Anne Çocuk Kategorisindeki Yazılar
Anne Çocuk, Giyim »
İnternete baktığımızda Patik ile ilgili pek site bulamıyoruz. Bize gelen bir destek talebine bizde destek verdik ve imza.biz desteği ile Patik.Org sitesi açıldı.
Patik.Org sitesine baktığımızda içerğinde biribirinden güzel patik resimleri, patik modelleri, patik örnekleri var. Henüz yeni bir site olması nedeniyle patik sayısı fazla olmasada şu anki patikler bile bakmakla bitmiyor.
Sizde elinizdeki patikleri başkalarıyla paylaşmak, başkalarının paylaştığı patiklerden faydalanmak istemezmisiniz. O zaman elinizdeki patiğin resmini çekin ve hemen patik.org sitesine gönderin ve sizin adınıza yayınlansın.
Siteden birkaç Patik Örnekleri;
Site: www.Patik.Org
1kadin.com sitemize hoşgeldiniz. Sitemiz kadınlar için hazırlanmış bol içerikli bir sitedir. İstediğiniz veya eklemek istediğiniz konuyu iletişim menüsünden ekleye bilirsiniz.
Anne Çocuk »
Bebeklerin gelişimi için en önemli faktör şüphesiz beslenmedir. İlk 6 ay sadece anne sütü tavsiye edilir. 6 aylıktan sonraki dönemler için pek bahsedilmez. Oysaki 8 – 12 ay arasıda çok önemlidir.
Bu dönemde bebeğinizin günlük 750 – 900 kaloriye gereksinimi vardır Bunun yaklaşık 400 – 500 kalorisini anne sütü veya hazır mamadan (Yaklaşık 700-750 ml) alması gerekir Ancak iştahının önceki aylara göre daha az olabileceğini unutmayın Bunun nedeni, hem büyüme hızında bir azalma, hem de artık aklını çekebilecek birçok yeni ve ilginç faaliyetler olmasıdır
Pütürlü Gıdalar
Bebeğiniz 8 aylık olduğunda gıdalarını kalınlaştırmak gündeme gelecektir Yavaş, yavaş gıdalarını biraz daha az ezilmiş, daha taneli bir hale getirmek onun ileride kendi başına beslenebilmesine önayak olacaktır Taneli gıdalar daha fazla çiğneme gerektirecektir Bu dönemde aldığı besinlerin çeşitliliğini artırmaya devam edilir Her zamanki gibi yeni besinlere teker, teker başlamalı ve iki yeni besin arası 2-3 günden erken olmalıdır
Verdiğiniz yumuşak gıdalarında çeşitlerini artırabilirsiniz; örneğin pudingler, patates püresi, yoğurt ve jöle yedirmeye başlayabilirsiniz Yumurta, çok zengin bir protein kaynağıdır ancak başlangıçta sadece sarısını vermeniz gerekir Yumurta sarısının akına oranla hem besin değeri daha fazla hem de alerji yapma riski daha azdır Bir-iki ay içinde bir yumurtayı tamamen yiyebilir Her zaman yaptığınız gibi, yeni gıdalara birer birer başlayınız Bir sonrakine başlamak için birkaç gün bekleyerek, alerjiye sebep olup olmadığını gözleyiniz
Bebeğinizin ellerini kullanma becerisi geliştikçe eline bir kaşık verip yemek vakitlerinde bununla oynamasına izin verin Doğru kavramayı öğrendiğinde kaşığını yemeğine daldırın ve kendini beslemesine izin verin Başlangıçtaki beklentilerinizin yüksek olmamasında yarar vardır zira ağzına giren gıdadan çok daha fazlası etrafa bulaşabilir Sandalyesinin altına serilecek bir muşamba temizlik işlemini kolaylaştıracaktır
Başlangıçta, bir süre için, bir kaşık yemeği kendi kendine alırken bir kaşık da siz verebilrsiniz Kaşığını ağzına götürmeyi tam olarak başarabildiği zaman (bir yaşından sonraya sarkabilir) kaşığını siz doldurarak israfı ve etrafın kirlenmesini azaltabilirsiniz Ancak, bırakın yemeğini kendisi yesin
