu edecek bir zayıflama programına katılmak için mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir merkeze başvurmalısınız.

9. Kilo fazlalığı ve şişmanlık hangi yaş grubunda daha sık görülür?
¦ Kilo fazlalığı ve şişmanlık her yaşta görülebilir. Şiş¬manlık yaşla orantılı olarak artar ve orta yaşlarda en üst düzeye ulaşır. 55 yaşından sonra yavaş yavaş azalır. Orta yaşlar yağlanma yaşıdır.

10. Diyet programları nasıl olmalıdır?
¦ Diyet programları kişiye özel olmalıdır. Hangi diyeti uygularsanız uygulayın, zayıflama diyetlerine başlamadan önce mutlaka bir tıbbi değerlendirmeden geçmenizde yarar var. Dikkatli bir bedensel ve ruhsal değerlendirme, bazı kan analizleri, özellikle hormonal değerlendirmeler, kan sekeriniz, karaciğer testleriniz, böbrek fonksiyonlarınız dikkatle incelenmeden hiçbir programa başlama cesareti göstermemelisiniz. Özellikle mevcut kilonuzun yüzde 3 ya da 5′inden fazlasını kaybetmeyi düşünüyorsanız bunu yapmalısınız. Diyet programınızı ve bedeninizde meydana gelen olumlu-olumsuz değişmeleri belirli aralıklarla doktorunuzun, diyet uzmanınız ve egzersiz danışmanlarınızın birlikte gözden geçirmesi gereklidir. Örneğin üç aylık bir zayıflama programından geçiyorsanız, birinci ay her hafta, ikinci ay iki haftada bir yeniden değerlendirilmeniz yararlı olur.

Diyet Dergisi

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Egzersiz, Sağlık Konuları »

[1 May 2009 | Yorum Yok | Yazar: Derya Yeşil]

Bugün kilo vermenize ve kilonuzu korumanıza yardımcı olacak, aynı zamanda az yemenizi ve vücut yağınızın azalmasını sağlayacak besinlerden bahsedeceğiz. Tabii ki yağları bir gecede eriten mucize besinlerden bahsetmiyoruz çünkü bu mümkün değil

Bir çok danışanımız, internet sitemize gelen sorular ve siz okuyucularımızın soruları arasında sıklıkla şu tip cümlelere rastlayabiliyoruz: “Kilo vermeye yardımcı besinler var mı?”, “Kilo vermek için hangi besinlere ağırlık vermeliyim?”

Bazı araştırmaların sonunda bazı besinlerin yıldızı parlayabiliyor çok daha fazla gündem işgal edebiliyor. Bu besinlere bir göz atalım, ancak yanlış anlamayın tabii ki yağları bir gecede eriten mucize besinlerden bahsetmiyoruz çünkü böyle bir şey mümkün değil. Burada kilo vermenize ve korumanıza yardımcı olacak, bununla birlikte az yemenizi sağlayacak veya daha fazla kalori yaktıracak ve vücut yağının azalmasını sağlayacak besinlerden bahsedeceğiz.

Araştırmacılara göre, midenizi fazla kalori yüklemesi yapmadan dolduracak 2 grup var; meyveler ve sebzeler. Örneğin; 2 kupa haşlanmış brokoli 87 kaloriyken, yine 2 kupa dilimlenmiş çilek 99 kalori. 
Meyve ve sebzelerin süper besinler olduğunu düşünürsek, lifi de süper besin öğesi olarak tanımlayabiliriz. Çünkü meyve sebzeler yaklaşık olarak 2 kupasında 5 – 9 gram lif içerir.

Protein de başka bir süper besin öğesidir, çünkü iştahı kısıtlar. Daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Proteinden zengin ancak kalorisi düşük olan tercihler yapmak, özellikle kilo vermeye çalışırken, açlığı azaltır (az yağlı süt veya yoğurt bunun için en iyi seçimdir). Proteinler metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur. Fakat ihtiyacınızdan fazla protein tüketimi de kilo vermenize değil, almanıza sebep olacaktır. 

