Anasayfa » Arşiv

Güzellik Kategorisindeki Yazılar

Güzellik »

[11 Eki 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

ve bakımın başında Tırnaklar gelir. Estetik açıdan görüntüsü bayanlar için çok önemlidir. Tırnaklar bu kadar önemli olunca ne yazık ki daha fazla bakım ve ilgi gerektiriyor. Aksi halde çok çabuk kırılıyor ve uzamak bilmiyorlar. ÖZel günlerde güzel tırnaklara sahip olmak her bayanın isteğidir. Eğer tırnaklarınızın daha çabuk uzamasını ve daha dayanıklı olmasını istiyorsanız, sizler için bir kaç öneride bulunabiliriz.

İşte tırnaklarınızı daha az kırılgan ve daha çabuk uzayan bir süreçle tanıştırmanın yöntemleri;
1- Mineral ve protein alımınızı arttırmalısınız
2- Manikür sırasında sert törpü kullanımı veya fazla baskılı törpüleme işlemlerinden kaçınmalısınız.
3- Tırnaklarınızı asla yememelisiniz. Bu huyunuzdan vazgeçemiyorsanız, tavsiyemiz ACI OJE sürmenizdir.
4- Bolca su tüketmelisiniz ve bu tüketimi yaz mevsiminde arttırıp diğer mevsimlerde sabit tutmalısınız.
5- Törpüleme sırasında, tırnaklarınızı asla ileri geri törpülemeyin. Çünkü bu şekilde tırnaklarınızın alt ve üst tabakası arasındaki bağa zarar verecek ve çatallaşan tırnaklar ile baş başa kalacaksınız. Tavsiyemiz sürekli olarak aynı yöne doğru törpüleyin. Tırnaklarınız da dâhil vücudunuzun hangi bölümü olursa olsun özen gösterirseniz sonucunda mutlu ve huzurlu olursunuz.

tirnak bakimi

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Diyet, Güzellik »

[1 Eki 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Daha genç olmak herkesin isteğidir. Fakat geçen zamanı geri döndüremeyeceğimiz gibi yaşlanmayıda engelleyemiyoruz. Fakat bazı besinler ile yaşlanmayı yavaşlatabiliriz. Sizlerle 4 adet beslenme önerisi paylaşacağız. bu besinleri kullanarak daha genç görünebilirsiniz. sırayla önerilere başlayalım.

1) Prof. Dr. Mehmet Öz’ün önerisi: YEŞİL İÇECEK

Neden öneriyor?
Yeşil her şeyin anahtarıdır. Vücudun yeşil yiyeceklere çok ihtiyacı var. Örneğin, semizotu ve ıspanak gibi gıdaların mutlaka bol bol tüketilmesi gerekiyor. Semizotu; E vitamini ile hücrelerinizi kaplar. Ayrıca sağlıklı yağlar grubundan olan Omega 3 yağları bakımından son derece zengin bir sebze niteliği taşır. Ispanak ise B vitamini, demir ve daha farklı birçok iyi şeye sahiptir.

Malzemeler
• 1 demet ıspanak
• Yarım demet maydanoz
• 1 adet kereviz
• 1/4 çay kaşığı zencefil kökü
• 2 salatalık
• 2 yeşil elma
• Yarım limon suyu

Hazırlanışı:
Ispanakları iyice yıkayın ve çiğ olarak blendıra atın. Salatalığı, kerevizi, maydanozu, zencefili ve limon suyunu da ekleyin. Bu karışımı tatlandırmak için, bir elmayı da ilave edin. Hepsini karıştırın ve günde 3-4 bardak için.

2) Beslenme Uzmanı Taylan Kümeli’nin önerisi: SEMİZOTLU SALATA

Neden öneriyor?

Semizotu kanı temizler, idrar söktürür, sinir krizlerine ve beyin yorgunluğuna iyi gelir, böbrekteki kum ve taşı döker. Şeker hastalarının susuzluğunu azaltır, kilo vermeye yardımcı olur. Şeftali iyi bir potasyum kaynağıdır, A ve C vitamini içerir, diüretik ve laksatif özellik gösterir. Ceviz, elzem bir yağ olan omega 9 yağ asidi içerir, yağ kaynağı olarak A, E, D ve K vitaminlerinin emilimine destek olur. Lor peyniri hem kalsiyum hem de protein kaynağıdır. Domates, C vitamini ve beta karotence zengindir.

Malzemeler
• 1 kg semizotu
• 1 orta boy şeftali
• 2 yemek kaşığı lor peyniri
• 1 tam ceviz
• 5-6 cherry domates

Hazırlanışı:
Yıkanmış semizotunu köklerinden kesin, bir kaba doğrayın. İyice yıkadığınız şeftaliyi de doğrayın. Lor peynirini, ceviz içini elinizle ufalayarak ekleyin, cherry domatesleri de ekleyerek tüketin.

3) Beslenme Uzmanı Dilara Koçak’ın önerisi: KABAK ÇORBASI

Neden öneriyor?
Kötü beslendiğinizi düşündüğünüzde ertesi gün bedeninizi temizlemek için aşağıdaki tarife göre kabak çorbası hazırlayın ve örnek listeyi takip edin.

Malzemeler
2 kabak (lif ve su oranı yüksek olup düşük kalorilidir)
2 yemek kaşığı bulgur (tam tahıl olduğu için lif ve bitkisel protein içerir ve tok tutar)
2 soğan (iyi bir antioksidandır)
2 domates (içerdiği likopen önemlidir)
2-3 diş sarımsak (bağışıklık sistemi ve kalp için faydalıdır)
Birer demet nane, maydanoz, dereotu, limon suyu (c vitamini içerir)
1 çorba kaşığı zeytinyağı (kalp dostudur)
Az tuz
2-3 bardak su

Hazırlanışı:
Hepsi beraber pişirilip, blendırdan geçirilir. Aşağıdaki örnek listeyi 3 gün boyunca uygulayarak, çorbanın etkisini artırabilir, detoks yaparak vücudunuzu temizleyebilirsiniz.

1. gün
Sabah: 1 bardak kefir ve 10 fındık
Ara öğün: 1 meyve
Öğle: Kabak çorbası (sınırsız)
Ara öğün: 1 meyve + 10 fındık
Akşam: Kabak çorbası (sınırsız)
Ara öğün: 1 meyve

2. gün
Sabah: 1 probiyotik yoğurt, 1 kaşık yulaf, 2 kuru kayısı
Ara öğün: 10 badem
Öğle: Kabak çorbası (sınırsız)
Ara öğün: 1 meyve
Akşam: Izgara balık ve salata
Ara öğün: 1 meyve

3. gün
Sabah: 1 yumurta, 1 grissini
Öğle: 1 tabak mercimek yemeği (etsiz) ve salata
Ara Öğün: 1 meyve
Akşam: Kabak çorbası ve ızgara balık
Ara öğün: 1 meyve

Bunlar da yapılmalı!

Temizlenme süresince bol su içilmelidir, çay çeşitleri sınırsız içilebilir. Kahve ve kafein içeren içecekler ile alkolden uzak durulmalıdır. Gün içinde istenildiği kadar salatalık, domates, biber, marul ve kereviz sapı tüketilebilir.


