Anasayfa » Arşiv

Genel Konular Kategorisindeki Yazılar

Genel Konular, Giyim, Kadın »

[12 Haz 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Diyet yapmak, spor,
Bunların hepsi işe yarıyor ama uzun bir sürede sonuç veren şeyler. Eğer siz daha kısa sürede sonuç istiyorsanız, bu haberimizi dikkatle okuyun…

Önemli bir geceye hazırlanmak için 1 aylık bir süreniz varsa, diyet ve sporla forma girmek için bir şansınız var demektir. Ama eğer bu önemli gece sadece 3 gün uzağınızdaysa, daha kısa sürede sonuç veren bir şeylere ihtiyacınız var demektir.

Zayıf görünmenin en etkili yollarından biri de nasıl giyinmeniz gerektiğini bilmektir. Doğru giyinme konusunda işte hayat kurtarıcı birkaç ipucu…

PROBLEM BÖLGE KOLLAR
BUNLARI GİYİN
V yaka tişörtler
Dirsekte biten elbise ve bluzlar
Düz kollu tunikler
Bol kesimli kollar

BUNLARI GİYMEYİN
Çok dar tişörtler
Kolsuz elbise ve bluzlar
Askısız üstler
Kısa ve kabarık kollar

PROBLEM BÖLGE BALDIRLAR
BUNLARI GİYİN
A kesim elbiseler
İnce topuklu ayakkabılar
Bol paça pantolonlar
Kalın siyah opak çoraplar Devamı»

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

1kadin.com sitemize hoşgeldiniz. Sitemiz kadınlar için hazırlanmış bol içerikli bir sitedir. İstediğiniz veya eklemek istediğiniz konuyu iletişim menüsünden ekleye bilirsiniz.

Genel Konular, Güzellik, Moda »

[4 May 2010 | 2 Yorum | Yazar: admin]

Kemer deyip geçmeyin, kemer bir kadın için çok önemli bir aksesuardır. Doğru kıyafete doğru bir kemer seçimi kadının daha da bir hoş ve şık gösterir. Kemerin tek başına güzel olması elbette önemli fakat giysinizle bütünleşip bütünleşmediği de çok önemli. O kadar çok alternatif var ki seçim yapmakta zorluk yaşayabilirsiniz. Kadinlarsitesi.com olarak sizlere fikir vermesi için birbirinden güzel kemerleri derledik. Güzellik önemlidir diyen balayanlara…

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

bayan kemeri 1 Bayan kemer modelleri

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Genel Konular »

[16 Nis 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Daha önceki “  hamileilkten önce dikkat edilmesi gerekenler ” yazımızda kısa kısa notlar ile bilgilendirme yapmıştık. Bu seferki yazımızda konuyu biraz daha derinlemesine inceledik. Bebek sahibi olmayı ilk düşündüğünüz andan itibaren hatta ilk olarak neleri düşünebileceğinizi bu yazıda paylaştık. Umarım anne adayları için faydalı bir yazı olmuştur.

Finansal Durum

Bebek sahibi olmaya karar vermeden önce gözden geçirilmesi gereken en önemli konulardan biri finansal durumunuzdur.

Bebek odası eşyaları, bezler, aşılar ve giyeceklerin yanı sıra; hamilelik öncesi, sırası ve sonrasında doktor kontrolleri de başka bir masraf kapısını oluşturacaktır.

İş değiştirmeyi düşünmek veya ekonomik olarak riskli bir dönemde olmak, finansal sıkıntılara yol açabilir.


Psikolojik Hazırlık

Çok fazla stres ve yoğunluk, hamile kalma şansını düşürür. Hayatınızdaki olumsuzluklardan olabildiğince uzak durmaya ve moralinizi yüksek tutmaya çalışın. Eğer hamile kalma fikri sizde takıntı haline gelmişse, bu da yoğun stres yaratacak bir durumdur. Kendinizi rahat bırakmalı ve olumlu düşünmeye çalışmalısınız. Bu sayede vücut ısınız dengelenecek ve hamile kalmanız kolaylaşacaktır.

Gebelikte salgılanan hormonlar sizi daha alıngan, gergin ve sıkıntılı hale getirebilir. Bu nedenle, gebeliğe hazır olmanız ve kendinizi psikolojik açıdan yeterli hissetmeniz son derecede önemlidir.

Bu karar öncesinde eşlerin birbiriyle iletişim kurmaları çok önemlidir. En önemlisi bebek sahibi olma kararını iki tarafın birlikte vermesi ve bunun nedenlerini de açıkça konuşmaktır. Bebekle ilgili şimdiden verilmesi gereken kararlar varsa, onların da ortak alınması çok daha huzurlu bir hamilelik döneminin başlangıcı olacaktır.


İş Ortamı

Bu süreçte hem anne hem de baba olarak işlerinizi gözden geçirmelisiniz. İş yerinizde radyasyon, kimyasallar, kurşun ya da anestetik maddelere maruz kalma riski varsa, bununla ilgili işvereninizle görüşmelisiniz; zira bu durum hamile kalma şansınızı azaltacağı gibi, bebeğin sağlığını da tehlikeye atmaktadır. Ayrıca çok sigara içilen alanlar da, sizi sigaranın kötü etkilerine maruz bırakacaktır.