Bebeklerin parmaklarıyla yemesine uygun yiyeceklere şunlar dahildir:
Kıtır ekmek
iyi pişmiş makarna,
küçük tavuk eti parçaları,
tavada çırpılmış yumurta,
tahıl ürünü gevrekler, krakerler
muz parçaları
Ona, değişik tatta, renkte, görünümde, kokularda besin seçenekleri sunun Yutması zor olan ve boğulmasına neden olabilecek büyük ısırıklar almaması için gözünüzü üstünden ayırmayın)
Ayrıca çiğnemeden yutabileceği için, dört yaşından küçük çocuklara:
kaşık kaşık fıstık ezmesi,
üzüm,
sert şekerlemeler
patlamış mısır,
pişmemiş bezelye,
salatalık,
fındık fıstık gibi kabuklu yemişler,
gibi sert ve yuvarlak besinler vermeyiniz
Sosis ve et parçaları da boğulmaya neden olabilir
Kendi başına yemeye yeni yeni başladığı zamanlarda, eline kaşığı karnı aç iken verirseniz işler daha rahat yürüyebilir Eğlenmekten çok yemek yemeye çalışacaktır Bu dönemde sizin gibi günde üç öğün yemek yemesine karşın, onun bu dağınık tarzını herkesin yemek zamanına denk getirmeyi istemeyebilirsiniz Birçok aile, bir orta yol olarak; bebeğin karnını önceden doyurup, diğerleri ile beraber sofrada otururken eline yiyebileceği birşeyler vermeyi tercih eder
Mama Sandalyesi
Bebeğiniz altı yedi aylık olduğunda, artık mama sandalyesinde dik oturabilecek duruma gelmiş olacaktır Sandalyesinde bir minder olması daha rahat etmesini sağlayacaktır Bu minder üzerine dökülen yiyeceklerle sık sık kirleneceğinden sökülüp yıkanabilir özellikte olması gerekir Mama sandalyesi almaya gittiğinizde tepsisi yüksek kenarlı ve ayrılabilir özellikte olanları tercih ediniz Bu kenarlar, eli kolu durmayan bebeğinizin tepsinin üzerindeki tabak ve yiyecekleri düşürmesini zorlaştıracaktır Tepsinin sökülebilir özellikte olması onu olduğu gibi lavobaya götürüp yıkayabilmenize olanak sağlar Bu özelliğin değerini önünüzdeki aylar boyunca daha da çok takdir edeceksiniz (Tüm sandalyeyi, olduğu gibi duşun altına koyup yıkamanız gereken günler de olacaktır Ayrıca :
*Devrilme riskini azaltmak açısından tabanı geniş olanları tercih edin
*Katlanabilme özelliği varsa her kullanımda açık bir şekilde kilitlendiğinden emin olun
*Bebek mama sandalyesine her oturuşunda emniyet kemerlerini bağlayın, bunun üstünde ayağa kalkmasına izin vermeyin
*Mama sandalyesi ayağıyla bir yere uzanıp kendini itmesine veya devirmesine olanak vermeyecek bir konumda yerleştirilmelidir
*Bebeğiniz mama sandalyesinde otururken onu hiç yalnız bırakmayın, başka çocukların sandalyeye çıkmasına izin vermeyin Bu esnada sandalye devrilebilir
* Masalara takılan mama sandalyeleri ayaklılar için bir alternatif değildir Dışarıda iken bu tür bir sandalye kullanmayı düşünüyor iseniz masa üzerine kilitlenebilen bir tanesini tercih edin Bunları takacağınız masanın bebeğin ağırlığı ile devrilmeyecek kadar ağır olsun Çocuk ayaklarını masaya dayayabilecekse sandalyeyi yerinden çıkarabilir
Anne Çocuk, Diyet »
Hamilelik zamanında bebeğin gelişimi için annenin mümkün olduğunca iyi beslenmesi gerekir. Buda epey kilo almasına neden olur. Bu kilolar her ne kadar annelere yakışsada hamilelik sonrası bunlardan kurtulmak gerekir. Doğum sonrası kilolardan kurtulmanın bir çok yolu mevcut. Bizde sizlerle bunlardan birkaçını paylaşıyoruz. Hatta 15 maddeye ayırarak dahada anlaşılabilir bir hale getirdik.