4) Beslenme Uzmanı Selahattin Dönmez’in önerisi: METABOLİK DENGE SIVISI

Neden öneriyor?
Bağırsak ve böbrek çalıştırıcı, mide asitlerini dengeleyici, yağ yakıcıdır. Fark etmeden Diyet’in farklı formülleri bireylerin her zaman daha iyi kilo yönetmesine yardımcı olmuştur. Formüllerimizi hazırlarken besin öğeleri ve aktif bileşenlerin birbiri ile etkileşimleri değerlendirilmektedir. Formülde bulunan besinler ve baharatların eksik veya fazla konulması, içeriğine farklı maddelerin eklenmesi, bu sinerjiyi bozar ve etki mekanizmasını çalışamaz hale getirir. Fark Etmeden Diyet’in metabolik denge sıvısı on binlerce kişinin kullandığı, sağlıklı bir içecek alternatifidir. Kilo yönetiminde başarılı olmak için formülün içeriğini kesinlikle değiştirmemek gerekir.

Malzemeler:
• 2 orta boy elma (yeşil veya kırmızı)
• 1 orta boy limon
• 1 kuru dal veya rulo tarçın
• 1 tatlı kaşığı tane karabiber
• 1 tatlı kaşığı kuru karanfil

Hazırlanışı:
1 kabın içine elma ve limon (kabukları ve çekirdekleriyle birlikte) 4 eşit parçaya bölünerek konulur, üzerine rulo veya dal tarçın, tane karabiber, kuru karanfil eklenerek, 3 litre suda tercih edildiği sürece kaynatılır. Karışım kaynadıktan sonra süzülüp soğumaya bırakılır.

Kullanılışı:
Her gün düzenli olarak, en az 3 çay fincanı, öğün sonrasında tüketilir. Yazın içine buz parçaları konularak soğuk olarak da içilebilir.

Dikkat edilmesi gereken önemli nokta:
- Tansiyon düşüklüğü yaşayanlar, böbreklerinde taş, reflü ve mide rahatsızlığı olan bireylerin kullanmaması gerekir.
- Metabolik denge sıvısının etkisini artırmak için, bu sıvıyı içeren iki günlük detoks diyeti

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Estetik, Güzellik, Sağlık Konuları »

[21 Eyl 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Dolgu maddeleri deri altına enjekte edilerek, derideki ince ve derin kırışıklıkları gidermek, yara izlerini tedavi etmek, ciltteki çukurları yok etmek, ince dudakları kalınlaştırmak,yanaklara dolgunluk vermek amacıyla kullanılan maddelerdir. Dolgu maddeleri ile tedavisi sonrası kısa sürede daha genç bir görünüm sağlanır. Yüzdeki yorgun ifade giderilir.
Yıllar içerisinde ciltte elastik lif, kollajen lif, yağ tabakası ve hyaluronik asitin azalmasına bağlı olarak kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelir. Özellikle göz, ağız, çene, boyun, burun, alın bölgesinde kırışmalar ve sarkmalar ortaya çıkar. Yüzün alt kısımlarında sarkma ve kırışıklıklarda dolgu maddeleri başarıyla kullanılabilir.

dudak_dolgusu

Dolgu maddeleri dudağa daha dolgun ve genç görünüm sağlamak amacı ile uygulanmaktadır. Ciltteki derin yara ve akne izlerini gidermek için de kullanılabilmektedir. Dolgu maddeleri kırışıklık veya deri defektinin olduğu bölümün altına derdeki çöküklüğü gidermek amacı ile zerkedilir. Bu bölgedeki kırışıklık ve çukurlar dolgu maddesinin etkisi ile azalır veya kaybolur. Bazen dolgu maddesinin kollajen üretimini arttırıcı etkisi olabilmektedir.

Geçici dolgu maddesi olarak kullanılan maddeler
Kollajen
Hyaluronik asit
Hyaluronik asit+ dextrane
Polylactic asit
Calcium hydroxylapatite
Polyvinyl alcohol

Kalıcı dolgu maddesi olarak kullanılan maddeler
Silicone
Polyacrylamide
Polyalkylamide
Poltmethylmethacrylate-kollajen
Hydroxyethhylmethacrylate-hyaluronik asit

Dolgu maddesi olarak pek çok farklı molekül ortaya konmuş ancak bir kısmı yüksek allerji riski yada sert doku gelişebilmesi yan etkileri yüzünden gözden düşmüştür. Hyalüronik asit tüm dünyada giderek popülaritesi artan etkin ve şu an için en güvenli dolgu maddesidir. Bu doldu maddesi dudaklara hacim ve dolgunluk verirken ağız ve burun çevresindeki kırışıklarda çok etkili olabilmektedir. Hyalüronik asit kırışıklık hattına ya da dudaklara ince bir iğne yardımıyla küçük miktarlarda enjekte edilir. Uygulama uzun süre kalıcıdır. Alerji ve deri sertleştirme riski çok düşüktür. Dolgu maddesi uygulaması 20-30 dakika sürmektedir. Uygulama sonrası kişi rutin aktivitelerine hemen dönebilir. Kalıcılık süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte 6-9 ay kadardır.

SIK SORULAN SORULAR

Hyalüronik asit nedir?
Dolgu maddesi hyalüronik asit ve fizyolojik serum içen pH’ı 7 olan bir jel şeklinde hazırlanmış bir preparattır. Dolgu maddelerindeki hyalüronik asit hayvansal kaynaklı değildir. Bu yüzden hayvansal kaynaklı bazı hastalıkların (deli dana vb.) bulaşması gibi riskler taşımaz. Vücudumuzda zaten bulunan bir madde olduğundan alerji yapma ihtimali oldukça düşüktür.

Dolgu maddesi nasıl etki eder?
Yüzde uygulandığı alana dolgunluk sağlayarak etki etmektedir.Dolgu etkisi hyalüronik asitin su tutma özelliği moleküllere giderek artan miktarda suyun tutunmasına yol açar. Bu da uzun kalıcılık süresini açıklar.

Hangi bölgeler dolgu maddesi enjeksiyonu ile tedavi edilebilir?
·Alın çizgileri
·Kaş arasındaki çizgiler
·Ağız etrafındaki kırışıklıklar
·Nasolabial çizgiler (Burun kanatlarından dudak köşelerine inen kırııklık)
·Ağız kenarından çeneye doğru uzanan kırışıklıklar
·Kaşa şekil vermek
·Elmacık kemiklerini belirginleştirmek
·Dudak şeklinin vurgulanması ve hacminin arttırılması, asimetrik dudakların düzeltilmesi başlıca kullanım alanlarıdır.

Tedavi nasıl yapılır?
İnce bir iğneyle hyalüronik asit jeli düzeltilecek alana enjekte edilir. Jel kırışıkların altını doldurur. Dolgu maddesi enjeksiyon işlemi genellikle anestezi gerektirmez. Ancak dudak bölgesinde anesteziye gerek görülebilir. İşlem 20-30 dakika kadar sürer. Sonucu hemen görürsünüz.

