<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bir Kadın &#039;ın Web Günlüğü &#124; Kadın Sitesi, Kadın Portalı</title>
	<atom:link href="http://www.1kadin.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.1kadin.com</link>
	<description>Kadınlar için sağlık bilgiler, güzellik ve bakım bilgileri, yemek tarifleri ve bebek bakımı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 13:00:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>2010 İlkbahar &#8211; Yaz Hamile Modası</title>
		<link>http://www.1kadin.com/2010-ilkbahar-yaz-hamile-modasi.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/2010-ilkbahar-yaz-hamile-modasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[2010 gebe modası]]></category>
		<category><![CDATA[2010 hamile modası]]></category>
		<category><![CDATA[e-gebe.com]]></category>
		<category><![CDATA[gebe elbiseleri]]></category>
		<category><![CDATA[gebe giyimi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile elbiseleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamile giyimi]]></category>
		<category><![CDATA[hamile modası]]></category>
		<category><![CDATA[ilkbahar yaz hamile modası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kadin.com/?p=1862</guid>
		<description><![CDATA[


 Mevsimler dönüyor, doğa kendini yeniliyor, bizler de yeni umutlarla yepyeni hayatlara kucak açıyoruz. 2010 yaz’ında GeBe koleksiyonuyla anne adayları 9 aylık renkli yolculuğuna  başlıyor. Hem ofise hem günlük hayata uygun özgün ve modern yaz çizgileri, GeBe kadınının farklı tarzını yansıtmaya devam ediyor. İlkbahar-yaz koleksiyonunda tasarlanan Rainbow Garden, Seaside Beauty ve Easy Weekend temaları koleksiyonun ana hatlarını oluşturuyor.
Rainbow Garden, geniş çayırların, mis kokulu bahar çiçeklerinin ilham kaynağı olduğu zengin renk paletine sahip neşeli bir tema. Yazı müjdeleyen ve doğanın tüm canlılığıyla kendini gösterdiği yaprak yeşili, kırmızı, mercan, çilek tonlarının hakim ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Mevsimler dönüyor, doğa kendini yeniliyor, bizler de yeni umutlarla yepyeni hayatlara kucak açıyoruz. 2010 yaz’ında GeBe koleksiyonuyla anne adayları 9 aylık renkli yolculuğuna  başlıyor. Hem ofise hem günlük hayata uygun özgün ve modern yaz çizgileri, GeBe <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a>ının farklı tarzını yansıtmaya devam ediyor. İlkbahar-yaz koleksiyonunda tasarlanan Rainbow Garden, Seaside Beauty ve Easy Weekend temaları koleksiyonun ana hatlarını oluşturuyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rainbow Garden</strong>, geniş çayırların, mis kokulu bahar çiçeklerinin ilham kaynağı olduğu zengin renk paletine sahip neşeli bir tema. Yazı müjdeleyen ve doğanın tüm canlılığıyla kendini gösterdiği yaprak yeşili, kırmızı, mercan, çilek tonlarının hakim olduğu, floral desenler ve neon renkler kullanılmakta. Canlı renklerin yanısıra doğal taş, pudra, lila, pastel pembeler, şeftalinin tonları, bej ve vizon gibi soft renklerle bu yaz anne adayları bohem bir havaya bürünüyor. Kanaviçe işlemeli romantik görünümlü vual bluzlar, dantel ve brode gibi şık detaylarla zenginleştirilmiş, desenli uçuşan elbiseler bahar ve yaz aylarının rahat geçmesi için ideal. Klasik iş ve casual stil, dar ve geniş paçalı modern kesimli pantalonlar, etek ve elbiseler kemer kısmındaki elastik ayar bantları sayesinde çalışan ve aktif bir hamilelik geçiren anne adaylarına işyerinde günboyu şık olmaları için farklı alternatifler sunuyor. Koleksiyonun en göze çarpan parçaları farklı yıkama ve kesimlerdeki denimler ve birbirinden renkli, sevimli baskıların olduğu esprili tshirtler. Bu koleksiyonda yeralan indigo boyalı, denim görünümlü taytlar bu sezonun hitleri arasında olacak. Denimlerde kullanılan özel aksesuarlar, nakış ve işlemeler çarpıcı ve spor bir stil yaratmak isteyenler için ideal.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Seaside Beauty</strong>, yazın vazgeçilmez marine temasının ön planda olduğu casual ve dinamik bir tema. Lacivert, kırmızı ve beyaz renklerin kullanıldığı trikolar farklı kesimlerdeki capri ve pantalonlarla modern bir şıklık oluşturmakta. Mini salodress’ler basic tshirtlerle, kapriler ve taytlar payet, nakışla zenginleştirilmiş modern kesimli uzun tuniklerle kombinlenebilir. Yaz koleksiyonunda dikkat çeken bir diğer grup da ince denimler. Farklı yıkama efektlerinin kullanıldığı, hafif ve yumuşak dokulu ince denim kumaş, asimetrik spor etekler, bol kesimli pantolon-kapriler ve tiril tiril elbiselerde hayat buluyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Easy weekend</strong> temasında gökkuşağının dayanılmaz neşesini yansıtan cıvıl cıvıl</p>
<p style="text-align: justify;">t-shirtler, günboyu terlemeyi önlüyor ve tenin nefes almasını sağlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Rengarenk eşofmanlar, şortlar, kapriler ve bunlarla kombinlenen atlet ve top’larla haftasonları şimdi daha da eğlenceli geçecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Soğuk kış günlerinin ardından sımcıcak yaz kapıyı çalmak üzere.  Haydi gelin bu renkli yolculuğa size en yakın GeBe mağazasına uğrayarak başlayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşkla tasarladığımız bu özel koleksiyonu aşkla giyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik GeBe ürünleri <a href="http://www.e-gebe.com/">www.e-gebe.com</a> dan online olarak da satışa sunulmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/GebeLogo.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-1865" title="GebeLogo" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/GebeLogo.png" alt="" width="180" height="108" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kirmizi-hamile-kapri-modelleri.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1868" title="kirmizi-hamile-kapri-modelleri" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kirmizi-hamile-kapri-modelleri-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/hamile-kot-pantolonlari.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1869" title="hamile-kot-pantolonlari" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/hamile-kot-pantolonlari-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kirmizi-hamile-bolerosu.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1867" title="kirmizi-hamile-bolerosu" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kirmizi-hamile-bolerosu-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/hamile-spor-giyim-modasi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1866" title="hamile-spor-giyim-modasi" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/hamile-spor-giyim-modasi-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/gebe-hamile-giyim.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1864" title="gebe-hamile-giyim" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/gebe-hamile-giyim-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/ekoseli-hamile-kiyafeti.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1863" title="ekoseli-hamile-kiyafeti" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/ekoseli-hamile-kiyafeti-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/2010-ilkbahar-yaz-hamile-modasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 Mart Dünya Kadınlar Günü</title>
		<link>http://www.1kadin.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 17:54:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[8 martın özelliği]]></category>
		<category><![CDATA[8 martın tarihi gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bugün kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[dünyas kadınlar günü tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın portalı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar günü 8 mart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kadin.com/?p=1859</guid>
		<description><![CDATA[8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.
Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.
Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kadin.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1860" title="kadin" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/kadin-231x300.jpg" alt="" width="231" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İLGİNÇ BİLGİLER</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.<br />
<strong>2. </strong>Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.<br />
<strong>3.</strong> Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.<br />
<strong>4.</strong> Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. </strong>Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.<br />
<strong>2. </strong>Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.<br />
<strong>3.</strong> Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DÜNDEN BUGÜNE &#8220;KADINLAR GÜNÜ&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800&#8242;lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart&#8217;ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">8 Mart&#8217;ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970&#8242;lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800&#8242;lerin ortasını bulur. ABD&#8217;nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800&#8242;lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> işçi yanarak ölür.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TÜRKİYE&#8217;DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İlk kez 1921 yılında &#8220;Emekçi Kadınlar Günü&#8221; olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı&#8221; programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında &#8220;Türkiye 1975 <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">Kadın</a> Yılı&#8221; kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984&#8242;ten itibaren her yıl çeşitli <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kadınlar 80&#8242;li yıllarda 8 Mart&#8217;ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90&#8242;lı yıllarda <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/8-mart-dunya-kadinlar-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyaj Malzemelerinin Kullanım Ömrü</title>
		<link>http://www.1kadin.com/makyaj-malzemelerinin-kullanim-omru.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/makyaj-malzemelerinin-kullanim-omru.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 14:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk makyaj ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[güzel makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj malzemelerinin kullanım ömrü]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj ömrü ne kadardır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kadin.com/?p=1854</guid>
		<description><![CDATA[Makyaj malzemelerinin kimyasal maddelerden yapıldığını bilmeyen yoktur. Bu malzemelerin doğru kullanıldığında ve temizliği düzenli yapıldığında hiç bir zararı olmadığınızda biliyoruz. Peki bu malzemeleri ne kadar kullanmalıyız?
Genelde tüm makyaj malzemelerinin bir kullanım ömrü var. ( Genelde bu malzemeleri çok kısa sürede bitiririz   ) Bu süre geçtiğinde makyaj malzemelerinin zarar etkileri kat kat artıyor ve cildimize oldukça fazla zarar veriyor. Genel makyaj malzemeleri için bir kaç bilgiyi sizlerle paylaşıyoruz. Umarım faydalı olur.