1. Öncelikle hamilelik sırasında yediğiniz içtiğinize pek dikkat edilmez. “Amaaan, kaç kere hamile olacağım sanki! Gelsin Nutella’lar, gitsin üzümler!” şeklinde beslenilir.
2. Böylece hamilelik sırasında gereğinin üstünde kilo alınır.
3. Bu gereğinden fazla alınan kilo (Amerika’daki fast food kültürüne yenik düşmenin sonucunda) önceden vücutta fazladan bulunan kilolara bir güzel eklenir.
4. Sonra bebek doğrulur. Yaklaşık bir 6-7 kilo kadar bebekti, plasentaydı, suydu derken hastaneye hediye edilir.
5. “Daha hastaneden çıkmadan şu kadar kilo verdim!” diye mantıksızca havalara girilerek doğumdan üç gün sonra profilden fotoğraf bile çektirilir.
6. Bebek bol bol emzirilir. Emzirmenin kalori yaktıran bir operasyon olduğu inancıyla elden gelen ardına konulmaz, bir 13 ay kadar emzirilir.
7. Nitekim dokuzuncu ayın sonunda, adeta İngilizcedeki “9 months up, 9 months down” (*) deyişini doğrularcasına hamileyken alınmış olan kilolardan kurtulunur.
8. Ama henüz bitmemiştir… Hamilelik öncesinden yapışmış olan ve “doğumdan sonra tombullaşmış anne” havası yaratan fazlalıklar gıcık vermeye başlar.
9. “Ne yapsam da bu kilolardan kurtulsam” diye düşünülse de gerçekten kilo vermek için ciddi bir adım atılmadığı gibi poğaça-börek, annenin kafesindeki içli köfteler, kayınvalidenin ödül almış yemekleri bir bir mideye indirilmeye devam edilir.
10. Bu süre zarfında en ‘kilolusu’ kendinden en az 2 beden küçük dişilerle arkadaşlık edilir. Ve bu durumdan hoşnutsuz olunmaya başlanır.
11. Ama asıl bardağı taşıran damla “Çalışmayan Anne Sendromu“na yakalanıldığı andır. “Ben kimim, kendim için ne yapıyorum?” gibi sorgulamalara girilerek, kimseye olmasa bile kendine bir şeyleri kanıtlamak adına “Anne Olmadan Önceki Ben Olma” adında bir proje yaratılır ve iyi bir diyetisyenin yolu tutulur.
12. Yaklaşık 4 ay boyunca proje harfiyen uygulanır. Böylece sadece kendi için bir şeyler yapmış olmanın verdiği tatmin hissiyle ‘Birisinin annesi’ olmanın ötesinde bir kimliğe sahip olunduğu, sırf doğum yapıldığı, anne olunduğu için onun izlerini taşıma zorunluluğu olmadığı inancına varılırDogum sonrası kilo verme.
13. Diyetisyenin söylediklerinin dışına çıkılan tek alan egzersiz yapmaktır. Çünkü maalesef hiçbir kudret takım sporu olmayan, yürüyüş bile olsa tek başına yapılan sporları sevdirmeye yeterli olamamıştır.
14. Yaklaşık 5 ay sonunda dolap köşelerinden eski kıyafetler çıkarılır. Bu da yetmez “Al senin olsun, ben nasıl olsa bir daha giyemem” diye kız kardeşe verilen elbiseler yüzsüzce geri alınır. Bir daha yüzüne bile bakılmayacağı düşünülen eteklere geri girildiği görüldüğünde artık proje tamamdır.