Önceki Hamilelikler

Eğer planlanan hamilelik ilk değilse, daha önceki gebeliklerde ortaya çıkan sorunların bilinmesi, sıradaki gebelikte, bu olası sorunlara karşı önceden tedbir alınmasını sağlayacaktır.

Örneğin; ikiden fazla düşük olmuşsa, anne ve babanın genetik açıdan tetkiki düşüklerin kalıtımsal olduğunu gösterebilir. Tekrarlayan düşüklerin başka bir sebebi de, annede kanın pıhtılaşmaya normalden fazla yatkın olmasıdır. Hamilelik öncesi, pıhtılaşmayı engelleyecek bir tedaviye başlanarak, bu nedenle oluşabilecek sorunlar önlenebilecektir.
Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir nokta da; önceki gebelikle, planlanan hamilelik arasında iki yıldan az bir süre olmasının, hem anne hem de çocuk sağlığı açısından riskli olacağıdır.


Gerekli Testler

Hamilelik, her kadın için çok özel bir dönemdir ve bu dönemde hemen her anne adayı hem kendisi hem de bebeğinin sağlığını düşünerek son derece özenli davranması gerektiğini bilir.

Hamile kalmayı planlıyorsanız, sağlıklı bir anne adayı olmak için hamile kalmadan birkaç ay önce doktor kontrolünden geçmeniz ve bazı testler yaptırmanız faydalı olacaktır.

1. TSH: Tiroid bezi (guatr) ile ilgili bir problem olup olmadığının araştırılması açısından en basit testtir.

2. Tam Kan Sayımı ve Kan Grubu: Anemi olup olmadığının saptanması açısından önemlidir. Anemi varsa gebelikten önce araştırılmalıdır. Kan grubu tayini de önemli ve kan uyuşmazlığı olup olmadığının belirlenmesi için gereklidir.

3. Antikor Testleri: Anne adayının geçirdiği hastalıkların araştırılmasına yöneliktir.

  • Rubella (kızamıkçık), gebeliğin ilk 3 ayında geçirildiğinde fetal ölüm veya fetusta kalp, sinir sistemi, göz ve işitme ile ilgili ciddi anomalilere neden olabilir. Kızamıkçık enfeksiyonunun 1/3′ü sessiz seyreder ve tanı konulamaz. 1969 yılından itibaren aşının kullanıma girmesiyle oldukça azalmıştır. Hastalık geçirmemiş anne adaylarının gebe kalmadan aşılanmaları önerilmelidir. Canlı virüs aşısıdır ve anne adaylarının aşı yapıldıktan sonra 3 ay gebe kalmamaları gerekmektedir.
  • Su çiçeği çok bulaşıcı bir virüstür. Genellikle çocukluk çağında geçirilir ve yaşam boyu bağışıklık bırakır. Eğer gebe bir kadın ilk 3 ayda su çiçeği geçirirse bebekte anomali olasılığı artmaktadır. Bağışıklığı olmayan anne adaylarının aşılanmasında yarar vardır. Aşı iki dozda ve 4-8 hafta ara ile yapılmaktadır. Son aşıdan sonra en az 1 ay korunmalı ve gebe kalınmamalıdır.
  • Tüm gebelerde hepatit B taraması gereklidir. Hepatit B taşıyıcısı olan annelerden bebeklerine geçiş olasılığı yüksektir. Hepatit B taşıyıcı gebelerin bebeklerine, doğumdan sonraki 12 saatte aşı ve koruyucu immün globulin yapılmalıdır.

4. Toksoplazma Testi: Toksoplazma özellikle kedi ve köpek dışkıları bulaşmış yenilen gıdalardan alınır. Özellikle çiğ et ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler, toksoplazma parazitinin geçmesinde rol oynar. Toksoplazmadan korunmak için kedi, köpek cinsi hayvanlardan bu süreçte uzak durmak, eğer evde besleniyorsa aşılarını yaptırmak, yenilen etleri iyi pişirmek, çiğ et yememek, yemek öncesi elleri iyi yıkamak, çiğ süt içmemek ve meyve-sebzeleri bol suyla yıkamak gereklidir.

5. Tam İdrar Tahlili: İdrar tahlilleri, böbrek fonksiyonlarının endirekt bir göstergesi olduğu gibi, gizli veya aşikar idrar yolu enfeksiyonu varlığı konusunda da bilgi verir. Gebelik nedeniyle oluşan pek çok değişiklik, idrar yolu enfeksiyonlarının ortaya çıkması için çok uygun bir zemin hazırlar. Aynı zamanda gebelik sırasında enfeksiyon, her zamankinden çok daha kolaylıkla yukarı doğru ilerler ve böbrekleri etkileyebilir. Böbrek taşı bulunması durumunda idrar yolu enfeksiyonu oluşması daha da kolaylaşır. Bu nedenle gebelik öncesi idrar yolu enfeksiyonu ekarte edilmeli, varsa böbrek taşlarının tedavisi yapılmalıdır.