Fondöten
İyi kalitede üretilmiş bir fondötenin ömrü, açılmadan 1-1,5 sene, açıldıktan sonra ise 5-6 aydır. Pudra fondötenler akıcı kıvamlılara kıyasla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Makyaj malzemelerinin kimyasal maddelerden yapıldığını bilmeyen yoktur. Bu malzemelerin doğru kullanıldığında ve temizliği düzenli yapıldığında hiç bir zararı olmadığınızda biliyoruz. Peki bu malzemeleri ne kadar kullanmalıyız?</p>
<p style="text-align: justify;">Genelde tüm makyaj malzemelerinin bir kullanım ömrü var. ( Genelde bu malzemeleri çok kısa sürede bitiririz <img src='http://www.1kadin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) Bu süre geçtiğinde makyaj malzemelerinin zarar etkileri kat kat artıyor ve cildimize oldukça fazla zarar veriyor. Genel makyaj malzemeleri için bir kaç bilgiyi sizlerle paylaşıyoruz. Umarım faydalı olur.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/makyaj-malzemeleri.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1855" title="makyaj malzemeleri" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/makyaj-malzemeleri-300x275.jpg" alt="" width="300" height="275" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fondöten</strong><br />
İyi kalitede üretilmiş bir fondötenin ömrü, açılmadan 1-1,5 sene, açıldıktan sonra ise 5-6 aydır. Pudra fondötenler akıcı kıvamlılara kıyasla daha uzun ömürlüdür. Açıldıktan sonra 1 yıl kadar kullanılabilirler.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Kıvamı eskiye oranla daha koyudur, uygularken topçuklar oluşur, renginde ve kokusunda değişiklikler meydana gelir. Yukarıdaki durumlardan herhangi biri bile oluştuysa kesinlikle o fondöteni kullanmamanız gerekir. Cildinizde tahriş ve alerjiye yol açabilir. Uzun süredir duran bir fondöteniniz varsa yüzünüze sürmeden önce mutlaka elinizin üzerinde deneyin.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra ağzını silin ve kapağını sıkıca kapatın. Işıklı, sıcak ve nemli ortamlarda saklamayın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pudra</strong><br />
Toz pudralar açıldıktan sonra 3 yıl, kompakt pudralar ise sadece 9-10 ay dayanır.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Taş gibi sertleşir, kokusu ve rengi değişir. Bu durumdaki bir pudrayı asla kullanmayın.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra kapağını kapatın. Işıklı, sıcak ve nemli ortamlarda saklamayın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rimel</strong><br />
Kapağı açılmadan 2 yıl, açıldıktan sonra en fazla 6 ay.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Kurur. Kurumuş bir rimeli asla sulandırarak kullanmayın.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra kapağını sıkıca kapatın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ruj</strong><br />
Parlak renkli ve sedefli rujlar: açılmadan 2,5 yıl, açıldıktan sonra en fazla 6 ay.<br />
Pastel renkli ve mat rujlar: açılmadan 3 yıl, açıldıktan sonra en fazla 1 yıl.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Renk ve kokuları değişir, yumuşar ve yağlanır.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Aşırı sıcak veya soğuk ortamlardan uzak tutun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Oje</strong><br />
Açılmadan en az 1 yıl, açıldıktan sonra 8-9 ay.<br />
Bozulduğu nasıl anlaşılır?<br />
Akıcılığını yitirip koyulaşır, renk verici madde solüsyondan ayrılıp şişenin dibine çöker, rengi değişir, parlaklığını yitirir.<br />
Nasıl saklamak gerekir?<br />
Her kullanımdan sonra şişe ağzını asetonla temizleyin ve plastik bir kutunun içinde buzdolabının alt bölmesinde saklayın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bunlara Dikkat!</strong><br />
Ambalajı açılmış ürünleri satın almayın.<br />
Pazar, tezgah gibi yerlerden makyaj malzemesi almamaya özen gösterin.<br />
Marka ürünlerin taklitlerinden sakının.<br />
Uygulama fırçalarınızı ve spatulalarınızı sık sık temizleyin.<br />
Fondöten ve rimelinize su, ojenize aseton eklemeyin. Ürünün hem içeriği bozulur hem de hijyen özelliği kaybolur.<br />
Ürünlerin ambalajlarını değiştirmeyin.<br />
&#8220;Bulmuşken alayım mantığıyla alışveriş yapmayın &#8220;; her malzemeyi bitmesine yakın yenileyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/makyaj-malzemelerinin-kullanim-omru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El için Estetik Operasyon</title>
		<link>http://www.1kadin.com/el-icin-estetik-operasyon.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/el-icin-estetik-operasyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 14:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[1kadın]]></category>
		<category><![CDATA[el estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[el gençleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[el gençleştirme ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[el gençleştirme estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[el için estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ele estetik ameliyat yapma]]></category>
		<category><![CDATA[ellere estetik yapma]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kadin.com/?p=1849</guid>
		<description><![CDATA[Kişinin yaşını en fazla gösteren yerlerden biri olan eller için artık gençleştirme ameliyatı yapılıyor. Ellerin üzerindeki lekeler siliniyor, damarlar estetikle yok ediliyor. Böylece eller 15-25 yaş birden gençleştiriliyor.
Bu yaz en moda estetik yöntemlerinin başında el estetiği geliyor. El estetiği önemli bir konu çünkü el; insanın yaşını ele veren bir organ. Yaşlandıkça ciltte lekeler oluşur ve cildin altındaki damarlar belirginleşir. Cildin altındaki yağ dokusu eridiği için cilt incelir ve oluklar oluşur. Doç. Dr. Tuğrul Kihtir, elin yaşlanmasının başlangıçta önemsenmediğini ancak eğer vücutla orantısız bir yaşlanma varsa ya da hasta diğer yerlerini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kişinin yaşını en fazla gösteren yerlerden biri olan eller için artık gençleştirme ameliyatı yapılıyor. Ellerin üzerindeki lekeler siliniyor, damarlar estetikle yok ediliyor. Böylece eller 15-25 yaş birden gençleştiriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yaz en moda estetik yöntemlerinin başında el estetiği geliyor. El estetiği önemli bir konu çünkü el; insanın yaşını ele veren bir organ. Yaşlandıkça ciltte lekeler oluşur ve cildin altındaki damarlar belirginleşir. Cildin altındaki yağ dokusu eridiği için cilt incelir ve oluklar oluşur. Doç. Dr. Tuğrul Kihtir, elin yaşlanmasının başlangıçta önemsenmediğini ancak eğer vücutla orantısız bir yaşlanma varsa ya da hasta diğer yerlerini gençleştirmişse, elin yaşlılığının göze battığını söylüyor. Vücudun diğer görünmeyen bölgeleri ameliyatla ya da liposuction&#8217;la tedavi edilip gençleştirilirken, elin tedavi yöntemleri sınırlı kalıyor. Doç. Dr. Kihtir, el estetiğiyle ilgili soruları yanıtladı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3 AMAÇ VAR</strong><br />