Dolgu maddesi uygulamasından sonra nelere dikkat etmeliyim?
Aşırı sıcak(güneşlenmek, solaryum gibi) ve soğuktan tedavi sonrası birkaç gün kaçınmak dışınnda dikkat etmeniz gereken bir şey yoktur.

Ne gibi yan etkilerle karşılaşabilirim?
Yan etkiler az görülür ortaya çıkanlarda hızla geçerler. Uygulama alanında şişlik kızarıklık kaşıntı ve hassasiyet gözlenebilir.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Giyim, Güzellik »

[20 Eyl 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Her insanın muhakkak bir sorunu vardır. Doğru giyinerek bu sorunlarımızı gizlememiz mümkün. Bir çok insan nasıl giyineceğini bilmiyor. Her beğendiğini, kendisine her yakışanı almak insanın doğasında vardır. Aşağıda belirli kalıplara sahip kişiler için hazırladığımız bir makale var.

KISA BOYLUYSANIZ…
Pantolon: Eğer vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız düşük belli pantolonlar tercih etmelisiniz. Bacaklarınızı olduğundan uzun göstermek için ise yüksek belli ve düz inen pantolonlar seçin. Kontrast renklerden ve iri desenlerden kaçının. Canlı renkleri üstünüzle aynı tonlarda olmak kaydıyla rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ceket ve gömlek: Fazla uzun veya belde biten kısa ceketlerden kaçının. Bele oturan ve kalça hizasında kalan modeller seçin. Düşük belli bir pantolon giymek istiyorsanız üzerine saçaklı, püsküllü veya payetli bir gömlek kullanabilirsiniz. Altla üst arasında renk kontrastları yapmayın, illa bir kontrast yapmak istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın: ipek bir elbise üzerine jean ceket gibi.

Elbise: Tek renk ve düz kesim elbiseler silueti daha uzun gösterir. Ayrıca kadınsı ve seksi kesimleri de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Etek boyu baldırların ortasına hatta topukların hemen üstüne kadar inebilir.

dogru giyinme 2

ŞİŞMANSANIZ…
Pantolon: Pantolonlarınızı mümkün olduğunca krep gibi dökümlü kumaşlardan seçin.

Üst: Özellikle pantolon üzerine, bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikler giyin. Göz alıcı, dikkat çekici büyük desenler yerine tek renk ve koyu tonları tercih edin. Dekolte kullanmaktan kaçınmayın ama kalın ve belinizi saran kemerlerden Kaçının!

Ceket: Dökümlü kumaşlardan olanları tercih edin; mümkünse önünü iliklemeden giyin. Ceketlerinizde büyük vatkalar yerine daha küçük, omuzlarınızı hafifçe yükseltecek vatkalar kullanın.

Elbise – etek: Asla vücudunuzu sarmamalı: streç kumaşlara veda edin! Vücuda yapışmayan, uçuşan kumaşlar idealdir. Renk olarak daha çok tek renk ve koyu tonlar kullanın. Emprime seviyorsanız minik desenlileri tercih edin. Etek boyu baldırlarınızın hemen altına dek inmeli; daha uzun boylar da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

GENİŞ KALÇALIYSANIZ…
Pantolon: Geniş pantolonlarla kalçalarınızı kamufle etmeye çalışmayın. Dökümlü kumaştan dikilmiş, düz kesim pantolonlar giyin. Her zaman koyu ve tek renk tercih edin. Asla ve asla tayt giymeyin!

Üst: Üstünüz ince ve kalçalarınız genişse, vücudunuzdaki bu farkı yok etmeniz gerekiyor. O halde, dikkati vücudunuzun üst kısmına çekecek tarzda gömlek, kazak, tişört vb. giymekte tereddüt etmeyin. Çiçekler, geometrik şekiller, karışık renkler, hatta büyük aksesuarlar kullanın, minik dekolteler uygulayın. Göz ve dudak ına ağırlık verin.

Elbise – etek: Eteklerinizde dökümlü kumaş ve nötr renkler (siyah, gri, bej gibi) kullanın. Verev kesim ve büzgülü modellerden kesinlikle kaçının. Bel oyuğu kalçanın hemen üzerinden başlayan kesimler tercih edin. Elbisede dikkat etmeniz gereken nokta, göğüslerinizi belirginleştirmek, kalçanızı ise saklamaktır. En doğru model, bel hattı olan ama bele fazla oturmayan, kalça yuvarlağını çıkarmayan düz kesimlerdir. Diz altı etek boyu en ideal olandır.

BOYUN DEKOLTESİ
Boynunuz uzunsa, her tarzı uygulayabilirsiniz. Özellikle, yuvarlak açılmış dekolteler ve boyna bağlanmış küçük bir fular çok hoş duracaktır.

Boynunuz kısaysa, “V” yakalı bluzlar veya “V” açılmış dekolteler tercih edin; boynunuz daha uzun görünecektir. Fular kullanmamaya çalışın; boynunuzu iyice kısaltıp omuzlarınıza gömülmüş gibi gösterir. Bunun yerine omuzlarınıza bir şal alın; böylece “V” dekolteniz de kapanmamış olacaktır.

OMUZ DEKOLTESİ
Omuzlarınız kareyse, asimetrik omuz dekolteli veya kolsuz kıyafetler seçin.

Omuzlarınız yuvarlaksa, ince askılı giysiler sizin için idealdir.

Omuzlarınız düşük ve darsa, reglan kollu kıyafetler giymeyin. Omuz başlarını ortaya çıkaran, derin kol oyuğu olan giysiler omuzları daha geniş gösterir.

AYAKKABI SEÇİMİ
Topukta esas, kıyafetin etek uzunluğudur. Diz ve diz altı hizasındaki bir etek uzunluğuyla 7 cm.den uzun bir topuk giyilebilir. Mini bir etekle daha alçak topuk kullanmak gerekir.

Şişmansanız, vücudunuzla oransızlık yaratmamak için yüksek topuktan kaçının, orta boy topuk idealdir.

Kısa boyluysanız, yüksek ve ince topuk vücudunuzda dengesizlik yaratır, eğri ve kambur bir görünüm verir. 5-6 cm.lik bir yükseklik yeterlidir.

Uzun boyluysanız, yine de çok düz ayakkabılar seçmeyin. Az da olsa biraz topuk siluetinize çekicilik katacaktır.

TEN VE SAÇINIZA En uygun renkler

BUĞDAY TEN-SARI SAÇ
En uygun renkler
Toz pembe, bebek mavisi, gri-mavi, lila, açık mor, açık yeşil ve nane yeşili

Kaçının!
Elektrik mavisi ve koyu kırmızı yüzünüze yakın kullanmanız halinde çok sert bir etki yaratır.

AÇIK TEN-SARI SAÇ
En uygun renkler
Toz pembe, bebek mavisi, gri-mavi, lila, açık mor, açık yeşil ve nane yeşili.
Kaçının!
Elektrik mavisi ve koyu kırmızı yüzünüze yakın kullanmanız halinde çok sert bir etki yaratır.

AÇIK TEN-KIZIL SAÇ
En uygun renkler
Yeşilin açık tonları ile saman sarısı, kavuniçi, kayısı rengi, mercan ve gri-mavi.
Kaçının!
Toprak sarısı ve haki -yüzünüze yakın kullanmanız halinde- teninizdeki ışıltıyı alır.