6. AKŞ (Açlık Kan Şekeri): AKŞ sadece var olan açık diyabeti gösterir. Bunun yerine 50 gr. glukoz ile yapılan tarama testi daha önemli bulgular sunabilir. Eğer diyabet saptanırsa kan şeker düzeyi mutlaka normal düzeyde tutulmalıdır. Çünkü kan şekeri yüksekliğinin hamilelik üzerinde olumsuz etkisi, döllenme olmadan çok daha önce başlamaktadır.

Yaş Grupları ve Riskler

Uzmanlar, bebek sahibi olmak için en uygun yaşların 20 ila 30 arası olduğu belirtmektedir. Anneler bu yaşlar arasındaki gebelik ve doğumlarda genellikle çok sık sorun yaşamazlar. Ayrıca anneler, doğum aralıklarının en az 2 yıl olmasını sağlayarak, hem kendilerinin hem de bebeklerinin sağlığını daha iyi koruyabilir.

35 yaş üzerindeki annelerde problemli gebelik riski yüksektir, ancak sağlıklı ve kendine dikkat eden annelerde bu risk azalır.

18 yaşın altında, daha ergenliğini yeni tamamlamış yaşta gebe kalan anne adayları yeterince bilinçlenmedikleri için; gerektiği gibi beslenememekte ve olması gereken gebelik bakımına uymamaktadırlar. Hormonal yapı ve yumurtalıkların düzenli çalışması tam olarak gerçekleşmediği için, bu yaşta oluşan gebeliklerde düşük, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, ölü doğum, düşük kilolu bebek doğumları ve anne karnında bebek ölümleri daha sık görülmektedir.

Doğurganlık yaşla birlikte azalmaktadır. 20’li yaşlarda doğum kontrol yöntemi kullanmayan, düzenli ilişkiye giren ve çocuk isteyenlerin %20’si genellikle başarıya ulaşır. Bu oran 30 yaşında %15’e ve 35 yaşında %10’a iner. 40 yaşında ise bu oran %5’tir.

İleri yaşlardaki hamileliklerde doğurganlığın azalmasının dışında bazı risklerde ortaya çıkabilir. Bu risklerin en önemlisi Down Sendromu’dur. Down sendromlu çocuk doğurma sıklığı, annenin yaşı ile beraber artar. Bu risk anne 20 yaşındayken 10.000’de 1; anne 35 yaşındayken 1.000’de 3, anne 40 yaşındayken ise 100’de 1’dir.

Down sedromu ve başka kromozomsal anormalliklerin ileri yaşlardaki hamileliklerde daha sık olmasının nedenleri;

  • Annenin yumurtalarının yaşlanması,
  • Annenin zaman içinde zararlı madde, kimyasal, röntgen ve enfeksiyonlara daha çok maruz kalmasıdır.

Ayrıca ailede genetik bozukluğa bağlı bir hastalık varsa ve 35 yaşın üzerinde iseniz, bir genetik uzmanına başvurmanızda fayda vardır. Genetik hastalık riski taşıyan anne adaylarına yapılan gebelik öncesi genetik tanı (PGT – Preimplantasyon Genetik Tanı) ile bebeğin sağlıklı olup olmadığı belirlenebilmektedir.

Sigara Kullanımı

Sigara, kötü bir gebelik öyküsü için ana risk faktörüdür. Kadınların sigara içmesi, kısırlığı doğrudan tetikleyen nedenlerden bir tanesidir. Kadında yumurta, erkekte ise sperm sayı ve kalitesini azalttığından, hamile kalmada güçlüğe neden olabilir.

Sigara içenlerde dış gebelik oranı, içmeyenlere göre daha fazla; düşük riski ise daha yüksektir. En büyük tehlikelerinden biri de düşük kilolu doğum yapma riskidir; ki bu da bebeklerde ölüm veya ciddi hastalıklarla (felç, zeka geriliği vb.) sonuçlanabilir.

Hamileliğe karar vermeden en az üç ay önce, hem kadın hem de erkek mutlaka sigarayı bırakmalıdır.

Alkol Alımı

Fazla alkol alımı, kadınların ciddi oranda hamile kalma şansını azaltır, erkeklerde ise sperm kalitesinin düşmesine neden olur.

Hamile kalmayı düşündüğünüz zamandan 3 ay öncesinde, mutlaka fazla alkol alımını bırakmalısınız.

Hamilelikte, haftada 4-5 kadehten fazla tüketilen alkol, çocukta özel doğumsal bozukluklar ve zeka geriliğine neden olabilir. Bu çocuklarda, başkaları ile kolay iletişim kuramama ya da sonucunu düşünmeden derhal eyleme geçme gibi davranış ve gelişim bozuklukları görülebilir. Ayrıca yüz şeklinde de belirgin farklılıklar olabilir. Bu çocuklar işitsel sorunlar, yeme zorluğu, uyku düzensizlikleri, tuvalet eğitimini geç alma, geç yürüme, hiperaktivite gibi sorunlarla da karşı karşıya kalabilir.

Beslenme Düzeni

Hamilelik öncesi doktor kontrolünde, kilonuzu düzenlemeniz önemlidir.