15. Diyetisyenin “Spor yapmazsan hemen alırsın, benden söylemesi!” tehditleri kulak ardı edilir. “Bir iki kilo daha verseydin daha emniyetli olurduk” yorumları halı altına süpürülür. Onun yerine 3′ü 3 yaşın altında olmak üzere 5 çocuk, 3 anne, 70 yaşlarında teyze-enişte, bir köpek ve sürekli masadan bir şeyler çalan 4 kedinin olduğu bir eve tatile (!) gidilir. Tatil sonunda kilolardan fazlasıyla kurtulmuş bir şekilde, bu kez belki de bir terapiste ihtiyaç duyularak eve dönülür.
Anne Çocuk, Genel Konular »
Yeni bebeğiniz mi olacak, yada bebeğiniz için bebek odası mı düşünüyorsunuz ? O zaman aşağıdaki bebek odası dekorasyon modelleri size karar vermenizde yardımcı olabilir. Birbirinden güzel bebek odası modellerini aşağıda görüyorsunuz. Dilerseniz aynı modelleri farklı renklerde yaptırabilirsiniz. Tamamen sizin zevkinize kalmış.
Bebek odası yaptırırken dikkat edeceğiniz en önemli şey odanın renginidir. Bebeğin gözlerini yormayan, Can sıkıcı renkler olmamasına özen göstermelisiniz.Aksi halde bebek sürekli huzur olacak ve keyifsiz duracaktır. Önemli gibi görünmeyen her ayrıntı aslında üzerinde düşünülmesi gereken en önemli detaylardır.
Bebek Odası Modelleri
Anne Çocuk, Sağlık Konuları »
Yeni doğan bebekler tüm hastalıklara karşı savunmasızdır. Bu nedenle yeni doğan bebeklerin steril ortamlarda tutulması gerekir. Fakat günümüzde hastanelerdeki steril bebek odaları bile temiz değil. Salgın ishal adı verilen hastalık hastalık hastanelerden yeni doğan bebeklere bulaşıyor ve tedavi edilmez ise ölümle sonuçlanabiliyor.
Salgın ishal hastalığı ile ilgili soru ve cevaplar:
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal nedir ?
Bu hastalığa hastanelerde bebekler için ayrılmış bölümlerde rastlanır. İshal adı da gösterdiği gibi, hastalığın en önemli tarafıdır. Koli basili denilen bir mikroptan ileri gelmektedir.
Bağırsak sisteminde koli basili genellikle bulunur mu ?
Evet. Bunların birçok türleri bağırsak sisteminde normal olarak bulunur; ancak mikropların bağırsaklarda mutaden bulunmayan türleri bu hastalığa neden olurlar.
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal, başka mikroplardan da ileri gelebilir mi ?
Evet, çok kez bir virüs veya bir stafilokok bu hastalığın meydana gelmesine neden olabilir.
Bu ciddî bir hastalık sayılır mı ?
Evet.
Ölüme sebebiyet verebilir mi ?
Evet. Ancak geçmiş yıllara oranla günümüzde çok daha ileri tedavi metotları vardır.
Evde yapılan doğumlarda bu hastalığa rastlanır mı ?
Hayır.
Bu hastalık başka ishal türlerinden farklı mıdır ?
Evet, özellikle yalnız yeni doğmuş olan bebeklerde’ görülmesinden dolayı.
Bu tür ishal bulaşıcı mıdır ?
Evet.
Hastanenin bebek bölümünde bu mikrobun kaynağı nedir ?
Genellikle bir başka bebektir. Bu bölümde çalışan veya girip çıkan bir kişinin mikrop taşıyıcı (portör) olmasından da ileri gelebilir.
Salgın ishal daha gelişmiş olan çocuklarda da görülür mü ?
Evet. Bazen bir yaşını doldurmuş çocuklarda bile rastlanmaktadır.
Hastalık nasıl teşhis edilir ?
Laboratuarda dışkılardan bir kültür yaptırmak yoluyla.
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishalin tedavisi nasıl yapılır ?
Antibiyotik ilâçlarla hastalık kontrol altına alınabilmektedir.