AÇIK TEN-KAHVERENGİ SAÇ
En uygun renkler
Yeşilin açık tonları ile saman sarısı, kavuniçi, kayısı rengi, mercan ve gri-mavi.
Kaçının!
Toprak sarısı ve haki -yüzünüze yakın kullanmanız halinde- teninizdeki ışıltıyı alır.

KOYU TEN-SİYAH SAÇ
En uygun renkler
Pembe ve mavinin tüm tonları ile mor ve siyah.
Kaçının!
Kiremit kırmızısı, tunç ve doreli renkler sarı içerdikleri için saç ve ten renginizi donuklaştırır.

AÇIK TEN-SİYAH SAÇ
En uygun renkler
Pembe ve mavinin tüm tonları ile mor ve siyah.
Kaçının!
Kiremit kırmızısı, tunç ve doreli renkler sarı içerdikleri için saç ve ten renginizi donuklaştırır.

BUĞDAY TEN-KAHVERENGİ SAÇ
En uygun renkler
Kırmızı ve yeşil tonları ile kavuniçi, kiremit rengi, doreli bej, toprak sarısı ve turkuaz.
Kaçının!
Maviye çalan tonlar, fuşya, duman grisi gibi renkler içlerinde dore tonları barındırmadıkları için saç ve ten renkleriniz için fazla soğuk.

dogru giyinme

İŞ HAYATINDA GİYİM
KIYAFET SEÇİMİ
Çalışan bir kadınsanız biraz erkek egemen bir ortamdasınız demektir. Bu durum asla kadınca giyinmenizi engellememeli, kadınlığınızı gölgelememeli. İş hayatında giyinmenin altın kuralı, iş kolunuzun geleneklerine uygun ama kendinizi yansıtan bir tarz belirlemenizdir. İşinize ciddiyetle yaklaşımınızı ve becerinizi vurgulayacak zarif, temiz, uyumlu ve iyi dikilmiş kıyafetler seçin. Etek, pantolon takımlar, gömlekle kombine edilmiş etek ve pantolonlar, düz kesim elbiseler ideal olanlardır.
Hoşunuza gitmeyecek bir konuma düşmemek için çok kısa etekler, vücudunuza yapışan kıyafetler ve derin dekolteler kullanmayın.

RENK PALETİ
Çok canlı renkler seçmeyin ama kendinizi gri tonları içine de hapsetmeyin. Evet, gri, iş hayatında çok alışıldık ve ağırlık veren bir renk ama aynı etkiyi bırakabilecek başka renkler de var. Yeşil, bordo, lacivert, siyah, kahverengi, bej, toprak tonları ve lâl gibi renklerle gardırobunuzu çeşitlendirin.

AKSESUARLAR
Her detayı düşünün! Ayakkabılarınız topuklu veya topuksuz olabilir ama mutlaka temiz ve cilalı olmalı. Çantanız hem kıyafetinizle uyumlu hem de çalıştığınız iş koluna ve konumunuza uygun olmalı: boncuklu bir çanta ile bankacılık sektöründe çalışmanız pek uygun olmaz! Abartısız ve zarif takılar kullanın; ama annenizin inci kolyesi ile de kendinize olduğunuzdan daha yaşlı bir hava vermeye çalışmayın!


Canlı renklerden, koyu ve yoğun uygulamalardan mutlaka kaçının. Sade ve doğal bir yapın: gözlere hafif gölgeler, 2 kat rimel, biraz allık ve ruj.

SAÇ
Saç, genel görünümde son derece etkilidir. Asla yağlı, kirli ve boyası gelmiş bir saçla işe gitmeyin. Rahat etmek için saçınızı toplayın; böylece sürekli düzeltmek zorunda da kalmazsınız. Kibar, kıyafet renginizle uyumlu tokalar tercih edin: payetli kelebek tokaları günlük hayatınıza bırakın!

PARFÜM
Asla ağır kokular kullanmayın. Hafif, çiçeksi aromalardan yapılmış parfümleri tercih edin. Parfümünüzle banyo yapmayın, az sıkın, gerekirse tazelersiniz.

YANINIZDA BULUNDURUN!
Ne olur ne olmaz diyerek el çantanızda bulundurmanız gerekenler:
yedek bir çift çorap
küçük bir ayakkabı cila süngeri
iplik ve dikiş iğnesi
diş fırçası ve macunu
saç fırçası
törpü
kağıt mendil
ve elbette ınızdaki parlamaları rötuşlayacak hafif bir pudra, dudak boyanızı gün içinde tazelemek üzere rujunuz ve parfümünüz.

HATIRLATMALAR
Kendinizi sevin, kendinize güvenin ve gülümseyin. Gülümseyen bir yüz, aydınlık bakışlar ve güvenli bir tutum sizi her zaman olduğunuzdan daha şık ve bakımlı gösterecektir.

Yürürken de otururken de dik durmaya özen gösterin.
Giysileriniz temiz ve ütülü olsun.
Renk uyumuna dikkat edin. Küçük aksesuarlarla kıyafetlerinizi hareketlendirin.
İçinde rahat olmadığınız giysiler ve ayakkabılar giymeyin.
Ayakkabılarınızı sık sık temizleyin ve cilalayın. Topuğu yenmiş, deforme olmuş ayakkabılar giymeyin.
Saç, el ve tırnaklarınızdaki bakımsızlık şıklığı zedeleyen unsurlardır. Saç boyanıza ve temizliğine dikkat edin, el ve tırnaklarınıza özen gösterin.
Takılarınız hem kıyafetinizle hem de birbirleriyle uyumlu olmalı. Sarı ve beyaz takıları bir arada kullanmayın (altın bir kolye, gümüş küpeler gibi). Ağır takılarla daha hafifleri de bir arada kullanmayın (boncuk bir bilezik ve pırlantalı bir yüzük gibi)

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Güzellik, Sağlık Konuları »

[16 Eyl 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Türkiye’de yaşayan bayanlar genelde kendilerini sağlıksız hisseder ve neredeyse hergün yorgundur. Üstüne üstlük kendilerini seksi bulmazlar ve sürekli sıkıcı olduklarını düşünürler. Bu düşüncelerde stresin etkisi çok büyüktür. Öncelikle stresten kurtulmalı ve kendimize çok daha fazla zaman ayırmalıyız.

Kendimizi Seksi, Sağlıklı ve Zinde hissetmek istiyorsak aşağıdaki maddelere bir göz atabiliriz sanırım.

1. Canlanmak ve kendinizi daha enerjik hissetmek için sırt üstü yatın ve ayaklarınızı havaya kaldırın. Böylece kan akışı başınıza doğru hızlanacak ve beyninize daha fazla oksijen ulaşacak.

2. 5, 10, hatta 20 yıl sonra nasıl olacağınızı düşünün. Geleceğe dair hayaller kurmak kendinizi iyimser ve mutlu hissetmenizi sağlayacak.
sağlıklı hissetmek

3. Egzersiz yaparken gereğinden fazla kardiyo çalışması yapmak, kaslara zarar verebilir. Bu nedenle başta 30 dakika ağırlık çalışıp sonra 20 dakika kardiyo çalışın.