Aşırı kilolar; annede yüksek tansiyon, şeker ve kalp rahatsızlıklarına neden olabileceği gibi, düşük kilo da bebeğin zayıf ve duyarlı olmasına neden olur.

En az altı ay önceden, boy ve kilo oranı dengelenmelidir. Suni tatlandırıcılar, kafein (kahve, çay, asitli içecekler) gibi maddelerin kullanımı azaltılmalıdır.

Hamile kalmadan önce B grubu vitaminlerinden folik asit takviyesi tavsiye edilmektedir. Günde alınan 400-500 mikrogram folik asit bebekteki merkezi sinir sistemi anomalilerini %50’ye yakın bir oranda azaltır. Folik asit; narenciyede, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, badem ve baklagillerde bulunur.

Sağlıklı beslenmek yumurta ve sperm kalitesini, buna bağlı olarak da döllenmeyi etkiler. Hamilelik öncesinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ve bunların hamilelik süresince devam ettirilmesi çok önemlidir.

Temel besin maddelerin hepsinden her gün alınması gerekir. İhmal edilmemesi gereken yiyecekler şunlardır: Sebze ve meyve, süt ve süt ürünleri, protein, tahıl.

Egzersizin Önemi

Hamile kalmadan önce düzenli olarak egzersiz yapmanız, hem dolaşım sisteminizi harekete geçirecek hem de kaslarınızı kuvvetlendirecektir.

Gün içinde özellikle bel, sırt ve karın kaslarınızın güçlenmesini sağlayacak hafif egzersizler yapabilirsiniz. Hızlı tempolu yürüyüş, hafif tempolu koşu ve özellikle de yüzme; kalp-dolaşım sisteminize çok faydası olacak sporlar arasında sayılabilir. Bu şekilde hem daha rahat bir hamilelik ve doğum yaşar; hem de doğumdan sonra eski sağlık ve formunuza daha kolay ulaşırsınız.

Ne Kadar Zamanda Hamile Kalınabilir?

Hamile kalmak isteyen bayanların, yumurtlama gününü takip edip öğrenmesi gerekir. Bunun için her regl döneminde ve sonrasında vücudunuzun verdiği tepkileri inceler ve kaydederseniz; yumurtlama gününüz hakkında bir fikriniz olacaktır. Böylelikle de kendi adet takviminizi oluşturabilirsiniz. Özellikle düzenli adet gören kadınlarda bu takvim çok işe yaramaktadır.

Genelde yumurtlama ilk regl olduğunuz günden sonraki 10. ile 16. gün arasında, çoğunlukla da 14. günde gerçekleşir. Yani bu dönem en fazla doğurgan olunan zamandır. Ancak her kadın bu dönemde yumurtlamayabilir. Bazıları daha önce, bazıları da daha sonra yumurtlayabilirler.

Yumurtlama anından önce ‘mukus’ denilen sıvının, yumurta beyazı kıvamına geldiğini fark edebilirsiniz. Bir başka ipucu da vücut ısınızdır. Yumurtlama öncesi vücut ısınız normalin biraz daha üzerine çıkar, bunu eczanelerde satılan özel derecelerle de takip edebilirsiniz.

Bayanların yumurtlama öncesi güzelleştiği de bir başka rivayettir. Bu sebepten dolayı hamilelik şansınızı arttırmak için tam bu kısa yumurtlama döneminde ilişkiye girmeniz gerekir.

Erkek spermi cinsel ilişkiden sonra yaklaşık 48-72 saat kadın vücudunda canlı olarak kalabilir, kadının en doğurgan olduğu bu yumurtlama dönemi hamile kalmak için çok uygundur.

Doğum kontrol yöntemi kullanmayan ve haftada 2-3 kez düzenli ilişkiye giren çiftlerin, ilk yıl içinde hamilelik başarı oranları %80’dir. %10-15’i ise ikinci yılda başarıya ulaşırlar. Ancak ilk bir yıl içinde hamile kalamayanların kısırlık açısından tetkik edilmesi doğru olur.

Hamile Kaldığınızı Nasıl Anlarsınız?

Hamileliğin en önemli belirtisi adet gecikmesidir.

Bunun yanı sıra bulantı, yorgunluk, göğüslerde hassasiyet, sık idrara çıkma, karın bölgesi ve kasıklarda ağrı, rahatsızlık hissi, vajinal akıntıların ve vajinada ıslaklığın artması gibi şikayetler yumurtlamanın gerçekleştiğinin belirgin işaretleridir.

Ayrıca eczanelerde satılan ovülasyon belirleme testleri ile de yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenebilir.

Ancak en kesin tanı güvenilir laboratuarlarda yaptıracağınız hamilelik testi ve tabi ki doktor kontrolüdür.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Genel Konular »

[31 Mar 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Hamilelik her kadın için çok özel bir dönemdir ve bu dönemde hemen her anne adayı hem kendisi hem de bebeğinin sağlığını düşünerek son derece özenli davranması gerektiğini bilir. Günümüzde artık sadece hamilelik oluştuktan sonra değil hamilelik öncesinde de uygulanacak bazı yaklaşımların önemi ortaya konmuştur. Hamilelik sırasında bebeğin gelişiminde en önemli ve hayati aşamalar hamileliğin başlangıç döneminde yani anne adayı henüz hamile olduğunu fark etmeden önce oluştuğu için bu erken aşamada bilinçli davranarak bebeğinizi bazı enfeksiyonlardan, hastalıklardan, besin eksikliklerinden ve çevresel hasarlardan koruyabilirsiniz.