<strong>El estetiği nasıl yapılır? Bu konudaki başlıca yöntemler nedir?</strong><br />
El estetiğinde kullandığımız tedaviler belirtilere göre değişir ve 3 temel amacı hedefler. Birincisi; ellerin üzerinde ortaya çıkan belirgin mavi damarlardır. Bunlar yaşlılıkla belirginleşmekle birlikte, her yaşta ortaya çıkabiliyor. Bunların tedavilerinde skleroterapi ve lazer yöntemlerinden yararlanıyoruz. İkincisi; elin zayıf ve erimiş bir görünüm kazanmasıdır. Bu durum genellikle yaşa bağlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tedavisinde hazır ve geçici dolgu maddelerini ya da kendi yağ dokumuzdan elde ettiğimiz yağ dolgusunu kullanırız. &#8216;Yağ grefti&#8217; adını verdiğimiz bu işlem uygun şekilde yapıldığı takdirde, yağın yüzde 40&#8242;ından fazlası zamanla emilmiyor ve kalıcı oluyor. Bizim daha çok tercih ettiğimiz yöntem de bu. Üçüncü durum ise; yaş ve güneş etkisiyle ortaya çıkan kahverengi lekelerdir. Bunların tedavisinde, lekenin derinliğine ve türüne göre değişik peel ve lazer yöntemlerinden yararlanıyoruz. Bu yöntemlerle, eldeki yaşlılık ve özellikle güneş lekeleri silinebiliyor. Bu bahsettiğimiz prensipler ayaklar için de geçerli. Onlar için de benzer yöntemlerle tedavi uyguluyoruz. Ayak bileklerini liposuction ile inceltebiliyoruz. Tedaviler kişiden kişiye farklılık gösteriyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/el-estetigi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1850" title="el estetigi" src="http://www.1kadin.com/wp-content/uploads/2010/03/el-estetigi-290x300.jpg" alt="" width="290" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>El estetiğinin hangi yaşta yapılması gerekir?</strong><br />
El estetiği problemleri genellikle yaşla ortaya çıkar. Ancak belirtiler erken yaşlarda da ortaya çıkabilir. Tedavinin zamanı, kişinin durumuna ve tercihine göre değişir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eli kaç yaş gençleştirmek mümkün olmaktadır?</strong><br />
Bu; kişiden kişiye ve yaşa göre değişir. Ancak 15-25 yaş gençleşme sağlanabilir. Eldeki deformiteleri ve yaşlanma belirtilerini; 35 yaşını geçen, beyaz ve ince tenli kişilerde daha fazla görüyoruz. Yine kuru ciltli kişilerde de yaşlanma belirtileri daha erken görülmeye başlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AĞRI VE ŞİŞME YAPABİLİR<br />
Kimler el estetiği yaptırır?</strong><br />
El estetiğinden genellikle, ellerinin üzerindeki mavi damarlar belirginleşmiş kişiler, yaşa bağlı olarak yumuşak doku azalması nedeniyle eli erimiş gibi görünenler ve ellerinde rahatsız edici derecede lekeler belirmiş kişiler yararlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Lokal mi yoksa genel anestezi mi yapılıyor?</strong><br />
El estetiği lokal anestezi ile gerçekleştirilir. Hatta bu işlemlerin çoğunda, anestezi bile gerekmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İşlemin komplikasyon riski var mıdır?</strong><br />
Her tıbbi müdahelede olduğu gibi burada da bazı riskler vardır ancak çoğu geçicidir. Geçici morluk, şişme, hafif ağrı ve yüzeysel kabuklanmalar bunlardan birkaçı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÇOK PAHALI BİR İŞLEM DEĞİLDİR!</strong><br />
El estetiği ne kadar zamanda bir tekrarlanmalıdır?<br />
Gençleştirilen ve güzelleşen bir el, yeni bir yaş kazanır ama bir yandan da akıp giden yıllara paralel olarak değişmeye devam eder. Yani; kişinin yaşına bağlı olarak işlemin tekrarlaması gerekebilir. Ama birkaç yıl içinde müdahale gerekmez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu işlem çok pahalı mı?</strong><br />
Hayır; çok pahalı değil. Bu girişimler ameliyathane gerektirmeyen ufak girişimlerdir. Bu nedenle, her iki eli de kapsayan bir operasyonun fiyatı, ilgilenenlere burun estetiğinden çok daha düşük bir fiyata mal olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>GÜNEŞTEN KORUMAK ŞART!</strong><br />
İdeal el dolgun ancak kalın olmayan; zarif ancak zayıf olmayan; üzerindeki mavi damarları mevcut ancak çok sayıda, kalın ve kabarık olmayan; nemli ancak terli olmayan, lekesiz ve parlak ciltli bir eldir. El güzelliğini korumak için öncelikle elleri nemli tutmak ve güneşten korumak lazım. Cilt dokusunu korumak ve güneş lekelerini önlemek için güneş koruyucularını ihmal etmemek şart.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TEDAVİ MEVSİME GÖRE PLANLANIYOR<br />
El estetiği yazın yapılır mı?</strong><br />
Leke tedavilerinde cilde dışarıdan peel veya lazer ile bir tedavi söz konusu olduğu için leke tedavilerini yaz aylarında uygulamıyoruz. Damarların tedavisi ile dolgular ise her ay uygulanabiliyor. Bu tedavilerin tümü zaten aynı seansta uygulanmıyor. Yani; tedaviyi mevsime göre planlamak mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Uygulamadan sonra nelere dikkat etmek gerekiyor?</strong><br />
Burada ameliyattan ziyade küçük müdahaleler söz konusu. Birkaç gün bandaj kullanılıyor. Leke tedavisinden sonra ise, birkaç gün ellere krem sürülüyor ve birkaç ay da koruyucu güneş kremi kullanılıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/el-icin-estetik-operasyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Yılı Parfüm Trendleri</title>
		<link>http://www.1kadin.com/2010-yili-parfum-trendleri.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/2010-yili-parfum-trendleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 13:59:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[2010 parfüm modası]]></category>
		<category><![CDATA[2010 parfümleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı parfümleri]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel parfümler]]></category>
		<category><![CDATA[parfüm modası]]></category>
		<category><![CDATA[parfüm trendleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kadin.com/?p=1844</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların seçerken en zorlandığı konulardan biride parfümdür. Bizler ince fikirli olduğumuz için kendi beğenmemiz yetmez, arkadaşlarımızın, tanıdıklarımızın da parfümü beğenip beğenmeyeceklerini düşünüp dururuz. 2010 yılıda böyle düşünerek geçecek gibi görünüyor. ( Gerçi hayatımız düşünmekle geçiyor. ) Uluslararası moda da 2010 parfüm trendleri belirlenmiş. Her birini alıp deneme şansım olmadı ama eminim ki hepsi birbirinden güzel kokuyordur.
Aşağıdaki resimlerle birlikte parfüm tanıtımlarınada bakabilirsiniz. Bir çok parfümüde zaten biliyorsunuzdur.
 