Bu hastalık kaç günde tedavi olabilir ?
Yaklaşık olarak bir hafta.
Hastanenin bebek bölümünde bu hastalık görüldüğünde bu bölümü tecrit etmek gerekli midir ?
Evet. Ayrıca bu bölümde bulunan bütün bebeklere koruyucu antibiyotik ilâçlar verilmelidir.
Salgın ishalin yayılması nasıl önlenebilir ?
Temizliğe çok önem verilip böylece enfeksiyonları önlemekle.
Bu hastalığı önlemek için bir aşı var mıdır ?
Hayır yoktur.
Bu hastalığa tutulan bir çocuğun iyileştikten sonra özel bir bakıma ihtiyacı var mıdır ?
Genellikle yoktur.
Anne Çocuk »
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Buca Eğitim Fakültesi Psikoloji Bölümü’nce yapılan araştırma, boşanmış çiftlerin çocuklarının, birlikte olanlara göre daha önemli sorunlar yaşadıklarını ortaya koydu.
Yardımsız çözmek zor
Psikoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yard. Doç. Dr. Şüheda Özben tarafından yürütülen araştırmada, evlerinde geçimsizlik yaşanan, ayrı ya da boşanmış çiftlerin çocuklarının birlikte yaşayan çiftlerin çocuklarına göre önemli sorunlar yaşadığı belirlenirken, bu çocukların, duygusal sarsıntıyı atlatabilmek için psikolojik yardıma ihtiyaç duydukları anlaşıldı.
Özben, evlerin içinde yaşanan geçimsizlik, ayrılık ve boşanmaların çocuklar için ’’sarsıcı’’ olduğunu belirterek, araştırmanın, İzmir’deki 129’u kız, 67’si erkek olmak üzere toplam 196 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirildiğini bildirdi.
Depresyon eğilimi yaygın
Boşanmaların hızla artması ile birlikte ailenin boşanmaya yüklediği anlam ve çocuğun uyum sorunları arasında ilişki doğduğuna işaret eden Özben, boşanmış, ayrı ya da geçimsiz çiftlerin çocuklarının duygusal sarsıntıyı atlatabilmeleri için sağlanacak yardımın büyük önem taşıdığını ifade etti. Özben, çocukların da bu yardıma ihtiyaç duyduklarını ve psikolojik desteğe sıcak baktıklarını anlatarak, şu bilgiyi verdi:
’’Araştırmadan elde edilen sonuçlar arasında geçimsiz, boşanmış ya da ayrı çiftlerin çocuklarının, birlikte olan çiftlerin çocuklarına göre nevrotik ve antisosyal eğilim göstermeleri yer alıyor. Bu çocuklar, birlikte yaşayan çiftlerin çocuklarına göre daha içe kapanık ve depresyona eğilimli oluyor. Duygusal kararsızlık, hayattan zevk almama, çeşitli psikotik belirtiler, bu çocukların büyük bölümünde görülüyor.’’
Şiddetin tahribatı daha büyük
Aile içindeki geçimsizlik ve şiddetin de çocuklara, boşanmış ya da ayrı çiftlerin çocukları ile benzer şekilde yansıdığına dikkati çeken Özben, bu çocukların da duygusal sarsıntı yaşadığını anlattı. Özben, ’’Aile içindeki şiddetli geçimsizlik ya da şiddet, anne babası ayrı yaşayan ya da boşanmış çiftlerin çocuklarına yaptığı etkileri yapıyor. Özellikle şiddetin yarattığı tahribat bazen boşanmış ya da ayrılmış çiftlerin yarattığı duygusal sarsıntının çok üzerine de çıkabiliyor’’ diye konuştu.
Şüheda Özben, çiftlerin beraberlik sorunlarının, çocukların okul ve sosyal hayattaki başarısına doğrudan yansıdığını kaydetti.
Anne Çocuk »
Şu ana kadar bebeğinizi emzirmenin sadece bebeğe faydalı olduğunu düşünürdük. Bebek için faydası tartışılmayacak derecede fazla tabi. Bunu kimse inkar etmiyor fakat ezmirmenin anne içinde çok faydalı olduğu anlaşıldı.