Hamile kalmadan birkaç ay önce doktor kontrolünden geçmeniz faydalı olacaktır. Kan grubunuz, hepatit B ve kızamıkçık gibi hastalıkları geçirip geçirmediğinizi anlamak üzere kan testi yaptırabilirsiniz. Bütün hastalıklar hamilelik döneminde anne ve bebek için tehdit oluşturur. Hamilelik sırasında geçirilen bazı hastalıkların (su çiçeği, kızamıkçık, hepatit gibi) anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkisi, hastalığın hamilelik dışında geçirilmesinden daha fazladır. Özellikle bebeklerde geri dönüşü olmayan sonuçlara, sakatlıklara yol açmaktadırlar ve çoğu zaman bebekler kaybedilmektedir.

Doktora başvurduğunuzda;

• Bugüne kadar yaşadığınız tıbbi problemler konusunda doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir.

• Jinekolojik muayene ile özellikle rahim ve rahim ağzının değerlendirilmesi gereklidir.

• PAP Smear testi ile rahim ağzı kanseri açısından kontrolünüz mutlaka yapılmalıdır.

• İdrar testi, idrar incelemesi ile idrar yolu enfeksiyonları ve böbreklerinizle ilgili problemler tespit edilebilir.

• Anne adayının ve eşinin kan gruplarının belirlenmesiyle kızamıkçık, sarılık, taksoplazmozis gibi hamilelik sırasında geçirildiği takdirde bebekte anormalliklere yol açabilecek enfeksiyonlara karşı bağışıklık durumunun belirlenmesi gerekir.

• Kan basıncının (Tansiyon) yüksek bulunması halinde hamilelik öncesinde gerekli önlemlerin alınması gerekir.

• Cinsel temas yoluyla geçen klamidya, üreoplazma gibi enfeksiyonların tespit edilmesi ve düşüklere yol açabilen bu enfeksiyonlara karşı hamilelik öncesinde gerekli tedavinin yapılması gerekir.

• Tiroit bezinin fonksiyonu ile ilgili problemler hamileliğin elde edilmesini ve sağlıklı bir şekilde devam etmesini engeller. Tiroit bezine ait bozukluklar tedavi edildiğinde sağlıklı bir bebek sahibi olmak mümkündür.

Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı gibi özel durumlar hamileliğinizi etkiler. Ailenizde genetik bozukluğa bağlı bir hastalık varsa ve 35 yaşın üzerinde iseniz bir genetik uzmanına başvurabilirsiniz.

Sağlıklı beslenme ve kilo dengesini koruyarak vücudunuzu hamileliğe hazırlayabilirsiniz. Bazı hekimler hamilelikten 3 ay önce başlamak üzere günde 400 mcg Folik asid (B vitamini) alınmasını önerir. Folik asid hamileliğin ilk 3 ayı içinde oluşabilecek nöral tüp defekti adı verilen beyin ve omurilikteki bozuklukları önlemeye yardım eder. Folik asidi içeren besinleri de bol tüketmenizde fayda vardır. Bunlar; portakal suyu, yeşil lifli sebzeler, kuru ve doğal baklagillerdir.

Egzersiz yapmaya şimdiden başlayabilirsiniz ve hamileliğiniz süresince de çok ağır olmamak koşulu ile egzersize devam edebilirsiniz. Sigara ve alkol kullanıyorsanız bunları kesmelisiniz çünkü bebek üzerinde zararlı etkileri vardır. Doktora danışmadan ilaç kullanmamalısınız ancak halihazırda bir hastalığınız sebebi ile ilaç kullanmak zorunda iseniz hastalığınızı ve kullandığınız ilacı doktorunuzla konuşmalısınız.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Genel Konular »

[21 Şub 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

İlk buluşma çok heyecanlıdır. Daha önceden hiç görmediğiniz biri ile buluşacaksanız bu heyecan bir kat daha artar. İlk izlenimlerinizi ilk buluşmada alacağınızdan ilk buluşma çok önemlidir. Her iki taraf da karşı taraf üzerinde iyi bir izlenim bırakmak isteyecektir. ( Tabi birbirlerini beğendilerse). Bu şansı çok iyi kullanmanız gerekir.

İlk buluşmada ne yapmak gerekir, nasıl davranmalı, ne konuşmalı, nasıl giyinilmeli, nelere dikkat edilmeli? İşte aşağıda bu soruların cevaplarınız vereceğiz. Bu tiyoları çok dikkatli okuyun olumlu sonuçlarını göreceksiniz.

Görüşme öncesi birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin söz veridiğiniz gün çok önemli başka bir işiniz çıktı ve bu görüşmeyi o gün yapamayacaksınız. İşte böyle bir durumda onu arayın ve mazeretinizi nazik bir dille anlatın. Ona yeterince ilgi gösterin ki görüşmemek için bahane bulduğunuzu düşünmesin. Hatta görüşmüşken yeni bir randevu tarihi de belirlerseniz kafasındaki soru işaretleri de kalkmış olacaktır.