Helena Rubinstein-Wanted
 




Giorgio Armani-Armani Code

Donna Karan-Cashmere Mist

Beckham Signature

Prada-Infusion de Fleur D&#8217;Oranger

Michael Kors-Very Hollywood

Alberta Ferretti

Juicy Couture-Viva La Juicy

Nina Ricci &#8211; Ricci Ricci


Yves Saint Laurent-Parisienne

Paul Smith-Rose



]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kadınların seçerken en zorlandığı konulardan biride parfümdür. Bizler ince fikirli olduğumuz için kendi beğenmemiz yetmez, arkadaşlarımızın, tanıdıklarımızın da parfümü beğenip beğenmeyeceklerini düşünüp dururuz. 2010 yılıda böyle düşünerek geçecek gibi görünüyor. ( Gerçi hayatımız düşünmekle geçiyor. ) Uluslararası moda da 2010 parfüm trendleri belirlenmiş. Her birini alıp deneme şansım olmadı ama eminim ki hepsi birbirinden güzel kokuyordur.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıdaki resimlerle birlikte parfüm tanıtımlarınada bakabilirsiniz. Bir çok parfümüde zaten biliyorsunuzdur.<span id="more-1844"></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Verdana;"> </span></p>
<div id="post_message_125317" style="text-align: center;">
<div>
<p><em><strong><span style="font-family: Century Gothic;"><span style="font-size: small;"><span style="color: teal;">Helena Rubinstein-Wanted</span></span></span></strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
</div>
</div>
<div style="text-align: center;">
<p><em><strong><span style="font-family: Century Gothic;"><span style="font-size: small;"><img id="ncode_imageresizer_container_11" src="http://cinematicpassions.files.wordpress.com/2009/10/helena_rubenstein_wanted.jpg" border="0" alt="" width="482" height="581" /></span></span></strong></em></p>
<p><span style="color: darkgreen;"><em><strong>Giorgio Armani-Armani Code</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_1" src="http://i.models.com/i/db/2008/11/3035/3035-500w.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: darkslategray;"><em><strong>Donna Karan-Cashmere Mist</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_3" src="http://i.models.com/i/db/2009/8/9231/9231-500w.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: purple;"><em><strong>Beckham Signature</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_7" src="http://fashionindie.com/wp-content/uploads/2008/11/beckhamsignaturead.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: orange;"><em><strong>Prada-Infusion de Fleur D&#8217;Oranger</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_4" src="http://ankiekjellberg.files.wordpress.com/2009/04/prada09.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: navy;"><em><strong>Michael Kors-Very Hollywood</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_2" src="http://creativelook.files.wordpress.com/2009/04/very-hollywood-ad-kors.jpg" border="0" alt="" width="521" height="378" /></strong></em></p>
<p><span style="color: sienna;"><em><strong>Alberta Ferretti</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_10" src="http://www.fragrantica.com/images/perfume/nd.6417.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: darkslateblue;"><em><strong>Juicy Couture-Viva La Juicy</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_9" src="http://images.esellerpro.com/2105/I/884/61/viva%20la%20juicy%20cout%20100ml%203.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: magenta;"><em><strong>Nina Ricci &#8211; Ricci Ricci</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_6" src="http://fabricmag.com/wp-content/uploads/2009/07/jessica-stam-nina-ricci.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
<p><span style="color: black;"><em><strong><br />
Yves Saint Laurent-Parisienne</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_8" src="http://www.mimifroufrou.com/scentedsalamander/images/Kate-Moss-Parisienne-Ad.jpg" border="0" alt="" width="488" height="341" /></strong></em></p>
<p><span style="color: red;"><em><strong>Paul Smith-Rose<br />
</strong></em></span></p>
<p><em><strong><img id="ncode_imageresizer_container_5" src="http://www.fragrantica.com/images/perfume/o.2522.jpg" border="0" alt="" /></strong></em></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/2010-yili-parfum-trendleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabus Gibi Çatlaklara Çözüm</title>
		<link>http://www.1kadin.com/kabus-gibi-catlaklara-cozum.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/kabus-gibi-catlaklara-cozum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 16:06:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[çatlak nasıl giderilir]]></category>
		<category><![CDATA[çatlak önleme yolları]]></category>
		<category><![CDATA[çatlak tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[çatlaklara çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[çatlakları giderme yolları]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme sonucu çatlak oluşması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imza.biz/?p=1840</guid>
		<description><![CDATA[Bazen zayıflamanın bedeli, bazen doğumun etkisiyle oluşan çatlaklar, sarkma ve gevşemeler üzerinde en çok mücadele edilen estetik sorunlardan. Uygulandığı bölgede 18 cm&#8217;lik incelme de sağlayan akustik dalga tedavisi bu sorunu kökünden çözüyor.Çoğu zaman zayıflamanın bedeli olarak karşımıza çıkan çatlaklar ve vücuttaki sarkma, gevşemeler hamilelik süreci yaşayan hanımların da doğum sonrasında mücadele ettiği en önemli estetik sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Kilo sorunu olmasa da ağırlıklı olarak karnında oluşmuş çatlaklardan diz üstü, kol, karın, basen gibi bölgelerde meydana gelen sarkmalardan şikayetçi olan insanların sayısının hiç de azımsanacak boyutta olmaması bu sorunun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bazen zayıflamanın bedeli, bazen doğumun etkisiyle oluşan çatlaklar, sarkma ve gevşemeler üzerinde en çok mücadele edilen estetik sorunlardan. Uygulandığı bölgede 18 cm&#8217;lik incelme de sağlayan akustik dalga tedavisi bu sorunu kökünden çözüyor.Çoğu zaman zayıflamanın bedeli olarak karşımıza çıkan çatlaklar ve vücuttaki sarkma, gevşemeler hamilelik süreci yaşayan hanımların da doğum sonrasında mücadele ettiği en önemli estetik sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Kilo sorunu olmasa da ağırlıklı olarak karnında oluşmuş çatlaklardan diz üstü, kol, karın, basen gibi bölgelerde meydana gelen sarkmalardan şikayetçi olan insanların sayısının hiç de azımsanacak boyutta olmaması bu sorunun çözümünde etkili tedavi yöntemlerini ortaya koymada belirleyici oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ANİ KİLO DEĞİŞİMİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vücudun sağlıklı ve formda görünümünü bozan ona olduğundan yaşlı anlamlar yükleyen bu iki sorunun önemli nedenlerinin başında ani ve aşırı kilo değişimlerinin geldiğini hatırlatan Dr. İsmail Ağar, soruna yönelik tedavilerden önce kişilerin diyet uygulamalarında ve beslenme programlarında defalarca altı çizilen &#8216;bilinçli yaklaşım&#8217; prensibinin unutulmaması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÇATLAKLARLA BAŞIM DERTTE</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vücuttaki en önemli sorunlardan olan çatlaklarla ilgili olarak da şu açıklamaları yapıyor Dr. İsmail Ağar &#8220;Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Neredeyse her üç kadından birinde görülen vücut çatlaklarının başlıca sebepleri arasında ani kilo değişimleri ve doğum gibi sebepler bulunuyor. Cildin derm tabakasındaki çizgisel atrofi yani dokunun hasar görmesine bağlı olarak oluşur. Cildin aşırı gerilimi sonucu derideki elastik dokunun kırılmasıyla ortaya çıkan çatlak görünümler zaman içinde kişiyi rahatsız edici boyutlara ulaşarak ciddi bir estetik sorun teşkil eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KAS GEVŞER VÜCUT SARKAR</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vücudun enerji üretimi için proteine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Dr. Ağar bakın bu konuda şunları söylüyor &#8220;Yeterli protein alamayan vücut kas yapamaz. Vücut bu durumda protein ihtiyacını karşılamak için kas proteinlerinden kullanmaya başlar ki bu durum kas dokusu gevşemeleri sonrasında karşımıza çıkan sarkmalara neden olur. Ani kilo kayıplarında sıkça karşılaşılan bu tabloda protein zafiyeti kas dokusunda gevşemeye yol açarak kas hücrelerinin kaybına neden olur.