4. Dişinizin beyazlığı için sitrik ve tartarik asitli sodalardan ve buzlu çaydan uzak durun.

5. Dudak parlatıcısı olarak 15 koruma faktörlü olanları tercih edin.

6. Sizin için önemli olan bir tarihi hatırlamak için o bilgiyi okurken sakız çiğneyin. Çünkü sakız çiğnerken beyne doğru olan kan akışı hızlanır ve bu da hatırlama gücünüzün yüzde 40 oranında artmasını sağlar.

7. Alkol aldıktan sonra ertesi gün kendinizi kötü hissetmek istemiyorsanız içmeden önce fındık, ton balığı ve tahin gibi yağlı yiyecekler tüketin. Yağ, vücudunuzun alkolü emişini yavaşlatacak ve siz de bu sayede ertesi gün daha rahat olacaksınız.

8. Eğer sık sık vajinal mantar enfeksiyonlarına yakalanıyorsanız dantel dokulu ve sentetik iç çamaşırlarından uzak durun.

9. Sürekli bilgisayar kullanımının gözünüze zarar vermesini önlemek için her birkaç saatte monitörden uzak bir noktaya bakın, yavaşça gözlerinizi kapatıp açın. Bunu üç kere tekrar edin. Daha sonra göz bebeklerini önce sağa sonra sola kaydırarak aynı hareketleri üç kez daha tekrarlayın.

10. Isırarak elma, havuç ve salatalık yerseniz nefesinizi tazelemiş olursunuz. Bu temizleyici yiyecekler tıpkı diş macunu gibi ağız kokusuna sebep olan bakterileri ağızdan uzaklaştırır.

11. Araştırmalar, vücuttaki östrojen seviyesinin sigaradan alınan zevki artırdığını gösteriyor. Sigaraya karşı aşırı bağımlılığınız yoksa ve sosyal içiciyseniz bu alışkanlığınızdan adet dönemlerinizden iki hafta önce kurtulabilirsiniz. Çünkü bu dönemde bu hormon en alt seviyeye düşer.

12. Soğuk algınlığı ya da grip mikrobundan uzak durmak için hapşıran ya da öksüren bir kişiden uzak durmaya çalışın.

13. Ofisteki masanıza zambak, gül gibi kokulu çiçekler koymayı ihmal etmeyin. Bu bitkilerin kokuları beyin kimyanızı etkiler ve kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlar.

seksi hissetmek

14. Zihninizi açmak ve kendinizi daha iyi hissetmek için bir fincan kahve için. Kafein, kendinizi mutlu hissetmenizi sağlayan seratonin ve dopamin hormonlarının daha fazla salgılanmasını sağlar.

15. Jean’inizin içine giremiyorsanız şeftali, muz gibi potasyum yüklü yiyecekler yiyin. Potasyum vücuttaki suyun atılmasını sağlar.

16. Nane, yeşil elma veya muz yağını üç kez koklayarak içinize çekin. Bu aromalar iştahınızı keserek zararlı yiyeceklerden uzak durmanızı sağlar.

17. Günde en az 1.5 litre su için. Taze ve parlak bir cildin sırrı bol su içmektir.

18. Erkek arkadaşınızın evinde ilk defa kalacaksanız ve diş fırçanız yanınızda yoksa, parmağınızı fırça gibi kullanmayı deneyebilirsiniz.

19. Genel sağlık kontrolü için tırnaklarınızı her ay bir kere kontrol edin, bakımlarını ihmal etmeyin. Tırnakların kolay bir şekilde kırılması demir ya da protein eksikliğine işaret edebilir. Sarı renkli tırnaklar kan dolaşımının düşük seviyede olduğunu, soluk renkli tırnaklar ise anemi hastalığı olduğunu gösterir.

20. Eğer cildiniz sivilce oluşumuna eğilimliyse somon, ceviz ve kanola yağı tüketin. Bu besinler vücuttaki aşırı yağlanmayı azaltır.

21. Alerjiyle mücadele etmek için dudaklarınızı sevgilinizinkilerle birleştirin. Yarım saat öpüşmenin bağışıklık sistemi üzerinde sakinleştirici etkisi var. Bu sizi, örneğin bahar nezlesinden korur.

22. Bir ilaç yutacağınız zaman mutlaka su kullanın. Çünkü susuz ilaç yutmaya kalkarsanız yemek borunuzu tahriş edebilirsiniz.

23. Her gün çantanızı dönüşümlü olarak farklı kollarınızda taşıyın. Aksi halde çantanızı sürekli taşıdığınız kolunuzda kas ağrıları oluşabilir.

24. İdrar yolları enfeksiyonu olursanız, gerekli ilaçları almadan önce ağrıyı hafifletmek için vajina bölgenize ıslak bir havlu koyabilirsiniz. Soğuk, idrar yollarınızı uyuşturur ve idrarınızı yaparken daha az acı duyarsınız.

25. Eğer uykuya dalamıyorsanız nefes egzersizi yapmayı deneyin. Bunun için elinizi midenize koyun ve altıya kadar sayarken derin nefes alın. Sonra üçe kadar sayarak nefesinizi dışarı verin. Bunu sekiz kez tekrarlayın.

26. Metabolizma hızınızı artırmak için badem yiyin.

27. Sık sık tuvalete gitmek zorunda mı kalıyorsunuz? Eğer öyleyse yapay tatlandırıcı içeren besinlerin tüketimini durdurun. Bu tür maddeler mesanenizi uyardıklarından sık sık tuvalete gitmenize sebep olabilirler.

28. Yatak odanızın dinlendirici ortama sahip olması için dekorasyonda kan basıncı seviyelerini düşüren mavi ya da yeşil rengi tercih edin.

29. Kramplardan kurtulmak için her gün ekstra birkaç bardak su içmeyi ihmal etmeyin.

30. Ani yaralanma yaşarsanız yarayı bandajlamadan önce üzerine vazelin, yoksa tükürüğünüzü sürün. Tükürük iyileşmeyi hızlandıracaktır.

31. Adet öncesi sendrom kalsiyum eksikliğiyle ilgili olabilir. Bu nedenle her gün yeterli derecede süt, yoğurt ve peynir tüketin.

32. Kahvaltıya başlamadan önce bir-iki porsiyon meyve yiyin ve mutlaka bir bardak su için.

33. Evde on tane kediniz olmasın ama yaşamınızı bir canlıyla paylaşmak sizi mutlu edecektir.

34. Hep aynı ağrı kesiciyi kullanmayın. Çünkü vücudunuz bu ağrı kesiciye alışır ve etkinliği azalır.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Güzellik, Sağlık Konuları »

[27 Ağu 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Çiller ; daha çok açık tenli ve kızıl saçlı, mavi, yeşil ya da ela göz renkleri olan kimselerde görülen küçük kahverengi lekelerdir. Hayatın erken aşamalarında ortaya çıkarlar ve yazın çoğalıp kışın hafiflerler. 40-45 yaşlarından sonra genellikle kaybolurlar. Güneşe maruz kalmış bölgelerde oluşurlar: yüz, eller, göğüs ve sırt gibi. Bu kahverengi lekeler cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır. Vücutta var olan melaninin miktarı bireylerin cilt renklerinin tonunu belirler. Güneşe maruz kalındığında cilt UV ışınlarından gelebilecek zararı azaltabilmek için, reaksiyon olarak, daha fazla melanin üretir. Bu da melanin birikimine, dolayısıyla çil oluşumuna neden olur.