İlk buluşmada mekan çok önemlidir. Sessiz, sakin ve kapalı bir mekanı tercih edin. İletişim daha kolay olacak ve bu sayede ona daha iyi odaklanabileceksiniz.

En çok yapılan hatalardan biri de ilk buluşmada yanınızda sizden birinin olması. Bu olumsuz bir etki bırakmakla kalmaz samimi ve sıcak bir ortamın doğmasına da engel olur. Ayrıca sizin olgun biri olmadığınızın da göstergesidir. Bu yüzden mutlaka tek gidin. Sizi ilk görüşmede ailesi ile tanıştırmaya kalkarsa buna kesinlikle engel olun ve kabul etmeyin.

İlk görüşmeden sonra 2. görüşme arasına biraz zaman verin 24 saat sonra yeniden görüşmeyi kesinlikle kabul etmeyin.

İlk görüşmeden göz iletişimi çok önemlidir. Konuşurken sağa sola değil de gözlerinin içine bakın. Bilirsiniz gözler yalan söylemez. Böylece hem daha samimi bir iletişim kurar hem de niyetini anlama fırsatını yakalarsınız.

İlk bulumada sohbetinizi yarıda kesip birilerine mesaj atmayın ya da birileri ile telefonda görüşmeyin. Görüşmeye başladığınız anda ya telefonunuzun sesini kısın ya da tümden kapatın. Uzun zuzun birileri ile konuşmak saygısızlıktır.

İlk görüşmede ara ara seslikler olur. İki taraf da konuşacak bir şey bulamaz. Böyle bir durumda sırf sessizliği bozmak adına  saçma sapan birşer söylemek yerine karşınızdaki kişinin kişilik özellikleri ile ilgili bir soru sorun. Pek çok erkek kendinden bahsetmeyi kadınlara göre çok sever ve uzun uzun anlatır.

Çevrenizde başka erkekler varsa onlara göz ucuyla dahi bakmayın. Bunu yaparsanız 2. görüşmeyi unutun.

İçkili bir ortamdaysanız ortama uyun; ama birkaç kadehi geçmeyecek şekilde olmalı bu.

Garson geldiğinde onunla aynı siparişi asla vermeyin. “Sen ne istiyorsan ben de aynısından” demek acıklı bir hava doğurabilir. Ne hoşunuza gidiyorsa onu isteyin. Yalnız siparişinizi veriken dökülüp saçılacak şeyler isemeyin. Sizi zor bir duruma sokabilir.

Görüşme bir kış günü ise ve siz de dışarı çıktığınızda üşdüyseniz size ceketini verdiğinde ona hayır demeyin.

Siz sigara içiyorsanız o içmiyorsa sigara içmek için yemeğin bitmesini bekleyin. Yemek sonunda sigarayı yakmadan onun rahatsız olup olmayacağını sorun ve sigaranızı öyle yakın. Yanında 2. bir sigarayı yakmayın.

Hesabı ödeme zamanı geldiğinde siz de elinizi çantanıza götürün, hesabı kendisi ödemekte ısrarlıysa bırakın ödesin. Ancak görüşmeye giderken yanınızda mutlaka para bulunsun. Cimri biri ile de görüşmüş olabilirsiniz. Böyle biri ise 2. görüşmeyi yapmayın onunla.

Eğer endişeliyseniz, çekinceleriniz varsa bunu açık açık söyleyin. Bu şekilde endişenizin giderilmesi daha kolay olacaktır.

İlk görüşmede bırakın onunla sevişmeyi elinizi dahi tutturmayın. Eğer onunla ilk görüşmede sevişirseniz sizi basit biri olarak görür ve daha önceden bunu herkesle rahatlıkla yaptığınızı düşünür. Unutmayın ki erkekler ilk olmak ister ve bu anlamda sizi test edebilir.

İlk Buluşmada Sorulabilecek 5 Soru

Karşınızdaki kişiyi ilk buluşmada hangi soruları sorduğunuzda daha iyi anlarsınız? İlk buluşmalarda sessiz kalarak onu tanımak yerine, neşeli ancak size fikir veren şu soruları sorun…

1. En çok izlemeyi sevdiğin favori TV programı, film, tiyatro oyunu ya da müzik türü ne?
Bu soru onun duygusal yönü, dünyaya bakış açısı hakkında size bilgi verir. İzledikleriniz ile dinledikleriniz arasında benzerlik ya da farklılık olup olmadığını anlamaya, dünyaya aynı pencereden bakıp bakmadığınızı anlamaya çalışın.

2. Yaptığın işi seviyor musun?
“Ne iş yapıyorsun?” gibi üstü örtülü bir soru yerine onun kişiliği hakkında bilgi verecek bu tür bir soru sormanız onu daha iyi tanımanızı sağlacak. Kariyeriyle ilgili birkaç farklı soru sorarsanız, hoşlandığı ve hoşlanmadığı davranışlar, nelere kızdığı, güçlü olduğu durumlar, nasıl mutlu olduğu gibi konular hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Bazen ona “İnsanların hayallerinden ibaret olduğunu düşünüyorum” gibi cevap şeklinde sorular da sorabilirsiniz.