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DEFORMASYON YAPIYOR</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Sarkma ve gevşemelerin sorumlularından biri olan sağlıksız diyetler ve ani kilo alıp vermeler vücudun formda ve dinç görünümüne darbe vurarak deformasyonuna sebep olur&#8221; uyarısını yapan Dr. İsmail Ağar &#8220;Madalyonun bir yüzünde vücuda olduğundan yaşlı anlamlar yükleyen bu görünüm estetik kaygıların artmasına neden olup pek çok kişinin psikolojisini tehdit ederken diğer yüzünde yine sağlığı tehdit edici unsurlar barındırıyor&#8221; diyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SEVİNDİRİCİ GELİŞMELER</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Daha çok göğüs, karın ve bel çevresinde rastlanan çatlaklara çözüm arayan pek çok insan tedavi yöntemlerinin sınırlı sonuçlarından ötürü yeterli tatmin alamadıklarından şikayet eder. Ancak sevindirici olan teknolojinin ilerleyişine bağlı olarak gelişen tedavi yöntemlerinin gerek çatlaklar gerekse vücut sarkmaları ve gevşemeleri konusunda son günlerde başarılı sonuçlar sağlaması olduğunu söylemek gerekiyor.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PROTEİNDE DENGE</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Protein vücut sağlığımız için çok önemli bir yere sahip olsa da aldığımız besinlerde protein dengesi vücut için çok önemli bir faktör. Protein eksiği kadar unutulmaması gereken fazlasının da hasarlara neden olabileceği. &#8220;Yüksek proteinli besinlerin yağı genellikle çok olduğundan kandaki yağ ve kolesterol oranı yükselir. Bu ise damar sertliği, kalp krizi, göğüs ve kalın bağırsak kanserlerine yol açabilir. Dokuların yenilenmesinde, yaraların kapanmasında saçta ve ciltte büyük rol oynayan protein eksiğinden kaçınmak kadar fazlasından da sakınmak gerektiğini unutmamak lazım&#8221; uyarısını da yapıyor Dr. Ağar. Bir bölgede oluşan gevşeme ve sarkmalar en az birkaç faktörün bileşkesinden oluşabilir. Bu nedenle sebebin iyice araştırılıp durum tespiti yapılarak buna yönelik bir yol haritası belirlenmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ACiL SIKILAŞMA PROGRAMI</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fazla zamanı olmayanlara kombine tedaviler yardımcı oluyor. Selülit, çatlak ve sarkmalar gibi birden çok sorunu yaşayanlarda kişinin vücut yapısına ve sorununa yönelik kombine edilen tedaviler hızlı sonuç arayanlara alternatif oluyor.Uygulandığı bölgelerde 18cm&#8217;ye varan incelme sağlayan akustik dalga tedavisi bir başka yönüyle vücut çatlakları ve gevşemelere hizmet ediyor. Güçlü basınç atılımı ile enerjiyi dokuya hiçbir zarar vermeden deri altına gönderen güçlü şiddetli akustik dalgalar her iki sorunun çözümünde etkili bir yer buluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Cildin alt tabakasında bulunan fibroglaslara çarparak cildin elastik liflerinin sayısını arttıran yöntem ciltte kalınlaşma ve elastikiyet artışını arttırarak çatlak görünümünü tedavi ediyor. Yöntemin cilt altı kas ve bağ dokusunu güçlendirme özelliği ise sarkma ve gevşeme problemlerine yönelik çözüm sunuyor. Kol, karın, basen ve dizüstü bölgelerinde sıkça karşılaşılan gevşemeler kas ve bağ dokusunun güçlenmesine bağlı olarak sıkılaşıyor. 6 ila 8 seans arasında uygulanan Akustik Dalga Tedavisi hızlı çözüm arayışında olanlara önemli bir imkan sunuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">DR. İSMAİL AĞAR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/kabus-gibi-catlaklara-cozum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük Göğüsler için Bitkisel Çözüm</title>
		<link>http://www.1kadin.com/kucuk-gogusler-icin-bitkisel-cozum.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/kucuk-gogusler-icin-bitkisel-cozum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 15:58:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel yolla meme büyütma]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs büyütme]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs büyütme için bitkisel çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hangi bitkiler göğüs büyütür]]></category>
		<category><![CDATA[küçük göğüslere çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[küçük göğüslere çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[küçük göğüslü bayanlar için bitkisel çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[meme büyütme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imza.biz/?p=1837</guid>
		<description><![CDATA[Göğüslere bitkisel krem takviyesi
Cerrahi uygulamadan çekinenler doğal ürünlerle hazırlanan kremlerle iri göğüslere kavuşuyor&#8230;
Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten, hiçbir riski olmayan, ameliyatsız tedavi alternatiflerini de ortaya çıkardı. Kadında hormonları dengeleyici etkisi nedeniyle uzun yıllardır kullanılan, yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen kremin sonuçları gerçekten de başarılı. Kaliforniya Bradford Araştırma Enstitüsü&#8217;nden Prof. Dr. Robert Bradford&#8217;un araştırmasına göre bu bitkisel karışımı deneyenlerin yüzde 82&#8217;sinin göğüslerinde 9 ay içinde 7 buçuk santimetre büyüme gözlenmiş.
Küçük göğüslü kadınlar için bitkisel çözümler
Cerrahi uygulamalar göğüslerini büyütmek isteyen kadınların hizmetinde. Operasyonu tercih etmeyenler ise çeşitli ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Göğüslere bitkisel krem takviyesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cerrahi uygulamadan çekinenler doğal ürünlerle hazırlanan kremlerle iri göğüslere kavuşuyor&#8230;<br />
Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten, hiçbir riski olmayan, ameliyatsız tedavi alternatiflerini de ortaya çıkardı. Kadında hormonları dengeleyici etkisi nedeniyle uzun yıllardır kullanılan, yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen kremin sonuçları gerçekten de başarılı. Kaliforniya Bradford Araştırma Enstitüsü&#8217;nden Prof. Dr. Robert Bradford&#8217;un araştırmasına göre bu bitkisel karışımı deneyenlerin yüzde 82&#8217;sinin göğüslerinde 9 ay içinde 7 buçuk santimetre büyüme gözlenmiş.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Küçük göğüslü kadınlar için bitkisel çözümler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cerrahi uygulamalar göğüslerini büyütmek isteyen kadınların hizmetinde. Operasyonu tercih etmeyenler ise çeşitli bitkilerden hazırlanmış kapsül ve kremlere başvurabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Genetik yatkınlık, yumuşak cilt, bağ dokusu zayıflığının artması, gebelikler, yaş dönümü, kilo kaybetme, normal biyolojik yaşlanma ve başka çeşitli faktörler ya başlangıçta küçük olan göğüslerin nedenidir ya da yaşın ilerlemesiyle birlikte göğüslerin şekil ve güzelliğinin bozulmasına neden olurlar. Bu değişiklikler az ise çoğu <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> ve eşi için problem olmaz. Ancak birçok <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> kişiliğinde eksiklik duygusu yaşar ve göğüslerinin iyi formda olmasını şiddetle arzular. Göğüslerin küçük olması gibi, büyük olması da kadınların gardıroblarıyla sorunlarını artırır ve yaşam kalitelerini ileri derecede kısıtlar. Göğüslerin büyümesi özellikle gebelikten sonra, ya da yaş dönümünde hormonal değişikliğin belirgin olduğu dönemlerde artar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İster Ameliyat İster Bitki</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Göğüs büyütme için implantlar (İçi silikon jeli ya da serum fizyolojik dolu pedler) göğüs dokusunun içine yerleştirilmektedir. Yerleştirme göğüs kasının altında ya da üstünde olabilir. (şekil 1) Bireysel faktörler (Göğüslerde ya da göğüs kafesindeki asimetri) incelenerek ve kişinin isteği göz önüne alınarak; operatör, operasyon uygulanacak kişi ile birlikte implantın büyüklüğü, çeşidi ve konacağı yer hakkında karar verir. Kuşkusuz her cerrahi girişimde olduğu gibi, göğüs büyütme ameliyatının da komplikasyonları ve riskleri vardır. Tromboz (Pıhtı ile damar tıkanması) riski ve iltihaplanma tıptaki gelişmelerle çok aza inmiştir. Bazı vakalarda implant çevresindeki bağ dokusunda artış ve sertleşme olmakta, bu oluşum implantı sıkmaya başlamakta, göğüs dokusunu sertleştirebilmekte ve göğsün şeklini değiştirebilmektedir. Böyle bir durumda implantın alınması gerekebilir. Seyrek olarak da özellikle trafik kazaları ya da göğüslere olan darbeler sonucunda implantın kapsülü yırtılabilir. Bu durumda implantın jelatin kıvamındaki silikon içeriğinin ameliyatla alınması ve yeni bir implant konması gerekmektedir. Implantın en önemli riski mamografi bulgularının değerlendirilmesini zorlaştırmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İmplant, göğüs dokusunun net görülmesine engel olmakta ve kanser oluşumu gözden kaçabilmektedir. Tıptaki gelişmeler doğal maddelerle göğüs büyüten, hiçbir riski olmayan, ameliyatsız bir tedavi alternatifi ortaya çıkarmıştır. Kadında hormon