Cildinizde renk farklılıklarının oluşmasını istemiyorsanız alınabilecek en etkili önlem güneşten korunmaktır. Böylece vücudunuzun kendini korumak için cilde “melanin üret” komutunu vermesine gerek kalmaz.

ÇİLLER İÇİN KULLANABİLECEĞİNİZ DOĞAL YÖNTEMLER

- Limon suyu kanıtlanmış bir çil savaşçısıdır. Limonu cildinize doğrudan sürmeyin: limon suyunu parmak uçlarınızla cildinize yedirmeniz yeterli olacaktır.

- Sebze ve meyve maskeleri uygulayın. (kayısı, çilek, salatalık gibi)

- Taze krema maskesi uygulayın. Bu maskeyi uyguladıktan sonra tamamen temizlemeyin: ince, yumuşak bir kağıt mendil ile hafifçe sildikten sonra cildinize nemlendirici sürün.

- Maydanoz suyunu eşit miktarda limon ve portakal suyuyla karıştırarak nemlendirici kreminizden önce uygulayın. Çillerinizin kaybolmasına yardımcı olacaktır.

- C vitamini açısından zengin besinler tüketin. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Estetik, Güzellik »

[27 Ağu 2009 | 2 Yorum | Yazar: admin]

Yeni “MİR” tekniğiyle 30 dakikada doğal bir görünüme sahip olmak mümkün. Üstelik ağrısız, acısız!

Yüzün en dikkat çekici unsuru olması sebebiyle ameliyatları en çok başvurulan estetik operasyonların başında geliyor. Birçok kişi, hokka gibi bir burna sahip olmak için defalarca bıçak altına yatmayı göze alırken, bazı kişiler ise ameliyat sonrası hissedilen ağrı, yüzde oluşan şişlik ve morluklar yüzünden estetik operasyona cesaret edemeyebiliyor.

Ancak son yıllarda gelişen teknoloji, her alanda olduğu gibi estetik cerrahi alanında da büyük yenilikler ve hasta açısından kolaylıklar sağlıyor. Burun estetiğinde uygulanan MİR tekniği de, istediği görünüme sahip olmanın yanında hastaya büyük kolaylıklar sağlıyor.

MİR’le doğal güzelliğe kavuşun

Prof. Kışlaoğlu, MİR tekniğinin en büyük özelliklerinden birinin, kişinin görüntüsünü çok fazla değiştirmeden doğal ve güzel bir görünüm sağlaması olduğunu söyledi. Operasyonun, kapalı teknikle gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, tüm ameliyatın burun içinden yapıldığını ve burun dışında herhangi bir kesi ya da iz olmadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu’nun belirttiğine göre, genel anestezi altında yapılan operasyonda, burnun neresinde problem varsa o bölgeye müdahale ediliyor.

Burnun kemik yapısı normal fakat burun ucu etli, iri ve geniş ise, kemiklere hiç dokunulmadan sadece burun ucundaki problem gideriliyor. Yani burun ucu etli ise inceltiliyor, geniş ise daraltılıyor, yüksek ise indiriliyor, alçak ise yükseltiliyor.

Burun ucu normal, ancak burun sırtında kemik çıkıntısı varsa, kemik törpülenerek, yeni şekil veriliyor. Burun ucuna hiç dokunulmuyor.

estetik-burun

‘MİR’le 4–5 saatte evinize dönebilirsiniz

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, eğer hem uçta, hem kemikte bozukluk söz konusu ise her ikisinin de düzeltildiğini söyledi. Prof. Kışlaoğlu, aynı zamanda kişide deviasyon, burun eti gibi nefes almayı engelleyen bir durum söz konusu ise estetik ameliyat ile birlikte mutlaka deviasyon ve konka (burun eti) ameliyatları da yapılarak nefes yolunu açılması gerektiğini vurguladı.

Eğer kişide nefes alma güçlüğü yoksa estetik ameliyatın MİR tekniği sayesinde sadece 30 dakika sürdüğünü ve kişinin 4–5 saat sonra evine gidebildiğini kaydetti.

Operasyon sonrası kişide morluk ve şişliğin çok az olduğunu ifade eden Prof. Kışlaoğlu, ağrının ise hemen hemen hiç hissedilmediğine işaret etti.
MİR tekniği ile yapılan operasyon sonrası, kişinin sosyal hayatına daha çabuk döndüğü de belirtildi.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Güzellik »

[27 Ağu 2009 | 1 Yorum | Yazar: admin]

Geçici dövmeleri hepimiz görmüşüzdür. Hepsi biribirinden güzel duruyor. Geçici dövme yapmak için birisine ihtiyacınız yok aslında. Gerekli malzemeler ile evde kendinizde yapabilirsiniz. Hele yapılırken gördüyseniz yapmanız çok daha kolay olacaktır. Hatta işi abartıp herkese dövme yaparak gelir bile elde edebilirsiniz.

MALZEMELER

1. Hint Kınası ( Çeşitli Renkleri Mevcuttur )
2. Stabilo Kalem ( Kırktasiyelerde Mevcuttur )
3. Aydınger Kağıdı ( Kırktasiyelerde Mevcuttur )
4. Balsac(Traş Losyonu)
5. Dövme Deseni
6. Oksijenli Su ( Eczanelerde Mevcuttur )
7. Kola Kapağı
8. Kürdan

YAPILIŞI

Öncelikle bir dövme deseni temin ediyoruz.İnternetten araştırıp bulabilir ve yazıcı yardımıyla çıkartabilirsiniz.Temin ettiğimiz dövme deseninin üzerine aydınger kağıdını koyuyoruz ve desen üzerinden stabilo kalem ile geçiyoruz.Dövmeyi yapacağamız yere balsac’ı sürüp iyice yaydırıoruz ve aydınger kağıdına çıkardığımız deseni buraya yapıştırıp bastırıoruz.Çektiğimizde desenin aynısı kolumuza çıkmış olacak…
Sıra kınayı hazırlamaya geldi.Kola kapağı içine tahmini 2 çay kaşığı kadar kına ve 10 damla kadarda oksijen suyu döküyoruz.Daha sonra yeşil renkteki kına koyu siyah renge dönüşene kadar karıştırıoruz.Kına kıvamı yeni başlayanların en çok zorlandığı noktadır.Güzel kıvam güzel dövme demektir bir nevii…Hani türk kahvesi içildikten sonra dibinde kalan bir karışım wardır ya işte hazırlayacağımız kınanın karışımıda aynı o kıvamda olmalıdır.
Kınayı hazırladıktan sonra sıra kolumuza çıkan desene kürdan yardımı ile kınayı taşırmadan sürmek geliyor.Bu sürüşün bir tarifi yok arkadaşlar İlk başlarda kınayı yaymakta zorluk çekebilirsiniz ama dövme yaptıkça eliniz daha da hızlanacaktır.