3. İlişki de açıklık senin için ne anlam ifade ediyor?
Genellikle bu konuda konuşmaya başladığınızda önceki ilişkilerinizden örnekler verirsiniz. Her ikinizde bir elmanın yarısı gibi mi olmak istiyorsunuz? Bu soruyu sorarken şu açıklamayı yapmanızı öneririz. “Bu soru senin için biraz erken olabilir ancak daha önce buluştuğum kişiler ilişkimizden ne beklediklerini bilmiyorlardı. Benden beklediği şeyleri yaptığı umarak görüşmeye devam ettik. Açıkçası bu şekilde yürümedi.” Onun size vereceği cevap beklentilerinizi değerlendirmenizi ve gelecekteki kalp kırıklıklarını önlemenizi sağlayacak.

4. Para kazanmak zorunda olmasaydın, hayatta ne yapardın?
Buluşmalarda umutlar, hayaller hatta pişmanlıklar aranızdaki buzları eritir. Geçmişteki piyano çalma tutkunuz ya da seyahat etme isteğinizle ilgili cevabınız sizin ruh halinizi yansıtır. Paylaştıklarınızla gün geçtikçe ortak amaçlar ve ilgi alanlarınız oluşur.

5. En çok utandığın anı benimle paylaşır mısın?
Bu eğlenceli soru keyifli sohbetin kapılarını açar. Bu tür sakarlıkların ilk buluşmada anlatılması ilk buluşmada rahatsız edici gelebilir. Sizin yanlış anlaşılmanızı sağlamayan, herkese paylaşabileceğiniz ufak tefek sakarlıkları paylaşmanızda bir sakınca yok.

Bu tür ufak tefek sohbetler ilişkinizin ne kadar süreceği konusunda size bilgi verecek ve siz de strese girmeden daha rahat şekilde mutlu bir birlikteliğe adım atabileceksiniz.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Genel Konular, Kadın »

[22 Oca 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Günümüzde fiziksel aldatma kadar sanal ilişkiler de arttı. Ama Doç. Dr. Armağan Samancı, bu tür ilişkilerin fiziksel aldatmadan ayrıştığını söylüyor: Sanal ortamda yaşanan flörtöz ilişkiler aldatma sınıfına girmez
Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü Klinik Şefi Doç. Dr. Armağan Samancı aldatma ile ilgili sorularımızı yanıtladı:

- Sadakatsizlik ‘geliyorum’ der mi?
Evet, der. Çünkü sadakatsizlik aslında kötü gidişatın bir yan etkisidir. Bir ilişki kötü gitmeye başladığı zaman, sadakatsizlik artmaya başlar. O anlamda bir çiftin ilişkisinin kötü gidişatı, ilişkiyi birçok kötü noktaya doğru götürebilir. Kötü gidişat, ilişkiyi aldatmaya hazır hale getirmeye başlar. Kişilerin birbirlerine bağlılıkları devam ettiği sürece, başka bir ilişkiye sürüklenme olasılıkları çok düşüktür. Kişi, ne zaman ki ilişkisinden yavaş yavaş ayrışmaya başlar, o zaman başka bir ilişkinin çekim alanına girme olasılığı yükselir.

- Akıllarında yokken, kavganın ardından çiftler birbirlerini aldatabilir mi?
Genelde aldatma ya çiftin ya da bireyin duygusal sorunlarından kaynaklanır. Aldatılma bir günde oluşan bir durum değildir. Birçok kadın aldatmayı ya da aldatılmayı hissetmeye başlar. Bu anlamda oldukça güçlü bir fark etme duyguları vardır. Ama kadınların çoğu aldatılmanın olabileceği durumları fark edebilecekken, görmezden gelir. Aldatmayı, o sürecin öncesinde hissediyor ama göz ardı ediyorlar. İlişkiyi masaya yatırsalar sıkıntılı bir süreç başlayacak. Onu da kimse istemiyor. İlişkideki sıkıntıları aldatılmadan önce masaya yatırmak demek, ilişkiyi de riske atmak demek. Mutsuzluk ve sıkıntılar ortaya çıkacak ve ilişkiyi ayrılığa götürecek birtakım konuşmalar olabilecek. Bu ya çözümlenebilir ya da ilişkiyi ayrılığa doğru götürebilir.

DERECESİ ÖNEMLİDİR!
- Sanal ilişki aldatma mı?

Kişilerin önemli saydıkları her şey bir duygusal aldatmadır. Burada derecesi önemlidir. Günlük yaşamda yaşanan flörtöz yakınlaşmalar aldatma olarak kabul edilmez. Günümüzde artık sanal dünya çok uzak bir dünya olmaktan çıkıp, yaşamımızın önemli bir parçası haline gelmeye başladı. İnternette yaşanan şeyle, sokakta yaşanan şey birbirine yaklaştı. Sanal ortamda yaşanan flörtöz ilişkiler çok aldatma sınıfına girmez. Ama bunun ötesinde olan her türlü aldatma, aldatma yelpazesine girer.