1. Yeşil çay
Büyük boy bardak buzlu yeşil çay veya bir büyük bardak sıcak yeşil çay içmek farklılığı başlatabilir. Yapılan son çalışmalarda gönüllü olarak 3 ay boyunca her gün bir şişe yeşil çay içenler, diğer gruba oranla daha fazla yağ kaybetmiştir. Araştırmacılara göre yeşil çayın içinde bulunan kateşinler (yararlı bir fitokimyasal) kalori yakımını sağlayıp, kilo kaybını artırmıştır.

2. Çorba (et veya balık suyuna bol domatesli çorba)
Ana yemeğe başlamadan önce içilen et veya balık suyuna bol domatesli çorba kişiye doygunluk hissi verir. Böylece kişi ana yemeğe geçişte kendisini tok hissettiği için daha az kalori alma eğiliminde olur. Düşük kalo-rili çorbalar açlığı bastırmakta çok işe yarar.

3. Yeşil salata
Düşük kalorili salatalar ana yemek öncesi kendinizi doymuş hissettirecek bir başka iyi seçenektir. Yapılan bir araştırmaya göre yemekle birlikte yenen düşük kalorili küçük salata, öğünde alınan toplam kaloriyi yüzde 7, büyük bir salata ise yüzde 12 azaltabiliyor. Ancak araştırmanın sonuçları yüksek kalorili salatalar için tersinin doğru olduğu ortaya koydu. 
Öğün sırasında yenen yüksek kalorili küçük bir salata alınan kaloriyi yüzde 8 artırırken, büyük bir salata yüzde 17 artırıyor. “Sağlıklı bir salata nasıl hazırlayabilirim” diye düşünüyorsanız; taze ıspanak yaprakları (2 bardak dolusu), 1 orta boy salatalık, 1 orta boy domates ve 1 /4  bardak rendelenmiş havuçla yaklaşık 70 kalorilik, 5,5 gram lif içeren sağlıklı bir salata hazırlayabilirsiniz.

4. Yoğurt
Yağsız yoğurdun içindeki kalsiyumun zayıflatıcı etkisi olduğu çeşitli çalışmalarla ortaya konmuştur. Bir çalışmaya göre günde 3 porsiyon yüksek kalsiyumlu ve yağsız yoğurt tüketen obez bireyler, düşük kalsiyum ve yağlı yoğurt tüketen obezlere göre yüzde 22 daha fazla kilo ve yüzde 61 daha fazla vücut yağı kaybetmiştir. Burada en etkileyici sonuç ise yüksek kalsiyumlu, yağsız yoğurt yiyenlerin yüzde 81 daha fazla trunkal (karın bölgesindeki) yağ kaybetmeleridir. Yoğurt hem karbonhidrat hem de proteini bir arada bulundurduğu için kan şekeri regülasyonunda ve açlık kontrolünde etkili olmaktadır.

5. Kuru baklagiller
Kuru baklagiller içeriğindeki lifler dolayısıyla kendinizi tok hissetmenizi daha çabuk sağlar. 1,5 bardak barbunya yaklaşık 8 gram lif, 7 gram protein ve yaklaşık 110 kalori içerir. Baklagilleri yemek olarak tüketebileceğiniz gibi haşlayıp, salata ve çorbalarınızın içine de ekleyebilirsiniz.

6. Su
Suyun süper besin olarak kabul edilmesinin en önemli nedeni “0” kalori olmasıdır. Eğer yüksek kalori içeren içeceklerden tüketirseniz bunu dengeleyebilmek için daha az yemek zorunda kalırsınız. Araştırmalar gösteriyor ki karbonhidratları içmektense yemek daha iyidir. Su, tüm vücut fonksiyonları için önem taşır ve günün her saatinde tüketilebilir. Suyunuzu sade olarak içmekten hoşlanmı-yorsanız, içinde taze meyve dilimleri bekleterek tüketebilirsiniz.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png