metabolizmasında dengeleyici etkisinden dolayı uzun yıllardır kullanılan yan etkisiz 8 bitkinin uyumlu kompozisyonu ile elde edilen preparat (Probust) bugün göğüs büyütmek için başarıyla kullanılmaktadır. California Bradford Research Institute&#8217;den Prof. Dr. Robert Bradford&#8217;un araştırmasına göre bu bitkisel karışımla yüzde 82 olguda 9 ay içinde göğüslerde 7,5 santimetre büyüme olmuştur. Aynı preparat regl dönemi gerginliğini de vakaların yüzde 95&#8242;inde çok aza indirmiştir. Bitkisel kompozisyon damiana, melek otu (Dişi Ginseng), oğul otu, aslan kuyruğu, bostan otu, testere palmiyesi, yams kökü, kara hindiba bitkileri karışımını içermektedir. Bu bitkileri tek tek incelediğimizde ise ne işe yaradıklarını şöyle açıklayabiliriz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Damiana: </strong>Özellikle afrodizyak olarak tanınır. Günümüzde birinci sırada <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Melek otu: </strong><a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">Kadın</a> rahatsızlıkları en önemli kullanım alanıdır. Dolaşım bozukluğu, kabızlık, diyabet, kanser de kullanılmaktadır. Kadında hormon metabolizmasına etki gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Oğul otu: </strong>Anti mikrobik özelliği vardır. Huzursuzluk, korku ve yara iyileşmesinde kullanılır. Kas kramplarını çözer.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aslan kuyruğu:</strong> Çayı yıllardır kalp problemleri ve <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> rahatsızlıklarında etkin bir tedavi olarak kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bostan otu: </strong>Çok eski yıllarda sarılık, böbrek/ mide rahatsızlıkları, migren problemlerinde kullanılıyordu. Uzun yıllardır <a href="http://www.1kadin.com/tag/kadin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Kadın">kadın</a> rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Testere palmiyesi:</strong> Çok sayıda sağlık problemlerinde kullanılmaktadır. Erkeklerde prostat sorunlarında, kısırlık ve iktidarsızlık için kullanılıyor. Bu etkin bitki kadında da bir dizi tedavi olanakları sağlamaktadır. Meme bezlerinin gelişmesine neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yam kökü:</strong> Meksika&#8217;da eski yıllarda Chiapas kabilesi kadınların doğum yapması sırasında bu bitkiyi kullanıyordu. Kadınlarda hormon yapımını uyarıcı etkisi vardır ve memeleri büyütür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kara hindiba:</strong> En önemli etkisi karaciğer üzerinedir. Safra akışını düzenler. Hindistan&#8217;da karaciğer hastalıklarında sıklıkla kullanılır. Vitamin ve mineralin zengin kaynağıdır. Avrupa&#8217;da salata şeklinde tüketilmektedir. Zararlı kimyasal ilaçlara, operatif müdahalelere ve implantlara karşı doğal bir alternatif olup, güzel göğüslere sahip olmak için ideal bir yöntemdir. Kapsüllerinden 6 ay süresince günde 2 kez 3&#8242;er kapsül alınır. Etkiyi artırmak için kremleriyle birlikte kullanılabilir. Daha sonra 3 ila 4 ayda bir 2-3 hafta süreyle alınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/kucuk-gogusler-icin-bitkisel-cozum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaç Alerjileri ve Tedavisi &#124; Penisilin Alerjisi</title>
		<link>http://www.1kadin.com/ilac-alerjileri-ve-tedavisi-penisilin-alerjisi.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/ilac-alerjileri-ve-tedavisi-penisilin-alerjisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 13:05:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç alerjisi nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç alerjisi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlara karşı alerjik reaksiyon gösterme]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin alerjisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imza.biz/?p=1834</guid>
		<description><![CDATA[Alerji kliniklerine başvuru nedenlerinden birisi de ilaç alerjileridir. Çeşitli nedenlerle kullanılan ilaç tedavileri belli bir oranda aIleljik reaksiyonlara neden olmaktadır. Bunların önemlileri burada incelenecektir.
PENİSİLİN VE ANTİBİOTİK ALLERJİLERİ
Günümüzde tüm dünya üzerinde en sık kullanılan antibiotik hala penisilindir. Bunun da sebebi, penisilinin geniş bir etki alanına sahip olması, düşük toksititesi ve ucuz olması. kolay bulunabilmesidir. Batı ülkelerinde. 4 yaşına kadar olan çocuklar için yazılan reçetelerin dörtte üçünde. 5-9 yaş arası çocuk reçetelerinin yarısında ve 10-14 yaş arası çocukların reçetelerinin de dörtte birinde bu ilaç bulunur. Erişkinlerde de romatizmal ateş, romatizmal kalp hastalığı, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Alerji kliniklerine başvuru nedenlerinden birisi de ilaç alerjileridir. Çeşitli nedenlerle kullanılan ilaç tedavileri belli bir oranda aIleljik reaksiyonlara neden olmaktadır. Bunların önemlileri burada incelenecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PENİSİLİN VE ANTİBİOTİK ALLERJİLERİ</strong><br />
Günümüzde tüm dünya üzerinde en sık kullanılan antibiotik hala penisilindir. Bunun da sebebi, penisilinin geniş bir etki alanına sahip olması, düşük toksititesi ve ucuz olması. kolay bulunabilmesidir. Batı ülkelerinde. 4 yaşına kadar olan çocuklar için yazılan reçetelerin dörtte üçünde. 5-9 yaş arası çocuk reçetelerinin yarısında ve 10-14 yaş arası çocukların reçetelerinin de dörtte birinde bu ilaç bulunur. Erişkinlerde de romatizmal ateş, romatizmal kalp hastalığı, zatürre, menenjit ve görülme sıklığı her geçen gün yeniden giderek artan frenginin tedavisinde hala ilk seçilecek ilaç olarak yerini korumaktadır. Çeşitli ülkelerden bildirilen araştırmalar, penisilin kullananların ortalama %2&#8217;sinde çeşitli alerjik sayılabilecek reaksiyonlara rastlanıldığını göstermektedir. Bu alerjik reaksiyonların önemli bir kısmı sadece deriyi tutmakta ve hayatı tehdit etmemektedir. Hayatı tehdit edebilecek boyuttaki alerjik reaksiyonların görülme sıklığı ise 1000&#8242;de 4 civarında olup epeyce küçük bir oran oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Penisiline bağlı alerjik şok sonucu ölüm ise 100.000&#8242;de 1-2 arası bir oranda görülür. Bu tip tehlikeli re aksiyonların çoğu, ilacın injeksiyon ya da damardan verilmesi esnasında görülmektedir. Ağızdan tablet olarak kullanılan penisiline karşı oluşan alerjik şok sonucu ABD&#8217;de 1983&#8242;e kadar sadece 6 ölüm bildirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha önceden çeşitli nedenlerle penisilin kullanıp hiçbir alerjik reaksiyon görülmeyen kişilerle, bu ilacı ilk defa kullananlarda alerjik bir reaksiyon görülme şansı aşağı yukarı eşittir. Ancak daha önce penisiline karşı alerjik bir reaksiyon geçirmiş olan bir kişinin daha soma yine penisilinle reaksiyon geçirme riski, daha önce penisilin tedavisini sorunsuz tolere etmiş bir kişiye göre daha fazladır. 1973&#8242;de ABD &#8216;den bildirilen bir araştırmada. daha önceden penisiline karşı alerji öyküsü bulunanlarda, ilacın yeniden verilmesinde herhangi tip bir alerjik reaksiyonun görülme oranı % 12.8&#8242;dir. Bazı araştırmacılar, penisiline alerjik kişilere yeniden bu ilaç verildiğinde ortaya çıkan reaksiyonların ancak %510&#8242;unun ağır düzeyde olacağını, ölümün ise 1000&#8242;de 2-5 oranında görülebileceğini bildirmektedir. ABD&#8217;de yılda ortalama 500 civarında kişi penisiline bağlı alerjik reaksiyondan kaybedilmekte ve bu kişilerin dörtte üçünün daha önceden penisiline ait bir alerjik öyküsü bulunmamaktadır. 1964-1983 arasında İngiltere&#8217;de bu ilacın alerjisi sonucu sadece 22 kişi kaybedilmiştir. Tekrar etmek gerekirse bu kişilerin büyük çoğunluğu ilacın injeksiyon olarak yapılması sonucu kaybedilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anamaksi denilen hayatı tehdit edici alerjik reaksiyon hemen her yaşta görülmesine rağmen, en sık 20 ile 49 yaş arasındadır. 12 yaşın altında çok seyrektir.<br />
Alerji her ırktan kişilerde ve her iki cinste eşit olarak görülür. Astma. egzama. alerjik nezle ve diğer ilaçlara alerjisi olma gibi durumlar, penisiline alerji için özel bir risk teşkil etmezler. Penisilin&#8217;in elde edildiği Penicillium cinsi mantarlara karşı alerjik olmak da ekstra bir risk taşımaz (bu cins küf mantarları toprakta. kuru ekmekte, çürümüş turunçgiller ve elma üzerinde dahi bulunabilir) .</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ALLERJİ NASIL OLUŞMAKTADIR?</strong><br />
Penisilin 300 dalton ağırlığında, düşük moleküler agırlık1ı bir ajan olup. ancak vücut proteinlerine bağlanmak suretiyle immün yanıta neden olur. Vücuttaki yıkım ürünleri kabaca iki ana gruba ayrılarak incelenir:</p>