NoT : Deseni aydınger kağıdına çıkarırken oldukça hızlı olmalısınız.Kağıdın üzerindeki mürekkep kurumamalı…Ayrıca daha iyi bir sonuç almak istiyorsanız dövme desenin altına yumuşak birşey koyup o şekilde aydınger kağıdına geçirme işlemini yapabilirsiniz.

gecici dovme

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Güzellik »

[23 Ağu 2009 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Etkileyici gözlerin sırrı

Her kadın güzeldir yeter ki güzel yapmayı bilsin öyle değil mi? Örneğin kalbin aynası olan gözlere yapılan çekici bir inanın sizi oldukça iddialı gösterecektir. Gözlerinizi olduğundan daha güzel göstermek istiyorsanız hilelerine başvurmak zorundasınız. İşte güzel gözlere sahip olmanın sırları…

- Farınızın rengini seçerken soğuk veya sıcak renklerden hangisinin sizin ten renginize uygun olduğuna dikkat edin. Soğuk renkler mavi bazlı renklerdir (pembe, mor…). Sıcak renkler sarı bazlı renklerdir (yeşil, turuncu…).

- Far uygularken rengi keskin hatla bitirmeyin, sıfırlayana kadar yumuşak şekilde yayın. Görüntünüz derinlik kazanacaktır. Göz kalemini uyguladıktan sonra parmak uçlarınız ile yumuşak şekilde yayarak farınızla karıştırın.

- Göz ınızın dış sınırında, kaş kenarı ve burun kenarı arasındaki sınırın içinde kalın. Göz altında mat görüntü gözlerinize derinlik kazandıracaktır. Bu nedenle bu bölgeye ışıltı koymayın.

- Kaş altınızın dış kenarına ve göz pınarınıza uygulayacağınız ışıltılı bakışlarınızdaki derinliği artıracaktır.

- Maskaranızı uygularken öncelikle kirpiklerinizin üzerinden, sonra alttan zig zag hareketleriyle uygulayın. Kirpiklerinizin yelpaze gibi açıldığını göreceksiniz.

Adım adım göz ı

makyaj1

1. Örtücü ve ardından ince yapıda bir pudra ile göz altını aydınlatın ve matlaştırın.

2. Farınızı uygularken önce göz kapağınızın tamamında arzu ettiğiniz yoğunlukta rengi elde edin. Parmaklarınızla uyguladığınızda daha kolay olduğunu göreceksiniz. Daha sonra dışarıdan içeriye doğru kapağın iç çukurunda renk ile gölge oluşturun. Kaşlara kadar gelmeden rengi sıfırlayın. Keskin hatlardan kaçının. Daha iddialı görünüm istediğinizde uyguladığınız rengin bir ton koyusuyla gölgeyi yoğunlaştırabilirsiniz.

3. Kirpik diplerinizden, dışarıdan içeriye doğru göz kaleminizi uygulayın. Yumuşak bir görünüm ve derin bir ifade için parmak uçlarınız ile yayın.

4. Maskara uygulayarak bakışlarınızdaki derinliği güçlendirin.

5. Kaşlarınızı kaş kalemi ile şekillendirerek göz ınızı tamamlayın

Yeni binyıla girdiğimizde kıyafetlerde, takılarda ve makyajda en gözde renk “millenium” rengi olarak ifade edilen “gümüş”tü. Ama 2001 yılında gümüş saltanatını altının pırıltısına ve ışıltısına bıraktı. Makyöz Hamiyet Akpınar ın yeni sezonunu uygulamalı olarak anlattı.

Bu yıl makyajda 1980′li yıllara bir dönüş yaşanıyor. Renkli giysiler, abartılı altın takılar, saatler, zincirler, asimetrik, uzun ve kısa saçlar, saçlarda altın, kızıl röfleler moda. Makyajda ise farlarla yaratılan gölgeler, yeşil ve mor renkler, dudaklarda pembe ve şeftali tonları, gözlerde ise yine eye-liner kullanılıyor.

Makyöz Hamiyet Akpınar’a göre moda bir renk ve kullanım zenginliğini beraberinde getirse de kadınlar bu zenginliğin ve çeşitliliğin içinde kendilerine yakışanı bulmalılar. Bu sezon gözlerde haki yeşil ve altın sarısı kullanılacak. Ancak yeşili, kahverengi, ela ve yeşil gözlü kadınların tercih etmesinde yarar var. Zira mavi gözlü kadınlarda ürkütücü bir görünüm yaratmaktan başka bir fonksiyonu yok. Hamiyet Akpınar, kadınların bazı renklerin kendilerine yakışmayacağını düşünüp renk kısıtlamasına gitmelerinden öte, yakışmayacağını düşündükleri rengin yakışabilecek tonlarını aramalarını öneriyor. Mavi gözlü kadınların göz farı seçenekleri arasında pembe, mor, mürdüm, kahverengi ve siyah var. Gözlerde eye-liner kullanmak da bu yılki ın ana unsurlarından. Özellikle de siyah eye-liner… Ama dikkat edilecek bazı noktaları göz ardı etmemek gerekiyor. Örneğin, eye-liner’ı rimelden sonra sürmek daha mantıklı. Kirpikler kıvrıldığı için eye-liner’ın uygulanacağı bölge daralıyor ve elin rahatça hareket etmesi kısıtlanıyor.

makyaj2

Kirpiklerde “bulaşmış rimel” modası
Hepinizin bildiği gibi 80′li yılların ının en önemli özelliklerinden biri kirpiklerin kat kat rimelle koyu bir renge ve yoğunluğa kavuşturulmasıydı. Şimdi yakındığımız rimelin bulaşması, sıvaşması, dağılması sorunu o dönemde önemsenmiyordu. Bu yılın modasında da rimelin bulaşmasını “umursamamak” sözkonusu. Göz altında kullanılan ve aydınlık bir görüntü veren stick’ler 2001 ına da damgasını vuruyor. “Sanatçı makyajları”nda daha çok tercih edilen ve göz altına bir aydınlık veren bu uygulamada önemli olan, tenin orijinal rengine çok zıt kalacak açık renklerin tercih edilmemesi. Hamiyet Akpınar siyah rimeli makyajda daha çok tercih ettiğini ve göz altına aydınlatıcı stick sürmekten kaçındığını belirtiyor. Kaşlarda ise doğallığı her zaman tercih ettiğini vurguluyor. Zaten bu yıl kaşlarda doğallık ön planda. Kalemle koyu koyu çizip kavis yaratmak, kadına ürkütücü bir görünüm vermek tercih edilmeyen bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor.