ABD’de ”Obstet Gynecol” isimli tıp dergisinde yayımlanan ”Emzirme Süresinin Annenin Kalp Hastalığı Riskine Etkisine Yönelik Orjinal Çalışma (Duration of Lactation and Risk Factors for Maternal Cardiovascular Disease)” başlıklı makalede, anne sütünün, bebeğin sağlıklı gelişimi, mikroplardan korunması ve ruh sağlığı açısından faydalı olmasının yanı sıra anneyi de çeşitli hastalıklara karşı koruduğu belirtildi.
Araştırmaya göre, doğumlarının üzerinden yaklaşık 30-35 yıl geçmiş yaşları ortalama 63 olan 139 bin 681 kadın düzenli kontrollerle çeşitli hastalıklar açısından yıllar içerisinde takip edildi. Araştırmada, hastalık gelişenlerde sigara, hareket, çevresel faktörler, beslenme alışkanlığı ve fazla kilo gibi etkenlerin olup olmadığı incelendi.
Araştırma kapsamında daha önce gebelik geçiren ancak çocuğunu emzirmeyen kadınlarla yapılan karşılaştırma sonucunda, ”bebeklerini 1 yıl ya da daha fazla süre emziren kadınlarda hiç emzirmeyenlere oranla kalp damar hastalıklarına yakalanma ve felç geçirme riskinin diğerlerine göre yüzde 10-15 oranında daha az olduğu tespit edildi. Emzirme süresi arttıkça hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi hastalıkların görülme sıklığının da azaldığı saptandı.
Araştırmada, vücutta depolanan yağ miktarının anne sütü verildiğinde azaldığı ve bu durumun emziren anneleri ileri yaşlarda hastalıklara karşı koruduğu vurgulanarak, araştırmanın emzirmenin anne sağlığına karşı koruyucu etkisi açısından tıp literatüründeki ilk çalışma olduğuna dikkat çekildi.
-”ANNE SÜTÜ İLE BESLENMEYEN ÇOCUKLARDA ÖLÜMLER DAHA FAZLA”-
Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yurdakök de ”Anne sütü ile beslenmeyen çocuklarda ölümlerin, anne sütü ile beslenenlere göre 4-6 kat daha fazla. UNICEF tahminlerine göre, yaşamının ilk altı ayında yalnız anne sütü ile beslenememe nedeniyle her yıl 1.3 milyon çocuk ölüyor” dedi.
Yurdakök, anne sütünün bebekte hastalığa yol açabilecek mikropları içermediğini vurgulayarak, ”Bebeği zatürre, bronşit, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonları ve menenjit gibi enfeksiyon hastalıklarından korur, bebeğin bağışıklık sistemini geliştirir, aşıların etkenliğini artırır” diye konuştu.
Anne sütü ile beslenmenin yalnız çocuklukta değil, ileri dönemlerde de yararlı olduğunu belirten Yurdakök, ”Anne sütü ile beslenen çocukların ileride daha sağlıklı, hastalıklara karşı daha dirençli oldukları, hatta bazı kanserlere daha da az yakalandıkları saptanmıştır” diye konuştu.
Yurdakök, anne sütü ile beslenen çocuklarda ”aşırı şişmanlık, şeker hastalığı, damar sertliği, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, bronşit, astım, alerji ve psikolojik rahatsızlıkların” daha az görüldüğüne dikkati çekerek, anne sütünün annenin sağlığı açısından da önemli olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Yurdakök, ”emziren annelerde doğum sonrası kanamaların az görüldüğünü, rahmin hızla küçüldüğünü, meme, yumurtalık ve rahim kanserlerinin görülme sıklığının düşük olduğunu, kemik erimesi (osteoporoz) tehlikesinin azaldığını ve ruh sağlığının olumlu etkilendiğini” söyledi.


