<p style="text-align: justify;">A) Penisilin&#8217;in yaklaşık %95&#8242;i benzylpenicilloyl haptenik grubunu oluşturur (BPO). Genellikle bu gruba karşı vücut IgE ve IgG tipinde antikor üretir. Bu gruba Major Determinant denmektedir.<br />
B) Penisilin&#8217;in kalan %5&#8242;lik kısmı da kristalin penisilin, sodyum penicilloate ve sodyum alfa-benzylpenicilloylamine oluşturur. Bu gruba karşı IgG tipi değil özellikle IgE tipi antikorlar oluşur ve ciddi tip alerjik reaksiyonlardan sorumlu olan grup budur. Bu gruba minör determinantlar da denmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HASTALARIN TESTLERLE DEĞERLENDİRİLMESİ</strong><br />
Bu testler daha önceden penisilin alerjisi şüphesi olan kişilere mutlaka uygulanmalıdır. Uygulanan bu testlerle, hayati tehlike yaratan alerjik reaksiyonlar hakkında bir fikir alınabilmesine karşın; deri reaksiyonları, hemolitik anemi ve serum hastalığı gibi durumlar hakkında bilgi alınamaz. Peri testleri mümkünse mutlaka penisilinin major ve minör determinantlarına karşı ayrı ayrı yapılmalıdır. Ancak bu maddeleri ülkemizde her zaman bulmak mümkün olmamaktadır. Özellikle minör determinantlara karşı alınan pozitif bir deri yanıtı, hastanın anafilaksi için ciddi bir risk taşıdığının göstergesidir. Her iki determinanta karşı alınan negatif yanıt ise aleljik reaksiyon şansının %1 &#8216;den düşük olduğunun ifadesidir.<br />
<strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PENİSİLİNE KARŞI DESENSİTİZASYON (DUYARSIZLAŞTIRMA)</strong><br />
Penisiline karşı alerjisi kesin olarak bilinen ancak bir infeksiyon hastalığı nedeniyle bu ilacın mutlaka kullanılması gereken durumlarda uygulanır. İlacı küçük dozlarda, belirli zaman aralıkları ile gittikçe artan bir şekilde hastaya ,verip, onu bu ilaca karşı duyarsızlaştırmak esas amaçtır. Bu işlem mutlaka bir alerji uzmanının gözetiminde ve mümkünse hastaya gerektiğinde her türlü müdahalenin yapılabileceği bir ortamda uygulanmalıdır. Desensitizasyon sonucunda, hasta o zaman dilimi için bu ilaca karşı duyarsızlaşabilir ama daha ileriki bir zamanda gene penisiline alerjik olma şansı vardır. Bu işlem esnasında penisilin ağızdan veya damar yolu ile verilebilir. Desensitizasyon esnasında da çeşitli alerjik reaksiyonların görülme şansı vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖNERİLER</strong><br />
Hastanelere başvuranların aşağı yukarı onda biri penisiline karşı alerjisi olduğunu söylemektedir. Görüldüğü üzere penisiline gerçekten alerjik olmak bu sıklıkta değildir. Penisilinin gerçekten değerli ve ucuz bir tedavi imkanı yarattığı düşünülürse. bu kişilerin bu yönden mutlaka ayrıntılı incelenme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu kişilerin hepsini penisilin alerjik olarak kabul edip hemen alternatif ilaçlara yönelmek, tedavi giderlerinin gereksiz olarak kabarmasına neden olmaktadır. Penisilin tedavisi esnasında kaşıntısız deri döküntüleri görülebilir, bu tehlikeli bir durum işareti olmayıp tedaviye devam edilebilir. Ancak deri döküntülerine kaşıntı, ürtiker ve diğer önemli boyutta alerjik bulgular eşlik ederse, tedavi kesilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Penisiline alerji öyküsü olan ve deri testi pozitif bulunan bir kişi, tüm beta laktam halkası taşıyan antibiotiklere karşı da duyarlı demektir. Örneğin bu durumda sefalosporin grubu bir antibiotik ile de alerjik reaksiyon olma şansı % 15 civarındadır. Daha düşük olmakla birlikte İmipenem için de bu şans vardır. Bu nedenle riskli kişiler. farklı yapıda antibiyotik kullanmalıdır. Doktorunuza bu duyarlılığınızı hatırlatmanız yeterli olacaktır. Yapılan araştırmalar romantizmal kalp hastalığının koruyucu tedavi kısmında kullanılan penisilin ile de çok seyrek alerjik reaksiyon görüldüğünü göstermiştir. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmada. 1970 penisilinle koruyucu tedavi alan romantizmal kalp hastası incelenmiş ve bu kişiler alerjik reaksiyon yönünden takip edilmiştir. Bu kişilere araştırma süresinde 32.430 penisilin injeksiyonu yapılmış ve sadece 4 injeksiyon esnasında ciddi alerjik reaksiyon oluşmuştur. Bu dört kişiden üçünün alerjik reaksiyonu kolayca atlatabilmesine karşın ağır derecede kalp hastası olan dördüncü kaybedilmiştir. Yani burada da olayı ağırlaştıran esas faktör. kişinin ağır bir kalp hastası olmasıdır. Deri testi pozitif olan ve önceden bilinen penisilin alerjisi bulunan romatizmal kalp hastalarına sulphadiazine önerilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/ilac-alerjileri-ve-tedavisi-penisilin-alerjisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Buluşma Taktikleri &#124; İlk Buluşmada Yapılması Gerekenler</title>
		<link>http://www.1kadin.com/ilk-bulusma-taktikleri-ilk-bulusmada-yapilmasi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/ilk-bulusma-taktikleri-ilk-bulusmada-yapilmasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:52:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşma heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşma taktikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşma tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşmada dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşmada ne giyilir]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşmada ne konuşulur]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşmada ne sorulur]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşmada ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ilk buluşmada yapılması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imza.biz/?p=1829</guid>
		<description><![CDATA[İlk buluşma çok heyecanlıdır. Daha önceden hiç görmediğiniz biri ile buluşacaksanız bu heyecan bir kat daha artar. İlk izlenimlerinizi ilk buluşmada alacağınızdan ilk buluşma çok önemlidir. Her iki taraf da karşı taraf üzerinde iyi bir izlenim bırakmak isteyecektir. ( Tabi birbirlerini beğendilerse). Bu şansı çok iyi kullanmanız gerekir. 
İlk buluşmada ne yapmak gerekir, nasıl davranmalı, ne konuşmalı, nasıl giyinilmeli, nelere dikkat edilmeli? İşte aşağıda bu soruların cevaplarınız vereceğiz. Bu tiyoları çok dikkatli okuyun olumlu sonuçlarını göreceksiniz.
Görüşme öncesi birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin söz veridiğiniz gün çok önemli başka bir işiniz çıktı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İlk buluşma çok heyecanlıdır. Daha önceden hiç görmediğiniz biri ile buluşacaksanız bu heyecan bir kat daha artar. İlk izlenimlerinizi ilk buluşmada alacağınızdan ilk buluşma çok önemlidir. Her iki taraf da karşı taraf üzerinde iyi bir izlenim bırakmak isteyecektir. ( Tabi birbirlerini beğendilerse). Bu şansı çok iyi kullanmanız gerekir. </strong></p>
<p style="text-align: justify;">İlk buluşmada ne yapmak gerekir, nasıl davranmalı, ne konuşmalı, nasıl giyinilmeli, nelere dikkat edilmeli?<strong> </strong>İşte aşağıda bu soruların cevaplarınız vereceğiz. Bu tiyoları çok dikkatli okuyun olumlu sonuçlarını göreceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Görüşme öncesi birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin söz veridiğiniz gün çok önemli başka bir işiniz çıktı ve bu görüşmeyi o gün yapamayacaksınız. İşte böyle bir durumda onu arayın ve mazeretinizi nazik bir dille anlatın. Ona yeterince ilgi gösterin ki görüşmemek için bahane bulduğunuzu düşünmesin. Hatta görüşmüşken yeni bir randevu tarihi de belirlerseniz kafasındaki soru işaretleri de kalkmış olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk buluşmada mekan çok önemlidir. Sessiz, sakin ve kapalı bir mekanı tercih edin. İletişim daha kolay olacak ve bu sayede ona daha iyi odaklanabileceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/ilkbulusma.jpg"><img class="size-full wp-image-1830 alignright" title="ilk buluşma" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/ilkbulusma.jpg" alt="" width="260" height="216" /></a>En çok yapılan hatalardan biri de ilk buluşmada yanınızda sizden birinin olması. Bu olumsuz bir etki bırakmakla kalmaz samimi ve sıcak bir ortamın doğmasına da engel olur. Ayrıca sizin olgun biri olmadığınızın da göstergesidir. Bu yüzden mutlaka tek gidin. Sizi ilk görüşmede ailesi ile tanıştırmaya kalkarsa buna kesinlikle engel olun ve kabul etmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk görüşmeden sonra 2. görüşme arasına biraz zaman verin 24 saat sonra yeniden görüşmeyi kesinlikle kabul etmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk görüşmeden göz iletişimi çok önemlidir. Konuşurken sağa sola değil de gözlerinin içine bakın. Bilirsiniz gözler yalan söylemez. Böylece hem daha samimi bir iletişim kurar hem de niyetini anlama fırsatını yakalarsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk bulumada sohbetinizi yarıda kesip birilerine mesaj atmayın ya da birileri ile telefonda görüşmeyin. Görüşmeye başladığınız anda ya telefonunuzun sesini kısın ya da tümden kapatın. Uzun zuzun birileri ile konuşmak saygısızlıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk görüşmede ara ara seslikler olur. İki taraf da konuşacak bir şey bulamaz. Böyle bir durumda sırf sessizliği bozmak adına  saçma sapan birşer söylemek yerine karşınızdaki kişinin kişilik özellikleri ile ilgili bir soru sorun. Pek çok erkek kendinden bahsetmeyi kadınlara göre çok sever ve uzun uzun anlatır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çevrenizde başka erkekler varsa onlara göz ucuyla dahi bakmayın. Bunu yaparsanız 2. görüşmeyi unutun.</p>