Kaşlarda “açık sarı” tercih ediliyor
Akpınar, kadınlara kaşlarına verecekleri renk ve şekillendirme ile ilgili olarak öneride bulunuyor. Özellikle açık kumral ve sarışın kadınların kaşlarını saçları gibi açık bir tonda boyamaktan yana. Burada amaç, kaşları doğal bir havada açık bir tonda boyayıp, gözlerin vurgusunu artırmak. Koyu bir göz ında koyu renk ve kavisli kaşları tercih etmeyen Akpınar, buna karşılık açık renk kaşta koyu ve vurgulu yapmanın daha estetik bir görünüm verdiğini söylüyor. Koyu renkli ve kalın kaşlı kadınların ise görüntülerini bozan bölümlerini almalarını öneriyor. Çünkü sanıldığının aksine kaşları tamamen alıp kalemle boyamak her zaman başarılı sonuç vermiyor.

makyaj3

Dudak kalemi “açık ton”da uygulanıyor
Bu yılın ında dudak kalemi de geri geldi. Ama yeni moda açık pembe renge boyanmış bir dudağa koyu pembe kalemle belirginlik kazandırmak değil, rujun rengine yakın ve belli belirsiz bir şekillendirme yapmak. Açık renk ve mat rujların yanı sıra, ışıltılı rujlar da tercih ediliyor. Lip-gloss olarak bildiğimiz likit rujların hem uygulaması kolay hem de dudakları nemlendiriyor. Ancak bu ruju da önceden sürdüğünüz rujun üzerine sürebilirsiniz. Dudaklar daha yumuşak duruyor. Ya da altına renkli bir rujun üstüne parlatıcı sürebilirsiniz. Altın renginin çok moda olduğunu söylemiştik. Aksesuarlarda abartılı altın takıların olması gibi, makyajda da sarı ve altın tonları kullanılıyor. Altın, özellikle gece ı için ideal. Gündüz ında sarının tonları, yeşilin tonları ya da her iki rengin karıştırılarak kullanılması sözkonusu.

Bir yeni sezon ı
Hamiyet Akpınar kendi seçtiği modele uyguladığı makyajda, gözlerde altın rengini tercih ediyor. Gözünün içindeki altınımsı pırıltılardan yola çıkarak altın sarısı farı kullanıyor ve haki yeşilden yararlanarak gözlerin vurgusunu artırıyor. Kirpiklere, daha dolgun görünmelerini sağlamak amacıyla eklemeler yapıyor. Bu arada; 2001 modasında takma kirpikler yine moda. Alt ve üst kirpiği rimel yardımıyla gürleştirmek de modanın bir parçası. Hamiyet Akpınar, kendi modelinin göz ında göz içine beyaz kalem sürüyor. Bu uygulama daha çok küçük gözlerin irileştirilmesi amacıyla yapılıyor. Modelin kaşlarına hiç dokunmuyor, doğal görüntüsünü koruyor. Allık için turuncu rengi tercih ediyor. Şakaktaki altın pırıltıların altında baz alarak, turuncu ve şeftaliyi karıştırarak özel bir renk yakalıyor ve rujun da aynı renkte olmasına özen gösteriyor. Kadınların büyük bir çoğunluğu gece ında nedense daha fazla malzemesi kullanıyor. ı da gündüzkinden yoğun yapıyor. Hamiyet Akpınar, yaz ya da kış, gece ında daha az ‘malzeme kullanılmasını, hafif bir yapılmasını öneriyor. Özellikle de cildinde leke, sivilce izi ve kırışıklık bulunan kadınların kat kat yapmalarının yüzü katı bir maske görünümüne büründürdüğünü belirtiyor. Bu yüzden sadece fondöten, hafif bir pudra ve allık ile yetinmenin daha doğru olduğunu belirtiyor. Böylece birkaç saat dayansa da, aktığında olumsuz bir görüntü ortaya çıkmamış oluyor. Göz ında eye-liner her ne kadar çok moda olsa da iddialı bir malzemesi. Akmamasını sağlayacak şekilde sürülmeli ve el mahareti bulunan biri tarafından uygulanmalı. İki göz arasında ortaya çıkacak sürüş farklılığı da yüzdeki ın genel görüntüsü güzel bile olsa aykırı bir görüntü oluşturabiliyor.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Güzellik, Sağlık Konuları »

[6 Ağu 2009 | 1 Yorum | Yazar: admin]

GÖZ ÇEVRESİ BAKIMI

- Göz çevresi ve kirpilerinizdeki ı mutlaka temizleyin.
- Uyku düzenine dikakt edin.
- Dengeli beslenin Bol meyve ve sebze tüketin.
- Günde En az 2 litre su tüketinBu vücudunuzun nem kazanmasını sağlar.
- Göz altlarında oluşan yağ bezelerini sıkmayın.
- Göz çevresi nemlendiricilerinin yağsız olmasına dikkat edin.
- Göz temizliği sırasında hijyene dikkat edin.
- Sigara içilen ortamlardan uzak durun.
- Gözleriniz çok kızarıyor ise ; şekersiz çayı pamuk yardımıyla alıp,gözlerinizde 15 dakkika tutarsanızGöz kızarıklıklarından kurtulabilirsiniz.
- Göz altı torbaları için; halka şeklinde kestiğiniz patesi gözlerinize kapatın ve 15 dakkika bekletin.
-2 çay fincanı kaynar suya 2 çorba kaşığı fındık yaprağı ekleyip 15 dakika bekletin Süzüp buzdolabında soğutun 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın ve göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin 10 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın.
- Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.

Göz Altı Şişlikleri ;

Buz sislikler için en iyi uygulamadır. Göz çevresinde 5 dakika kadar buz gezdirin.

Koyu Renk Göz Altı Halkaları için;

- Toz halindeki boyotu ve süt koyu renk halkaları yok etmeye yardımcı olmaktadır. Boyotunu süt ile karıştırarak macun haline getirin ve gece koyu renk halkaların üstüne uygulayın. Sabah yıkayın ve koyu renk halkaların nasıl iyileştiğini görün.
- Rendelenmiş salatalığı dondurun Dondurulmuş küpleri gözlerinizin üstüne masaj yaparak uygulayın.
- Salatalık suyuna ya da patates suyuna pamuğu batırın ve göz çevrenize uygulayın.
- Göz altı torbalar için herhangi bir çay poşeti, (bitkisel olursa iyi olur) soğutulur ve gözlerinizin üzerine yerleştirilir ve dinlendirilir.
- Göz altındaki mor halkalar için çiğ rendelenmiş patatesi bir beze sarın ve göz kapaklarınıza 15-20 dakika uygulayın Ilık suyla durulayın.
- En iyi göz toniği özel bir bitki olan eyebright(gözotu, frezya otu)’dır Çayını yapın ya da çay torbalarını kullanın Tülü ya da pamuğu çayın içine batırın ve uzanırken göz çevrenize kompres olarak uygulayın.

Gözaltı morlukları için:

- Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın.

Göz çevresi kırışıklıkları için:

- 1 kahve fincanı soya yağı, 1 kahve fincanı bademyağı ve yarım kahve fincanı avokado yağını bir kapta karıştırın. Parmak uçlarınızı bu karışıma batırıp göz çevresine masaj yaparak sürün. Bu uygulamayı akşamları yatmadan evvel yapın Sabahları yüzünüzü yıkayıp kurulayın.

Kirpikleri uzatmak için:

- 1 bardak suyu kaynatın. 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı ekleyip karıştırın. Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın. Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün. Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.

Kirpikleri gürleştirmek için:

- Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.

http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/dzone_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/stumbleupon_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/newsvine_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.1kadin.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png