- Aldatma mutlaka boşanmayla mı sonuçlanmalı?
Hayır. Boşanma bir sonuç değildir. Problem çözücü de değildir. Kanuni bir sürecin sonucudur. Çiftlerin çoğu ilişkiyi, evliliği veya çocukları koruma adına kendi içlerinde problemi çözmeye çalışmaktadır. Her ne kadar aldatılanlar yoğun boşanma fikri taşısa da, bu bir reaksiyon. Zaten aldatmaların çoğunu kendi içinde çözümler ya da çözümlemeden evliliklerini sürdürürler. Bu, daha sonra boşanmalara sebep olan yolu da açar. O yüzden bugün boşanma sebeplerinin en önemlisi aldatmadır. Temel anlamda kimse, değer verdiği bir şeyi kaybetmek istemez. Ama böyle bir şey yaşayınca doğal olarak reaksiyon verir.

ALDATMAYI KABULLENMEK SORUNLARI ÇÖZMEZ!
- Kadın kabul ettikçe erkek aldatmayı tekrarlar mı?
Hiçbir kadın hiçbir aldatmayı kabullenemez. Ama kabullenmek zorunda kalabilir. Maddi sorunlar, sosyal konum, eşine bağımlı olması veya eşini başka bir kadına kaptırmama duygusu gibi duygular yan yana geldiği zaman, kadın aldatmayı bir anlamda kabullenebilmektedir. Ama kabullenmek aldatmayı çözmek değildir. Bu, aldatmayı çözmediğiniz sürece, ya ilişkiyi bozucu ya da aldatmayı artırıcı rol oynar. Kadın ve erkek problemi çözmediği sürece aldatma olasılığı çok daha yüksektir. Çözmek için problemi anlamak ve karşılıklı olarak paylaşmak, birbirini suçlamamak, problemi gördükten sonra ilişkinin duygusal olarak yeniden canlanmasını sağlamak, affetme fonksiyonunu harekete geçirmek ve yeniden güvenebilmek lazım.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Genel Konular, Kadın »

[19 Oca 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Ekonomik krizin etkilerinin azalmaya başladığı şu günlerde iş ilanlarında epey artış oldu ve iş görüşmeleride arttı. İş mülakatlarında söyleyeceğiniz bir cümle sizi işe alabilirde, işi elinizden alabilirde. Bu nedenle mülakatlara son derece temkinli ve sakin girmek gerekiyor. Artık mülakatlarda düşünce yapınızı ortaya çıkarabilecek sorular soruluyor. Ne kadar akıllıca cevap verirseniz, iş size o kadar yaklaşır.


İş görüşmelerinde yılların deneyimli görüşmecileri ve işe alım uzmanları zamanla kendi tarzını geliştiriyor. İş arayanlara klasik soruların yanı sıra, hatta bazen onların da tamamen dışına çıkarak kendi sorularını yöneltiyor. İş arayanlardan gelen mesajlarda bunu doğrular nitelikte. Kimisi şaşırıyor, kimisi saçma buluyor. Ayrımcılığa yönelik olmadığı sürece işverenden biraz tuhaf ve zorlayıcı sorular gelebilir. ABD ve Avrupa’daki mülakatlarda da bu sorular çıkabiliyor. Cevap verirken şuna dikkat: Sabrınız deneniyor olabilir. İşte bu tuhaf ve zorlu sorulardan bazıları…

- Sizden daha az ve bilgisi ve deneyimi olan birinin emrinde çalışsanız ne hissederdiniz?
Çok dikkatlice ve akıllıca bir cevap gerekiyor. Böyle bir şeyi kim ister ki? Öncelikle yöneticinizin sizden daha alt seviyede olduğu nereden belli? Eğer torpille orada bulunmuyorsa mutlaka artı bir özelliği vardır. Yoksa da, böyle bir anlayışı ısrarla sürdüren bir işyerinde çalışmanın, iş anlayışına uygun düşmeyeceğini ifade edebilirsiniz.

- Sizin için ideal şirket hangisi? Örnek verebilir misiniz? Neden?
Sizin idealiniz, yüklü bir maaş ve 2 ay yıllık izin veren bir şirket olabilir! Ancak karşı tarafın duymak istediği bu mu? Başarılı şirketlerin neler yaptığını gözünüzün önüne getirin. Bir şekilde yakından tanıma fırsatı bulduğunuz bir şirket var ise, o zaman ismini verip örneklendirebilirsiniz.

- Kariyerinizde ilerlemek için en çok neye ihtiyacınız var?
Motivasyon mu, iyi çalışma koşulları mı, birilerinin fırsat vermesi mi? Siz kendi hedeflerinize göre karar vereceksiniz.

- En sevdiğiniz yöneticileriniz kimdi ve neden?
Mesela şöyle bir cevap: “Genelde hiçbir yöneticimle sorun yaşamadım ama özellikle şirketindeki yöneticiden çok şey öğrendim. Çok tecrübeli bir isimdi ve bunu ekibiyle paylaşmasını çok iyi biliyordu.”

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png