<p style="text-align: justify;">İçkili bir ortamdaysanız ortama uyun; ama birkaç kadehi geçmeyecek şekilde olmalı bu.</p>
<p style="text-align: justify;">Garson geldiğinde onunla aynı siparişi asla vermeyin. “Sen ne istiyorsan ben de aynısından” demek acıklı bir hava doğurabilir. Ne hoşunuza gidiyorsa onu isteyin. Yalnız siparişinizi veriken dökülüp saçılacak şeyler isemeyin. Sizi zor bir duruma sokabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Görüşme bir kış günü ise ve siz de dışarı çıktığınızda üşdüyseniz size ceketini verdiğinde ona hayır demeyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Siz sigara içiyorsanız o içmiyorsa sigara içmek için yemeğin bitmesini bekleyin. Yemek sonunda sigarayı yakmadan onun rahatsız olup olmayacağını sorun ve sigaranızı öyle yakın. Yanında 2. bir sigarayı yakmayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Hesabı ödeme zamanı geldiğinde siz de elinizi çantanıza götürün, hesabı kendisi ödemekte ısrarlıysa bırakın ödesin. Ancak görüşmeye giderken yanınızda mutlaka para bulunsun. Cimri biri ile de görüşmüş olabilirsiniz. Böyle biri ise 2. görüşmeyi yapmayın onunla.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer endişeliyseniz, çekinceleriniz varsa bunu açık açık söyleyin. Bu şekilde endişenizin giderilmesi daha kolay olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk görüşmede bırakın onunla sevişmeyi elinizi dahi tutturmayın. Eğer onunla ilk görüşmede sevişirseniz sizi basit biri olarak görür ve daha önceden bunu herkesle rahatlıkla yaptığınızı düşünür. Unutmayın ki erkekler ilk olmak ister ve bu anlamda sizi test edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlk Buluşmada Sorulabilecek 5 Soru</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Karşınızdaki kişiyi ilk          buluşmada hangi soruları sorduğunuzda daha iyi anlarsınız? İlk          buluşmalarda sessiz kalarak onu tanımak yerine, neşeli ancak size fikir          veren şu soruları sorun&#8230;</p>
<p><strong>1. En çok izlemeyi sevdiğin favori TV programı, film, tiyatro oyunu ya          da müzik türü ne?</strong><br />
Bu soru onun duygusal yönü, dünyaya bakış açısı hakkında size bilgi          verir. İzledikleriniz ile dinledikleriniz arasında benzerlik ya da          farklılık olup olmadığını anlamaya, dünyaya aynı pencereden bakıp          bakmadığınızı anlamaya çalışın.</p>
<p><strong>2. Yaptığın işi seviyor musun?</strong><br />
&#8220;Ne iş yapıyorsun?&#8221; gibi üstü örtülü bir soru yerine onun kişiliği          hakkında bilgi verecek bu tür bir soru sormanız onu daha iyi tanımanızı          sağlacak. Kariyeriyle ilgili birkaç farklı soru sorarsanız, hoşlandığı          ve hoşlanmadığı davranışlar, nelere kızdığı, güçlü olduğu durumlar,          nasıl mutlu olduğu gibi konular hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.          Bazen ona &#8220;İnsanların hayallerinden ibaret olduğunu düşünüyorum&#8221; gibi          cevap şeklinde sorular da sorabilirsiniz.</p>
<p><strong>3. İlişki de açıklık senin için ne anlam ifade ediyor?</strong><br />
Genellikle bu konuda konuşmaya başladığınızda önceki ilişkilerinizden          örnekler verirsiniz. Her ikinizde bir elmanın yarısı gibi mi olmak          istiyorsunuz? Bu soruyu sorarken şu açıklamayı yapmanızı öneririz. &#8220;Bu          soru senin için biraz erken olabilir ancak daha önce buluştuğum kişiler          ilişkimizden ne beklediklerini bilmiyorlardı. Benden beklediği şeyleri          yaptığı umarak görüşmeye devam ettik. Açıkçası bu şekilde yürümedi.&#8221;          Onun size vereceği cevap beklentilerinizi değerlendirmenizi ve          gelecekteki kalp kırıklıklarını önlemenizi sağlayacak.</p>
<p><strong>4. Para kazanmak zorunda olmasaydın, hayatta ne yapardın?</strong><br />
Buluşmalarda umutlar, hayaller hatta pişmanlıklar aranızdaki buzları          eritir. Geçmişteki piyano çalma tutkunuz ya da seyahat etme isteğinizle          ilgili cevabınız sizin ruh halinizi yansıtır. Paylaştıklarınızla gün          geçtikçe ortak amaçlar ve ilgi alanlarınız oluşur.</p>
<p><strong>5. En çok utandığın anı benimle paylaşır mısın?</strong><br />
Bu eğlenceli soru keyifli sohbetin kapılarını açar. Bu tür sakarlıkların          ilk buluşmada anlatılması ilk buluşmada rahatsız edici gelebilir. Sizin          yanlış anlaşılmanızı sağlamayan, herkese paylaşabileceğiniz ufak tefek          sakarlıkları paylaşmanızda bir sakınca yok.</p>
<p>Bu tür ufak tefek sohbetler ilişkinizin ne kadar süreceği konusunda size          bilgi verecek ve siz de strese girmeden daha rahat şekilde mutlu bir          birlikteliğe adım atabileceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/ilk-bulusma-taktikleri-ilk-bulusmada-yapilmasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Sokak Giyim Modası</title>
		<link>http://www.1kadin.com/2010-sokak-giyim-modasi.html</link>
		<comments>http://www.1kadin.com/2010-sokak-giyim-modasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 12:31:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[2010 moda rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[2010 modaları]]></category>
		<category><![CDATA[2010 sokak elbiseleri]]></category>
		<category><![CDATA[2010 sokak modası]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı sokak modası]]></category>
		<category><![CDATA[sokak defilesi]]></category>
		<category><![CDATA[sokak modası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imza.biz/?p=1820</guid>
		<description><![CDATA[Sokak modası genelde herkesin giyebileceği, çok fazla uçuk kaçık olmayan elbiselerin bulunduğu bir moda olarak bilinir. 2010 yılı sokak modasıda genelde sadece elbiselerden oluşmuş. İlk bakışta göze hoş gelen, siyah ve beyaz renklerin hakim olduğu elbiseler bulunuyor.
Aşağıda 2010 sokak modasından bir kaç örnek var. Sizde bu resimlere bakarak 2010 sokak modası hakkında fikir edinebilirsiniz. Resimlere tıklayarak tam ekran görüntüleyebilirsiniz.






]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sokak modası genelde herkesin giyebileceği, çok fazla uçuk kaçık olmayan elbiselerin bulunduğu bir moda olarak bilinir. 2010 yılı sokak modasıda genelde sadece elbiselerden oluşmuş. İlk bakışta göze hoş gelen, siyah ve beyaz renklerin hakim olduğu elbiseler bulunuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda 2010 sokak modasından bir kaç örnek var. Sizde bu resimlere bakarak 2010 sokak modası hakkında fikir edinebilirsiniz. Resimlere tıklayarak tam ekran görüntüleyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-1.jpg"><img class="size-medium wp-image-1821  aligncenter" title="sokak modası 1" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-1-246x300.jpg" alt="" width="246" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-2.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1822" title="sokak modası 2" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-2-206x300.jpg" alt="" width="206" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-4.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1823" title="sokak modası 4" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-4-227x300.jpg" alt="" width="227" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-5.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1824" title="sokak modası 5" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-5-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-7.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1825" title="sokak modası 7" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-7-179x300.jpg" alt="" width="179" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-6.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1826" title="sokak modası 6" src="http://www.imza.biz/wp-content/uploads/2010/02/sokak-modası-6-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kadin.com/2010-sokak-giyim-modasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
